İmamoğlu'nun Yargılandığı Örgüt Davasında 17. Duruşma Başladı
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İmamoğlu'nun yargılandığı davanın 17. duruşmasını gerçekleştirdi. Savcı, İmamoğlu'nun ifadelerine dikkat çekti.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen davanın 17. duruşmasında, tutuklu sanıklar arasında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan da yer aldı.
Duruşmada, tutuksuz sanıklar ve avukatlarının yanı sıra bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları da izleyici olarak katılım gösterdi.
Cumhuriyet savcısı, bir önceki duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun yargı mensuplarına yönelik ifadeleri üzerine söz aldı.
Savcı, İmamoğlu'na hitaben, "İddia makamı hakkında dikkatli konuşmalısınız. İlk duruşmada da benzer bir durum yaşandı. Yargılamayı gölgeleyen bu söylemleri kabul etmiyoruz. Bu tür beyanlardan kaçının. Bu doğru bir tutum değil. Haddinizi aşmayın, aksi takdirde gereken yapılır." dedi.
Bunun üzerine İmamoğlu'nun avukatları savcıya itiraz etti.
Mahkeme başkanı, İBB'de yazılım koordinatörü olarak çalışan tutuklu sanık Emrah Yüksel'i kürsüye çağırdı.
İmamoğlu, Yüksel'e iddianamede "örgüt yöneticisi" olarak geçen Hüseyin Gün'ü tanıyıp tanımadığını sordu.
Yüksel'in "hayır" yanıtı vermesi üzerine İmamoğlu, "Bu nasıl bir örgüt ki üyeler yöneticiyi tanımıyor? İddia makamını eleştiriyorum çünkü yargılayan makam olması gerektiği için burada kınıyorum. Burada bulunma sebebimi biliyorum ve bu yüzden rahatım. Bu çalışma arkadaşım iddia makamı yüzünden 6-7 aydır çocuklarından uzak. Bu bir siyasi dava. Eğer örgüt üyesi, liderini tanımıyorsa dava zaten çökmüştür. İddia makamı da çökmüştür." dedi.
Duruşma, Yüksel'in çapraz sorgusuyla devam ediyor.
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 3'ü tutuklu 7 sanıkla ilgili iddianamenin birleşmesi sonucunda davadaki sanık sayısı 414'e yükseldi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden", Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" olarak yer alıyor.
İddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.
Suç örgütünün 2014'ten bu yana faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde edilen menfaatle kamu zararının suç tarihleri itibarıyla toplamda yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ve ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret olduğu" belirtiliyor.
Örgüt şemasında, Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ve Murat Gülibrahimoğlu'nun "örgüt yöneticisi" olduğu ifade ediliyor.
Şemada, 10 örgüt üyesinin İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu belirtiliyor.
İddianamede, İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!