Girne'deki Filo Jet Faciasında Skandallar Zinciri: Kaptanların Son Konuşması Ortaya Çıktı
Girne açıklarında batan Filo Jet gemisi faciasına ilişkin soruşturmada şok detaylar: Honduras ehliyeti, eğitimsiz mürettebat ve son telsiz konuşmaları...
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Girne kentinde, 30 Ağustos tarihinde meydana gelen ve tüm ülkeyi yasa boğan deniz faciasına ilişkin çok çarpıcı detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Girne açıklarında batan Filo Jet isimli yolcu gemisinde 8 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan kazanın ardından yürütülen adli süreçte yeni bir safhaya geçildi. Olayın ardından gözaltına alınan ve aralarında şirket direktörü ile gemi personelinin de bulunduğu 9 zanlı, yoğun güvenlik önlemleri altında yeniden Girne Kaza Mahkemesi'ne sevk edildi. Adliye binası çevresinde adeta kuş uçurtulmazken, bölgedeki yollar geçici olarak trafiğe kapatıldı. Mahkeme, soruşturmanın selameti açısından tüm zanlılar hakkında 8 gün ek tutukluluk kararı verdi. Diğer yandan, arama kurtarma ekiplerinin denizden çıkardığı son erkek naaşının, kayıp olarak aranan İsmail Kurt’a ait olduğu resmen teşhis edildi.
Honduras’tan Alınan Ehliyet ve Eğitimsiz Mürettebat Skandalı
Mahkemede söz alan bilirkişi heyeti, kazanın önlenebilir olduğuna dikkat çekerek sarsıcı açıklamalarda bulundu. Bilirkişi raporuna göre, gemi kaptanının riskli manevralar yapmak yerine geri dönmeyi tercih etmesi durumunda bu facianın hiç yaşanmayabileceği vurgulandı. Facianın odağındaki gemi kaptanının mesleki geçmişi ise adeta bir skandallar zincirini ortaya koydu. Kaptanın, ehliyet süresinin dolmasının ardından mesleğine tam 10 yıl boyunca ara verdiği, Türkiye'den yeniden ehliyet almanın zor prosedürler içermesi nedeniyle belgesini Honduras'tan temin ettiği mahkeme kayıtlarına geçti. Ayrıca, geminin su aldığına dair yaklaşık 2 ay önce sosyal medyada paylaşılan bazı görüntülerin de dava dosyasına delil olarak eklendiği bildirildi.
Geminin geçmişine yönelik yapılan incelemelerde de çarpıcı bilgilere ulaşıldı. Türkiye ile KKTC arasında sefer yaptığı 2003 yılında da bir kaza atlatan geminin, bu olayın ardından Yunanistan merkezli bir firmaya satıldığı, onarım gördükten sonra 300'ün üzerinde sefer gerçekleştirdiği ve en nihayetinde 2024 yılında Filo Denizcilik tarafından satın alındığı belirlendi. Geminin son teknik bakımının ise Nisan ayında yapıldığı ifade edildi. En vahim iddialardan biri ise gemide görev yapan mürettebatın hiçbir mesleki belgesinin ve denizcilik eğitiminin bulunmadığının tespit edilmesi oldu. Bu ihmaller zincirinde kamu görevlilerinin bir ihmali ya da suistimali olup olmadığının belirlenmesi için de geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.
"Çıkmayalım" Uyarısına Rağmen Fırtınada Sefer Kararı
Polis ekiplerinin derinleştirdiği soruşturmada geminin teknik durumu, geçmiş denetim raporları, sefer izin belgeleri ve kaza anında personelin yaptığı müdahaleler tek tek mercek altına alınıyor. Mahkemede paylaşılan zanlı ifadeleri, facianın göz göre göre geldiğini kanıtlar nitelikte. İkinci Kaptan Merve Nur Seraslan'ın ifadesinde, sefer öncesinde birinci kaptan Mustafa Öz'ü fırtınalı hava şartları nedeniyle uyardığı ve "çıkmayalım" dediği öğrenildi. Ancak birinci kaptanın bu uyarıya rağmen sorumluluğu tek başına üstlenerek hareket etme kararı aldığı belirtildi. Seyir başladıktan kısa bir süre sonra geminin henüz netleşmeyen bir nedenle su almaya başladığı, ardından tahliye ve kurtarma çalışmalarına girişildiği ifade edildi.
İkinci kaptanın ifadelerinde yer alan bir diğer önemli detay ise kazanın yaşandığı gün, bölgedeki şiddetli fırtına sebebiyle Taşucu Limanı'nın deniz trafiğine tamamen kapalı olduğuydu. Limanın kapalı olmasına rağmen sefere çıkılması kararının tamamen kaptanın inisiyatifinde alındığı dosyaya girdi. Ayrıca mürettebatın, geminin su alma riski taşıdığı konusunda sefer öncesinde de çeşitli kaynaklar tarafından uyarıldığı iddiaları soruşturma dosyasında yer alıyor.
Soruşturmada Yeni Gelişmeler: 8 Gün Ek Tutukluluk Kararı
Girne Kaza Mahkemesi'nde, kazada yaşamını yitiren 8 kişinin otopsi raporları da açıklandı. Yapılan incelemelerde, hayatını kaybedenlerin tamamının ölüm nedeninin boğulma olduğu kesinleşti. Kazadan sağ kurtarılan ancak hastanede tedavi altına alınan yaralılar arasında bulunan 6 yaşındaki bir çocuğun ise hayati tehlikeyi atlattığı ve tedavisinin sürdüğü aktarıldı. Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan 9 zanlıdan, alkol ve uyuşturucu madde analizleri için kan ve idrar örnekleri alındığı, ancak laboratuvar sonuçlarının henüz adli makamlara ulaşmadığı belirtildi.
31 Ağustos'ta ilk kez hakim karşısına çıkarılan şirket direktörü Ali Özgüler, birinci kaptan Mustafa Öz, ikinci kaptan Merve Nur Seraslan, baş makinist Zeki Öz, ikinci makinist Metin Gül ve diğer mürettebat üyeleri hakkında "tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla yürütülen soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor. Mahkemenin verdiği 8 günlük ek tutukluluk süresince geminin kara kutusu niteliğindeki teknik belgelerin, seyir kayıtlarının ve dijital verilerin incelenmesine devam edilecek.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!