Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim: 90 Gün Aşılırsa Petrol Fiyatları 120 Doları Geçebilir
Hürmüz Boğazı'nın kapanması enerji piyasalarında büyük etki yarattı, petrol fiyatları 120 doları aşabilir.
HABER7-ÖZEL
Hürmüz Boğazı’nın 2 Mart itibarıyla kapatılması, ABD ve İran arasındaki artan tansiyonun bir sonucu olarak, küresel enerji piyasalarında büyük bir dalgalanmaya yol açtı.
Küresel petrol arzının yüzde 20'si ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yüzde 25'i bu stratejik noktadan geçiyor. Boğazın kapanması, enerji sektörünü aşarak daha geniş ekonomik alanlara da etkilerde bulundu.
Haber7’ye konuşan Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, bu durumu “enerjinin 11 Eylül’ü” olarak nitelendirdi. Sürecin 90 günü geçmesi durumunda petrol fiyatlarının 120 doları aşabileceğini belirtti.
Karataş, eğer kriz 6 aya kadar uzarsa, en kötü senaryoda fiyatların 170-190 dolar aralığına ulaşabileceğini söyleyerek Türkiye'nin bu süreçte önemli bir enerji merkezi olacağını vurguladı.
REZERVLER HIZLA TÜKENİYOR
Karataş, Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasının küresel petrol arzında günlük 15 milyon varillik bir açığa yol açtığını belirtti.
Karataş, bu durumun 50 günü geçtiğini ve toplamda 400 milyon varilin üzerinde bir kayıp olduğunu ifade etti.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın bu açığı kapatmak için benzer miktarlarda rezerv piyasaya sürdüğünü belirten Karataş, gelişmiş ülkelerin toplamda 1 milyar 200-300 milyon varillik rezervlerinin hızla eridiğini söyledi.

ENERJİ KRİZİ GENİŞ ALANA YAYILACAK
Karataş, enerji krizinin yalnızca petrolle sınırlı kalmayacağını, jet yakıtından tarımda kullanılan gübrelere, amonyaktan savunma sanayisinde kullanılan sülfürik aside kadar geniş bir etki alanı olacağını belirtti.
80 TESİS HASAR GÖRDÜ
Hürmüz çevresindeki enerji altyapısına dair net bir uluslararası rapor olmamakla birlikte yaklaşık 80 tesisin zarar gördüğünün konuşulduğunu aktaran Karataş, Katar’daki Ras Laffan tesisinin ciddi hasar aldığını belirtti.
Bu tesisin dünya LNG arzının yüzde 17’sini sağladığını ve 20 milyar doların üzerinde bir zarara uğradığını, yeniden faaliyete geçmesinin 3 yılı bulabileceğini ifade etti.

“PETROL FİYATLARININ BİR YIL BOYUNCA 80-85 DOLARIN ALTINA DÜŞMESİ BEKLENMİYOR”
Karataş, üretim ve tedarik zincirinin normale dönmesinin zaman alacağını, kuyuların devreye alınmasının 3 ila 6 ay, rafinerilerin 6 ila 18 ay, ihracatın ise 1 ila 2 yıl sürebileceğini belirtti.
Fiyatlar konusunda, “Barış sağlansa bile petrol fiyatlarının bir yıl boyunca 80-85 doların altına düşmesini beklemiyorum” dedi.
Krizin uzaması halinde ise fiyatların daha da yükselebileceğini öngördü.
“FİYATLAR 170–190 DOLAR ARALIĞINA ULAŞABİLİR”
Altuğ Karataş, önemli dönüm noktalarına dikkat çekerek şu yorumu yaptı:
“Krizin 90 günü aşması durumunda, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının etkisiyle petrol fiyatlarının 120 doları aşması muhtemel. Bu durum, hem arz sıkıntısı hem de stratejik rezervlerin hızla erimesinden kaynaklanacaktır.
Süreç 6 aya kadar uzarsa, İran yetkililerinin belirttiği 200 dolar seviyesine ulaşmamakla birlikte, fiyatların 170-190 dolar bandına kadar çıkıp sonrasında gerilemesi beklenebilir. Böyle sert bir fiyat artışı, küresel talebi ciddi şekilde baskılayacaktır.
Bu durum, araç kullanımının azalması, uçuşların düşmesi ve genel enerji tüketiminin gerilemesiyle talep daralmasına neden olacak; bu da mevcut arz açığının etkisini hafifleterek fiyatların yeniden düşmesine yol açacaktır.
Ancak bu senaryonun küresel ekonomi üzerindeki etkisi açık: resesyon, yani büyümenin durması ve ekonomilerin küçülmeye başlaması.”
TÜRKİYE’NİN STRATEJİK ROLÜ
Türkiye'nin bu süreçte stratejik bir avantaj elde ettiğini belirten Karataş, ülkenin enerji koridoru rolünün güçlendiğini ifade etti.
Karataş, Türkiye’nin güçlü altyapısı ve diplomatik ilişkileri sayesinde Avrupa’ya enerji taşınmasında en güvenli güzergâh haline geldiğini söyledi.
Irak petrolünün Basra’dan Türkiye’ye uzanacak yeni hatlarla taşınabileceğini, Katar gazının boru hattıyla Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılabileceğini ve TANAP ile Türkmen gazının kapasite artırımıyla daha etkin kullanılabileceğini dile getirdi.
Altuğ Karataş, ayrıca Mısır gazını taşıyan Arab Gas Pipeline hattının Türkiye’ye uzatılmasının da gündeme gelebileceğini söyledi.

NÜKLEER ENERJİ YENİDEN ÖNE ÇIKACAK
Enerji dönüşümüne de değinen Karataş, yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlanacağını, batarya teknolojilerinin önem kazanacağını ve nükleer enerjinin yeniden yükselişe geçeceğini vurguladı.
Küçük modüler reaktörlerin de önümüzdeki dönemde daha fazla gündeme geleceğini ifade etti.
ENERJİ AKIŞI YENİDEN ŞEKİLLENECEK
Altuğ Karataş, süreci şu sözlerle özetledi: “Bu kriz, 1973 petrol krizinden bu yana görülen en büyük enerji krizi. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, enerjinin 11 Eylül’üdür. Bu tarihten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.”
Karataş, enerji akışının yeniden şekilleneceğini belirterek, “Enerji akmaya devam edecek ancak yeni rotasını Türkiye üzerinden bulacak” dedi.
Hürmüz hattında tansiyon yükseliyor: 27 gemi geri gönderildi
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!