İmamoğlu Organize Suç Örgütü Davasında Sıcak Gelişme: Sanık Serbülend Danış’tan 'Zorla Arsa' ve 'Geriye Dönük Sözleşme' İddiası
Ekrem İmamoğlu ve organize suç örgütü davasında yargılanan iş insanı Serbülend Danış, iki arsasının zorla elinden alındığını ve geriye dönük sahte sözleşme yapıldığını iddia etti.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasının ardından tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen "yolsuzluk ve organize suç örgütü" soruşturmasında kritik bir aşamaya gelindi. 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan ve 3 bin 809 sayfadan oluşan kapsamlı iddianamede, İmamoğlu’nun "suç örgütü lideri" olduğu ileri sürülüyor. İddianamede; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, rüşvet alma, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi, vergi usul kanununa muhalefet, orman kanununa muhalefet ve maden kanununa muhalefet suçlamaları yer alıyor. İmamoğlu’nun 142 farklı eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep ediliyor.
"İki Arsamı Zorla Elimden Alarak Beni Mağdur Ettiler"
Davanın tutuksuz sanıklarından iş insanı Serbülend Danış, mahkeme salonunda yaptığı savunmada çok çarpıcı iddialarda bulundu. Diğer sanıklar Baki ve Bulut Aydöner tarafından mağdur edildiğini belirten Danış, "Sanıklar Baki ve Bulut, şahsıma ait iki arsayı zorla elimden aldılar. Bulut, ağabeyinin talimatları doğrultusunda bu suça alet oldu ve mahkemedeki beyanları tamamen asılsızdır. İlk sözleşme tarihi 26 Haziran 2024, ikinci sözleşme tarihi ise 2 Ağustos 2024 olarak görünmektedir. Bu belgeleri kardeşim sanık Bulut'tan teslim aldı ancak sözleşmeler aslında Şubat 2025 tarihinde düzenlendi. Baki, kendilerine yönelik bir operasyon yapılacağını öğrendiğini belirterek geriye dönük, eski tarihli bir sözleşme varmış gibi benden talepte bulundu. Bunun üzerine, benden bedelsiz olarak aldıkları iki taşınmazın ücretini sanki senetle ödeyeceklermiş gibi sahte bir kurgu oluşturup bu sözleşmeleri imzalattılar" dedi.
Duruşmada "Başkan Danışmanı" Tartışması
Duruşmada söz alan ve başka bir suçtan tutuklu bulunan sanık Baki Aydöner, Serbülend Danış’ın ifadelerindeki çelişkilere dikkat çekti. Aydöner, "17 Haziran 2025 tarihli ifadenizde 9 defa 'Baki', 7 defa 'sistem' kelimesini kullanıyorsunuz. 25 Aralık 2025 tarihli beyanınızda ise 22 kez 'Baki', 5 kez 'sistem' ifadesi geçiyor. Ancak kamu kurum ve kuruluşları ihalesine fesat karıştırma suçlamasıyla şüpheli sıfatıyla verdiğiniz ilk ifadede ne benden ne de sistemden hiç bahsetmiyorsunuz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde resmi ya da gayriresmi hiçbir görevim olmamasına rağmen, benim belediye başkanı danışmanı olduğumu neden ısrarla öne sürüyorsunuz?" sorusunu yöneltti. Danış ise bu soruya, "Sen kendini öyle tanıtmadın mı?" şeklinde yanıt verdi. Bunun üzerine Aydöner, "Benim başkan danışmanı olduğumu ispatlayabilir misiniz?" deyince, Danış, "Hayır, ispatlayamam. Sen kendini çevrene o şekilde tanıttın" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanının, "Bulut Aydöner tarafından doğrudan bir tehdit veya zorlamaya maruz kaldınız mı?" sorusu üzerine ise Danış, "Bulut Aydöner tarafından doğrudan bir baskı görmedim" yanıtını verdi.
Gözdem Ongun: "Sipariş Veren Şirketlerin Ticari Faaliyetlerini Bilmem"
Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un eşi olan tutuksuz sanık Gözdem Ongun da mahkemede savunmasını gerçekleştirdi. Ticari faaliyetlerini yasal çerçevede yürüttüğünü belirten Ongun, "Kendi işimi kurduğum dönemde, yakın çevremdeki tüm dostlarım gibi Emrah da bana destek oldu. Bu destekler tamamen dostane ilişkiler çerçevesinde; özel günlerde benden ürün satın almak ya da kendi çevrelerinde benim ürettiğim malzemelere ihtiyaç duyan kişileri bana yönlendirmek şeklindeydi. İddianamede adı geçen sipariş süreci de tam olarak bu şekilde işledi. Emrah siparişleri aldı ve sahiplerine ulaştırdı; karşılığında banka kanalıyla resmi ödemeler yapıldı, ben de faturalarımı eksiksiz kestim. Bu ürünlerin üretiminde kullanılan tüm malzeme alım faturaları, ürün görselleri ve paketleme detayları avukatım aracılığıyla mahkemeye sunulan dosyada yer almaktadır. Ben bana sipariş veren firmaların ne ticari geçmişlerini, ne hangi ihalelere katıldıklarını ne de kimlerle iş birliği içinde olduklarını bilirim" diyerek suçlamaları reddetti.
Kaynak: Milliyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!