Güvenlikte İnovasyonun Kalbinde İnsan Unsuru Var
Güvenlikte dönüşüm devam ederken, teknolojinin merkezinde insan yer alıyor. Riskler değişmezken dijitalleşme zorunluluk haline geliyor.
Ankara
Securitas Türkiye'nin Ülke Başkanı olarak görev yapan Kösereisoğlu, Anadolu Ajansı muhabirine, şirketin hazırladığı 2025 Risk Analizi Raporu hakkında açıklamalarda bulundu.
Raporda hırsızlık, kamu düzeni olayları, özellikle sanayi tesisleri, enerji, gaz ve petrol sektörlerinde yangın ve teknik arızaların en yüksek risk oranını taşıdığı belirtildi. Kösereisoğlu, risklerin hizmet verilen sektöre göre farklılık gösterdiğini vurguladı. "Mağazalarda hırsızlık, şantiyelerde iş kazaları ve iş sağlığı güvenliği riskleri, hastanelerde asayiş sorunları, okullarda yetkisiz girişler ve veri paylaşımı gibi konularda önleyici tedbirler alınıyor. Bu sayede birçok risk gerçekleşmeden önleniyor" dedi.
2023 yılında öne çıkacak risklerde önemli bir değişiklik beklemediklerini ifade eden Kösereisoğlu, hırsızlık, yangın (özellikle yaz aylarında), eylemler, kamu düzeni olayları, teknik arızalar ve izinsiz girişlerin benzer şekilde süreceğini belirtti.
"Dijitalleşme Artık Bir Seçenek Değil, Gereklilik"
Kösereisoğlu, teknolojinin artık güvenliğin merkezinde yer aldığını belirterek, "Eskiden 40-50 personelle yürütülen hizmetler, bugün teknoloji desteğiyle 10-15 kişiyle daha etkin bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Güvenlik personelinin profili, teknolojiye hakim, analitik düşünen, süreci yöneten ve geliştiren bireyler olarak değişiyor. Teknoloji, güvenlik personelinin yerini almazken, akıllı izleme sistemleri sayesinde ekipler daha verimli çalışıyor. Sistemin merkezinde insan yer alıyor. Örneğin, 10 kişilik bir ekip, 6 kişiyle aynı işlevi sürdürebiliyor. Alarm izleme merkezleri, uzaktan çalışan güvenlik personeli gibi görev yapıyor." dedi.
Kösereisoğlu, teknoloji destekli güvenlik hizmetlerinin sürdürülebilirlik açısından da avantaj sağladığını, insanlı güvenliğe göre yüzde 30 daha az karbon salımı oluşturduğunu belirtti. "Türkiye genelinde günlük 2 binden fazla akıllı cihazdan toplanan veriler analiz edilerek öngörülebilir güvenlik uygulamaları geliştiriliyor. Örneğin, güneş enerji santrallerinde belirli saatlerde artan hırsızlık riskine göre önlemler artırılıyor. Dijitalleşme artık bir tercih değil, zorunluluk olarak görülüyor." ifadelerini kullandı.
"Silahsız Güvenlik Görevlisi İstihdamı İlk Sırada"
Kösereisoğlu, 2024 yılı için 185 bin 963 kamu, 179 bin 754 özel sektör olmak üzere toplam 365 bin 717 güvenlik görevlisinin görev alacağını, 2025 yılı için ise 200 bin 814 kamu, 183 bin 519 özel sektör olmak üzere toplam 384 bin 333 güvenlik görevlisinin görev yapacağını bildirdi. "Çalışanların yüzde 47,35'i özel güvenlik şirketlerinde çalışıyor. İŞKUR'un 2024-2025 verilerine göre, 2025'te de güvenlik görevlisi ihtiyacı 2024 yılıyla benzer şekilde seyretti ve 2025'te de işe yerleştirmede silahsız güvenlik görevlisi istihdamı birinci sırada yer aldı." dedi.
Güvenlik çözümlerinin artık çok yönlülüğe zorladığını belirten Kösereisoğlu, "Güvenlik işini yalnızca güvenlik firmalarına devretmek, sürecin tamamen dışında kalmak anlamına gelmez. Bu konuda sorumluluk devri, sürecin sorunsuz devamlılığı için önemlidir. Kamu, müşteri ve güvenlik firması uyum içinde çalışmalıdır. Önemli olan, risk gerçekleştiğinde değil, öncesinde ne kadar hazırlıklı olunduğudur. Artık kullanılan yazılımlar ve dijital dünyadaki veri analizleri, öngörülü yaklaşımlarda bizi daha ileriye taşıyor. Müşteri deneyimini dijitalleştirmek, daha hızlı, daha şeffaf ve daha öngörülü bir güvenlik hizmeti sunmak anlamına geliyor." dedi.
Abonelik için lütfen bizimle iletişime geçin.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!