İsrail'in Batı Şeria'da Gizli Üs Planları Ortaya Çıktı
İsrail, Batı Şeria'da Cenin'de askeri üs inşa etmek için arazi istimlak etti. Bu adım Oslo Anlaşmaları'ndan beri A Bölgesi'ndeki en büyük toprak gaspı.
İsrail, Batı Şeria'nın kuzeyinde yer alan Cenin kentinde dikkat çekici bir adım attı. +972 Magazine'in haberine göre, İsrail hükümeti El-Cebbariyyat Mahallesi'nde bulunan bir araziyi askeri amaçlarla kullanmak üzere kamulaştırdı.
El Konulan 7 Dönümlük Arazi
İsrail ordusunun, 2025 yılının Ocak ayında gerçekleştirdiği 'Demir Duvar' adlı operasyonlar sonrasında bölgede mülteci kamplarını işgal ettiği ve yaklaşık 45 bin Filistinliyi yerinden ettiği belirtildi. Bu bağlamda, Cenin'deki 7 dönümlük arazinin askeri üs kurulması amacıyla ele geçirilmesi, Oslo Anlaşmaları’ndan bu yana A Bölgesi'ndeki en ciddi toprak gaspı olarak değerlendiriliyor.
El Koyma Kararının Süresi ve Mahalle Sakinlerinin Endişeleri
Filistin yönetimi, arazi sahiplerine, İsrail ordusunun üst düzey komutanlarından Avi Bluth tarafından imzalanmış Arapça bir belge iletildi. Belgeye göre, el koyma kararı 2028 yılı sonuna kadar geçerli olacak. Ancak mahalle sakinleri, bu sürecin kalıcı olabileceği endişesi taşıyor.
Askeri Üs Kurma Planları
İşgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail faaliyetlerini izleyen Kerem Navot sivil toplum kuruluşunun kurucusu Dror Etkes, yeni askeri yolların ve el koyma emirlerinin, İsrail’in Cenin Mülteci Kampı yakınında büyük bir askeri üs kurma niyetini açıkça gösterdiğini ifade etti. Etkes, bu durumun Oslo Anlaşmalarından bu yana A Bölgesi'nde ilk kez bir askeri üs için yapılan toprak el koyma girişimi olduğunu vurguladı.
Yeni Askeri Yapılaşma ve Stratejik Planlar
İsrail'in yalnızca bu üsle yetinmeyip, Arraba kavşağında büyük bir askeri üs inşa ettiğini de belirtti. Bu yeni üs, Cenin ile 2005'te boşaltılan ve bu yıl yeniden inşa edilen Sa-Nur yerleşimi arasında stratejik bir konumda yer alıyor.

Gelecekteki Olası Gelişmeler
İsrail'in bölgedeki bu adımları, uluslararası toplum tarafından yakından izleniyor. Bölgedeki gerilimin artma potansiyeli bulunurken, Filistinli yetkililer ve sivil toplum kuruluşları, uluslararası hukukun ihlal edildiği gerekçesiyle tepkilerini göstermeye devam ediyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!