GKRY'de Netanyahu Sonrası Dönem Korkusu: Rum Lider Hristodulidis'in Türkiye Planı Çöküyor mu?
İsrail'de 27 Ekim seçimleri öncesi GKRY'de Netanyahu'nun kaybetme ihtimali panik yarattı. Rum lider Hristodulidis'in Türkiye karşıtı stratejisi tehlikede.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), İsrail'de yaklaşan kritik seçimler öncesinde büyük bir endişe sarmalına girdi. Rum basınında çıkan analizler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun koltuğunu kaybetme ihtimalinin, Lefkoşa'nın tüm bölgesel stratejisini altüst edebileceğini gözler önüne seriyor. Politis gazetesinde Kiriakos Pieridis imzasıyla yayımlanan dikkat çekici makalede, 27 Ekim'de gerçekleştirilecek seçimlerin GKRY lideri Nikos Hristodulidis için ciddi bir siyasi risk barındırdığı vurgulandı.
Hristodulidis ve Netanyahu Arasındaki Sıkı İttifakın Arka Planı
Makalede, GKRY lideri Hristodulidis'in İsrail Başbakanı Netanyahu ile kurduğu son derece yakın ve kişisel ilişkilere dikkat çekildi. Netanyahu’nun, kendi ülkesini merkeze alarak Yunanistan ve GKRY’yi de yanına katıp hem Şii hem de Sünni dünyasına karşı geniş kapsamlı bir cephe oluşturduğu hatırlatıldı. Bu doğrultuda Rum yönetimi, bölgedeki jeopolitik dengeleri kendi lehine çevirmek amacıyla İsrail ile stratejik bir ortaklık sürecine girmişti.
Türkiye-İsrail Çatışmasının Ortasında Kalma Korkusu
Netanyahu’nun, Türkiye’nin Kıbrıs’taki askeri varlığını ve müdahalesini sürekli olarak hedef almasının Rum kamuoyunda duygusal bir memnuniyet yarattığı belirtilen makalede, madalyonun diğer yüzüne de ışık tutuldu. Lefkoşa yönetiminin, Ankara ile Tel Aviv arasındaki gerilimin sıcak bir askeri çatışmaya dönüşmesi ihtimalinden büyük bir korku duyduğu ifade edildi. Olası bir çatışmada Kıbrıs’ın iki ateş arasında kalması senaryosunun Rum kesimi için tam bir kabusa dönüşeceği aktarıldı. İsrail'de yapılacak seçimlerde Netanyahu'nun mağlup olması durumunda, bu durumun Rum lider Hristodulidis için öngörülemez ve son derece nahoş sonuçlar doğuracağı savunuldu.
Netanyahu Giderse Rum Yönetiminin Stratejisi Çökecek mi?
Hristodulidis’in, Washington’daki en güçlü lobilerden biri olan AIPAC (Amerikan-İsrail Kamu İşleri Komitesi) üzerinden Beyaz Saray’a doğrudan erişim sağlama umuduyla Netanyahu ilişkisine büyük yatırımlar yaptığı iddia edildi. Bu beklentiyle GKRY’nin; askeri güvenlik, silah tedariki, kritik istihbarat paylaşımı, ortak askeri tatbikatlar ve İsrail ordusuna kolaylıklar sağlanması gibi hassas alanlarda iş birliğini sınır ötesi bir boyuta taşıdığı vurgulandı. Orta Doğu adeta bir ateş çemberinden geçerken bile, Rum kamuoyunun konjonktürel olarak İsrail’i Türkiye’ye karşı koruyucu bir kalkan olarak görmeye ikna edildiği belirtildi.
Makalenin son bölümünde, GKRY liderliğinin rasyonel sınırları aşan bu politikalarının ciddi riskler barındırdığı uyarısı yapıldı. "Türkiye ile İsrail karşı karşıya geldiğinde zayıf halka kim olacak?" sorusunun sorulduğu analizde, Netanyahu’nun kişisel siyasi ajandası üzerine inşa edilen bu stratejinin, liderin gidişiyle birlikte tamamen çökeceği ve Lefkoşa'nın ortada kalacağı ifade edildi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!