Hürmüz Boğazı Krizi Rusya'nın Gelirlerini Artırırken Üretimi Sınırlı Kalıyor
Hürmüz Boğazı krizi Rusya'nın enerji gelirlerini artırırken, üretim kapasitesi sınırlı kalıyor. Küresel arz açığı sorunları ve yaptırımlar sıkıntı yaratıyor.
Küresel tedarik zincirindeki aksaklıklar nedeniyle petrol, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve tarım ürünleri fiyatları yükselirken, bu durum enerji ihracatçısı Rusya'ya kısa vadeli bir ekonomik kazanç sağladı.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) verilerine göre, 28 Şubat'ta patlak veren kriz, dünya genelinde günlük yaklaşık 10 milyon varillik petrol arz kaybına neden oldu. Bu gelişmeyle birlikte Brent petrolün varil fiyatı 100 doların üzerine çıkarak hızla 120 dolara yaklaştı.
Fiyatlardaki artış, enerji piyasalarını etkilediği gibi, enerjiye bağımlı olan bazı maden ve tarım ürünlerinin maliyetlerini de yukarı çekti.
Bu fiyat artışları, yaptırımlar sebebiyle enerji gelirlerinde kayıp yaşayan Rusya'ya doğrudan pozitif etki yaptı. ABD, fiyat dalgalanmalarının ardından Rusya'ya yönelik petrol yaptırımlarını gevşetme kararı alırken, Hindistan gibi ülkeler Rus petrol ithalatını hızlandırdı.
Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi'ne (CREA) göre, çatışmanın başlangıcından sonraki ilk iki haftada Rusya'nın petrol, gaz ve kömür ihracatından elde ettiği gelir 7,7 milyar avroya ulaştı.
Rusya'nın günlük gelirlerinin yüzde 14 artarak yaklaşık 400 milyon avroya çıktığı hesaplanıyor. Analistler, bu ek gelirin Rusya'nın bütçesini rahatlatıcı bir etkiye sahip olduğunu belirtiyor.
Rus petrolüne olan talep de gözle görülür şekilde artarken, Asya ülkeleri Körfez kaynaklı arzın azalması nedeniyle Rusya'dan petrol almaya yöneldi.
Hindistanlı rafinerilerin kısa süre içinde yaklaşık 30 milyon varillik ek alım yaptığı tahmin edilmektedir. Bu süreçte, Rusya'nın ana ihracat kalemi olan Ural tipi petrolün fiyatı yılın başına göre yüzde 80 artış göstererek varil başına 90 dolara yaklaştı.
Böylece Rus petrolünün fiyatı, Ukrayna ile olan çatışmaların başlangıcından bu yana ilk kez Brent petrol fiyatını geçti.
Rus basınında yapılan analizlerde, Moskova'nın bu krizin kazananlarından biri olarak değerlendirildiği yorumları yer aldı. Batılı ülkelerin yaptırımları nedeniyle uzun süredir düşük fiyattan satılan Rus petrolü, küresel arz açığı sayesinde hızla toparlanarak bütçe gelirlerini desteklemeye başladı.
Rusya'nın Üretim Kapasitesindeki Sınırlar
Ancak uzmanlar, Rusya'nın bu avantajı stratejik bir kazanca tamamen dönüştürmekte zorlanabileceğine dikkat çekiyor.
Ukrayna'nın Rus enerji tesislerine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırıları, liman altyapısındaki kısıtlamalar ve tanker eksikliği nedeniyle artan lojistik maliyetler, Rusya'nın ihracatını artırmasının önündeki başlıca engeller olarak görülüyor.
Üretim tarafında da çeşitli kısıtlamalar mevcut. Yaptırımlar, enerji sektöründeki teknoloji ve yatırım eksiklikleri nedeniyle yeni üretim kapasitesi oluşturmayı zorlaştırıyor.
Artan maliyetler, şirketlerin bilançolarını baskı altına alıyor. Uzmanlar, Rusya'nın en büyük alüminyum şirketi Rusal'ın üretim düşüşü nedeniyle zarar açıklaması gibi durumların, ülkenin birçok emtia alanında arzı hızla artırma kapasitesinin sınırlı olduğuna işaret ettiğini belirtiyor.
Bu gelişmeler, Rusya'nın bütçesine geçici bir rahatlama sağlıyor. Üretim kapasitesi ve altyapı sorunları çözülmeden, küresel piyasadaki arz açığının kalıcı olarak giderilmesi mümkün görünmüyor.
Rusya Maliye Bakanlığı, artan gelirler karşısında temkinli davranarak bütçe politikalarını gözden geçirdiğini açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, emtia fiyatlarındaki artışın geçici olduğunu, hükümetin ve şirketlerin bu durumdan maksimum fayda sağlamaları gerektiğini belirtti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in uluslararası ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kiril Dmitriyev, Rusya'nın birçok emtiada dünyanın en büyük üreticilerinden biri olduğunu ve ülkenin 'aşırı kıtlık çağına' karşı hazırlıklı olduğunu ifade etti.
Öte yandan, tarım ürünlerinde de önemli bir üretici olan Rusya, iç piyasadaki fiyat artışlarını sınırlamak amacıyla sık sık ihracat kısıtlamaları uyguluyor.
Son olarak Rusya Tarım Bakanlığı, amonyum nitrat gübresinin ihracatını 21 Nisan'a kadar geçici olarak durdurduğunu açıkladı, bu da küresel gıda sektöründe yaşanan arz sorunlarına ilişkin endişeleri artırdı.
"Emtia Arzındaki Küresel Açık Kapatılamaz"
AA muhabirine konuşan uluslararası finans kurumu Freedom Finance Global'ın Petrol ve Gaz Sektörü Kıdemli Analisti Sergey Pigarev, dünyanın en büyük petrol ve gaz üreticisi olan ABD'nin bu süreçten en fazla kazanç sağlayacak ülke olacağını ifade etti.
Dünyanın üçüncü büyük petrol üreticisi Rusya'nın da süreçten fayda sağlayacağını belirten Pigarev, "Rus petrolüne yönelik yaptırım moratoryumu, Rus tankerlerinde biriken önemli miktardaki petrol stoklarının satılmasına olanak sağlayacaktır." dedi.
Pigarev, ABD'nin dünyanın en büyük LNG tedarikçisi konumunda olduğunu belirterek, "ABD, Avrupa ve Asya'daki gaz fiyatlarındaki artıştan karlı çıkıyor. ABD Enerji Bakanlığı, 2026'da ABD'den LNG ihracat hacminin yüzde 10,4, 2027'de ise yüzde 8,6 artmasını bekliyor." şeklinde konuştu.
Pigarev, Hürmüz Boğazı'nın nisanın ilk yarısında açılabileceğini ve bunun enerji ile gübre fiyatlarının normale dönmesine yol açacağını belirtti. Dünya genelinde, enerji ve gübre konusunda Körfez ülkelerinden gelen arz kaybını telafi edecek yeterli boş kapasite bulunmadığını değerlendirdi.
İran'daki yönetim değişirse ülkeye yönelik yaptırımların kalkabileceğini söyleyen Pigarev, "İran büyük bir gaz ihracatçısı haline gelebilir. İran, Rusya'dan sonra en büyük ikinci gaz rezervine sahip ve teorik olarak Katar'dan daha fazla LNG ihraç edebilir." dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!