İkinci İntifada'nın Sembolü Muhammed Durra'nın Kardeşi Mahmud: İsrail Kurşunları ve İşkencesi Futbol Hayallerini Çaldı
İkinci İntifada'nın sembol ismi Muhammed Durra'nın 16 yaşındaki kardeşi Mahmud Durra, Gazze'de İsrail keskin nişancıları tarafından vurulduktan sonra işkence görerek bacağını kaybetti.
Filistin topraklarında 2000 yılında başlayan İkinci İntifada'nın simge ismi haline gelen 11 yaşındaki Muhammed Durra, kameraların önünde İsrail kurşunlarıyla katledilmişti. Yıllar sonra aynı acı aile kapısını bir kez daha çaldı. Bu kez Muhammed'in 16 yaşındaki kardeşi Mahmud Durra, İsrail keskin nişancılarının hedefi oldu. Genç Mahmud, aldığı kurşun yarasının ardından maruz kaldığı ağır işkenceler sebebiyle bacağını ve profesyonel futbolcu olma hayallerini kaybetti.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde insansız hava araçları, ağır topçu atışları ve zırhlı araçlarla yürüttüğü saldırılar her gün yeni bir insani dramı beraberinde getiriyor. Uluslararası hukuku hiçe sayan bombardımanların yanı sıra, bölgede görev yapan İsrailli keskin nişancılar da çocuk, kadın ve yaşlı ayırt etmeksizin sivilleri doğrudan hedef almayı sürdürüyor. Mahmud Durra da bu acımasız saldırıların son kurbanlarından biri olarak yaşam mücadelesi veriyor.
Odun Toplarken Gelen İsrail Kurşunu ve Dinmeyen Vahşet
Gazze'de hayatta kalma mücadelesi veren Mahmud Durra, arkadaşlarıyla birlikte yakacak odun toplamak üzere dışarı çıktığı sırada keskin nişancıların hedefi haline geldi. Yaşadığı dehşet anlarını anlatan 16 yaşındaki Mahmud, 25 Ekim 2025 tarihinde evinin yakınlarında aniden vurulduğunu belirtti. Bacağına isabet eden kurşunla yere yığılan genç çocuk, İsrail askerlerinin bölgeye yoğun ateş açması nedeniyle uzun süre yardım beklemek zorunda kaldı.
Askerlerin yanına gelerek kendisini sorguladığını ifade eden Mahmud Durra, yaşadığı dehşeti şu sözlerle aktardı: "Askerler yanıma gelip 'Sen Cemal Durra'nın oğlu musun?' diye sordular. 'Evet' dediğimde beni sınır hattında bir bölgeye götürdüler. Saatlerce süren ağır işkencelere maruz kaldım. Bacağımı bağlayıp botlarıyla vurdular. Susadığımı söyleyip su istediğimde ise askerlerden biri yarama kola dökerek parmağını yaramın içine soktu."
Dokuz Saat Süren Korkunç İşkence ve Amputasyon Süreci
İsrail askerleri tarafından yaklaşık 9 saat boyunca alıkonulan ve sistematik işkenceye maruz kalan Mahmud, daha sonra serbest bırakılarak Kızılhaç yetkililerine teslim edildi. Buradan acil müdahale için Aksa Şehitleri Hastanesi'ne sevk edilen genç çocuğun bacağı, maruz kaldığı ağır tahribat ve geciken tıbbi müdahale nedeniyle kurtarılamadı. Doktorlar, Mahmud'un bacağını diz üstünden ampute etmek zorunda kaldı.
Saldırı öncesinde yerel bir futbol kulübünde oynadığını, madalyalar kazandığını ve büyük hayalleri olduğunu belirten Mahmud, "Küçük yaşta madalyalar kazanan bir sporcuyken şimdi ayağı kesilmiş bir çocuğa dönüştüm. Futbolcu olma hayallerim tamamen yıkıldı, bacağım kesildikten sonra adeta bir kabusun içine düştüm. Eğer beni vurduktan sonra orada bıraksalardı, yardım erken gelecekti ve bacağım kesilmeyecekti. İşkenceler yüzünden engelli kaldım" diyerek feryat etti. Gazze'deki yetersiz sağlık koşullarına da değinen genç, yurt dışında tedavi görerek gelişmiş bir protez bacağa kavuşmayı arzuluyor.
Durra Ailesinin Bitmeyen Acısı: Üç Evlat, Aynı Zulüm
İki evladını İsrail saldırılarında kaybeden, bir evladı ise engelli bırakılan acılı baba Cemal Durra, yaşadıkları tarifsiz acıyı tüm dünya ile paylaştı. Oğlu Muhammed Durra'nın 2000 yılında, tüm dünyanın gözü önünde babasının kucağında katledildiğini hatırlatan Cemal Durra, o görüntülerin Filistin direnişinin sembolü haline geldiğini vurguladı.
Evlat acısının kendileri için hiç bitmediğini söyleyen baba, diğer oğlu Ahmed Durra'yı da İsrail'in son Gazze saldırılarında kaybettiğini dile getirdi. Yakın akrabalarından 80'den fazla kişiyi bu savaşta yitirdiğini belirten Cemal Durra, oğlu Mahmud'un hastanedeki durumunu şu sözlerle anlattı: "Hastaneye gittiğimde oğlum perişan haldeydi. Elbiseleri parçalanmış, bacaklarında kelepçe izleri vardı. Doktor bacağın öldüğünü ve kesilmesi gerektiğini söylediğinde kesmemesi için yalvardım ama yapacak bir şey kalmamıştı."
Eylül 2000'de patlak veren 2. İntifada sırasında, Fransa merkezli France 2 televizyonu tarafından saniye saniye kaydedilen Muhammed Durra cinayeti, İsrail'in Filistinli sivillere yönelik şiddetinin en somut belgesi olarak tarihe geçmişti. Bugün aynı aile, bir kez daha benzer bir trajediyle karşı karşıya kalırken, baba Cemal Durra tüm dünyaya Gazze'de akan kanın durdurulması için acil çağrıda bulunuyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!