İşitme Engelli Çocuklar İçin Eğitim Stratejileri Tartışıldı
Anadolu Üniversitesi'nde düzenlenen seminerde, işitme kayıplı çocuklar için eğitim stratejileri konuşuldu.
Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü, 3 Mart Dünya İşitme Günü vesilesiyle "İşitme Kaybı Olan Çocuklarla Çalışmak: İşitme Kaybı ve Eğitsel Müdahaleler" konulu bir seminer organize etti.
Prof. Dr. Yasemin Ergenekon, Özel Eğitim Bölüm Başkanı olarak etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Seminere, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz konuşmacı olarak katıldı. Etkinlikte birçok akademisyen ve öğrenci büyük bir ilgiyle yer aldı.
Dr. Öz: "İki Temel Yaklaşım: İşaret Dili ve Sözel Dil"
Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz, işitme engelli çocuklara yönelik iki ana yaklaşımı şu şekilde açıkladı:
"İşaret diline dayalı yaklaşımlar ve sözel dile dayalı yaklaşımlar olmak üzere iki ana yöntem bulunmaktadır. Geçmişte işaret diline yönelik önyargılar mevcuttu, ancak son yıllarda bu önyargılar büyük oranda azalmıştır. Ancak, alanda yeterli sayıda uzman bulunmaması hâlâ önemli bir problem olarak sürmektedir. Erken dönemde işitme kaybı taramaları ve teşhisleriyle, sözel yaklaşımlar daha yaygın hale gelmiştir. İşitsel-sözel terapi, aile odaklı bir yöntemdir ve bu nedenle aileleri sürece aktif olarak dahil ediyoruz. Çocukların dil, dinleme ve konuşma becerilerini geliştirirken, aileler birincil kolaylaştırıcı rolündedir. Günlük yaşamda bu becerileri teşvik edecek ortamlar yaratmayı hedefliyoruz."
İşitsel-Sözel Terapide Kullanılan Yöntemler
Seminerde, işitsel-sözel terapi kapsamında uygulanan stratejiler detaylı olarak ele alındı. Hata analizi sırasında "Ne duydun?" sorusunun sıkça kullanılmasının, çocuğun işitme güvenini artırdığı belirtildi. Yeni bilgilerin mevcut bilgiler üzerine inşa edilmesi gerektiği, eylem ve kavramların dil gelişimine katkı sağladığı vurgulandı.
Dil gelişiminin önce alıcı dil (anlama), sonra ifade edici dil olarak ilerlediğine dikkat çeken Öz, çocuğun seslerini taklit etme, genişletme yöntemiyle yeni kelimeler ekleme ve hatalı ifadeleri doğrudan eleştirmek yerine doğru biçimle modelleme gibi stratejiler üzerinde durdu.
Ayrıca, yansımalı kelimelerle ses-nesne ilişkisi kurma, uygun mesafe ve gürültü kontrolü sağlama, işitsel yönergeler verme, işitsel tamamlama etkinlikleri yapma, duraklama ve beklenti yaratarak ortak dikkati artırma, gerektiğinde görsel stratejilerden yararlanma ve nesneye işaret ederek ortak dikkat başlatma gibi uygulamalar da ele alındı.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!