İBB Davasında Şok İtiraf: "Cironun Yüzde 10'unu Fatih Keleş'e Ödemek Zorunda Kaldık"
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada iş insanı Eyüp Subaşı, İBB iştirakleri ve İmamoğlu'nun yakın ekibine dair çarpıcı rüşvet ve baskı iddialarında bulundu.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda gerçekleştirilen organize suç örgütü davasının 77. duruşmasında, tutuksuz sanık iş insanı Eyüp Subaşı'nın iddiaları damga vurdu. Panoffect Medya'nın kurucusu olan Subaşı, savunmasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Kültür A.Ş. ile yaptıkları ticari anlaşmalardan Ekrem İmamoğlu'nun yakın ekibine uzanan çarpıcı iddiaları mahkeme heyetiyle paylaştı.
İddianamede kendisine yöneltilen 6 ayrı eylemden sorumlu tutulduğunu belirten Eyüp Subaşı, Panoffect Medya şirketini kamu kaynaklarından tek kuruş almadan, tamamen kendi öz sermayesiyle kurduğunu vurguladı. Metrolardaki açık hava reklam alanlarını kiralayarak belediyeye ve Kültür A.Ş.'ye toplamda 682 milyon TL kira ödediklerini, şirketler grubu olarak ise 20 milyon doların (yaklaşık 2 milyar TL) üzerinde bir yatırım gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Subaşı, Ekrem İmamoğlu'nun 2014 ve 2019 seçim kampanyalarında dijital baskı ve duvar giydirme işlerini üstlendiğini, bu dönemde Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı olan Fatih Keleş ile tanıştığını belirtti. Kültür A.Ş. bünyesindeki üretim, baskı ve tanıtım işlerini yürütürken ciro üzerinden yüzde 10 pay istendiğini öne süren Subaşı, "Pandeminin getirdiği ticari zorluklar nedeniyle bu talebe boyun eğmek zorunda kaldık ve kazancımızın yüzde 10'unu Fatih Keleş'e aktardık" dedi.
Sistematik Baskı ve Reklam Alanlarının Zorla Devri İddiası
Dijital reklam mecralarının popülerleşmesinin ardından sistematik bir baskı sürecine maruz kaldığını savunan Eyüp Subaşı, Fatih Keleş, Tuncay Yılmaz ve eski İBB Sözcüsü Murat Ongun'un katıldığı çeşitli toplantılarda, başarılı giden reklam ekranlarının "Reklamist" firmasına devredilmesinin kendisine dikte edildiğini ileri sürdü.
Bu şartları kabul etmediğinde reklam alanlarının bir kısmının sökülerek yıldırma politikası uygulandığını belirten Subaşı, süreci şu sözlerle anlattı: "Şifahen 75 milyon TL üzerinde anlaşmış olmamıza rağmen, Murat Ongun'un yönlendirmesiyle bu rakam 46 milyon TL'ye indirildi. Borçlarımıza mahsuben ekranlarımızı komik bir rakama devretmek zorunda kaldık. Daha sonra bu alanların Kentvizyon (İlbak A.Ş.) firmasına devredildiğini gördüm." Subaşı ayrıca, Galatasaray Stadı yakınındaki bir reklam alanının da benzer şekilde Murat Ongun'un talimatıyla indirtildiğini iddia etti.
Metro Kanopi Projesinde Milyonluk Ödeme İddiası
İstanbul metrolarının üst örtü kanopi projesine de değinen Eyüp Subaşı, kamu bütçesine yük olmadan gerçekleştirmek istedikleri bu sosyal sorumluluk projesinde de engellerle karşılaştıklarını öne sürdü. Projenin kendilerine verilmesinin ardından Ertan Yıldız'ın 20 milyon liralık bir talepte bulunduğunu iddia eden Subaşı, "Bu talebi, Ertan Yıldız'ın yönlendirdiği Mahmut isimli şahsa parça parça ödemeyi kabul ettik. 16 milyon İstanbullunun faydalanacağı bir sosyal sorumluluk projesinde bile böyle bir dayatmayla karşılaşmak bizi şaşırttı" ifadelerini kullandı.
Örgüt üyeliği suçlamasını kesin bir dille reddeden Subaşı, davanın sanığı değil ticari mağduru olduğunu savunarak etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerin arkasında durduğunu belirtti.
"Sistem Müsaade Etmedikçe İş Yapamaz Hale Geliyorsunuz"
Duruşmanın çapraz sorgu bölümünde Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın sorularını yanıtlayan Subaşı, ifadelerinde geçen "sistem" kelimesinin danışmanlar tarafından sıkça kullanıldığını belirtti. Fatih Keleş ve Ertan Yıldız gibi isimlerin taleplerini sistematik bir olgu olarak gördüğünü söyleyen Subaşı, "Sistem müsaade etmediği sürece iş yapamaz hale geliyorsunuz" dedi.
Mahkeme başkanının, bu görüşmelerden Ekrem İmamoğlu'nun haberi olup olmadığı yönündeki sorusuna ise Tuncay Yılmaz'ın "İmamoğlu'nun bilgisi dahilinde bu toplantıyı yapıyoruz" dediğini doğruladı. Savcılıkta baskı altında ifade verdiği yönündeki iddiaları reddeden Subaşı, tüm beyanlarını hür iradesiyle verdiğini vurguladı.
Cumhuriyet Savcısının soruları üzerine ödemelerin detaylarını paylaşan Subaşı, Fatih Keleş'e Florya ve Mermerciler'de nakit ödemeler yapıldığını, Ertan Yıldız'ın yönlendirdiği Mahmut Coşkun isimli şahsa ise 5 milyon, 5 milyon ve 10 milyon olmak üzere üç parça halinde elden ödeme yapıldığını iddia etti. Tuncay Yılmaz'ın ise toplantılara "başkan adına takip ettiği" sıfatıyla katıldığını belirtti. Duruşmaya bu ifadelerin ardından öğle arası verildi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!