İsrail'in Lübnan'a Yönelik Saldırıları, Çocukları Psikolojik Olumsuzluklarla Karşı Karşıya Bırakıyor
İsrail saldırılarının Lübnan'daki çocuklar üzerindeki psikolojik etkileri ağır. Yerinden edilen çocuklar eğitimden mahrum kalıyor.
İsrail saldırıları, Lübnan'da yaşayan çocukların ruh sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Saldırılar sonucunda yakınlarını kaybeden ve yerinden edilen çocuklar, travmatik olaylar sebebiyle uyku problemleri, anksiyete ve agresif davranışlar sergiliyor.
İsrail ordusunun 2 Mart'ta Lübnan'a başlattığı ve 17 Nisan'da geçici ateşkes ilan edilene kadar süren saldırılar, yaklaşık 370 bin çocuğun yerlerinden edilmesine yol açtı.
Bu süreçte bazı çocuklar aile üyelerini kaybederken, bazıları da saldırıların acımasız yüzüne tanıklık etti.
Evlerini terk etmek zorunda kalan çocuklar, geçici barınma merkezlerinde yaşamaya başladı, bu süreçte eğitimlerine de ara vermek zorunda kaldılar. İsrail saldırılarının çocuklar üzerindeki etkileri oldukça derin ve kalıcı olabiliyor.
Lübnan'da faaliyet gösteren İnsan ve Çevre İçin Kalkınma Derneği (DPNA), çocuklara barınma merkezlerinde düzenlediği etkinliklerle destek sunuyor.
DPNA koordinatörlerinden Rima Afifi, AA'ya verdiği röportajda, üç farklı barınma merkezinde 6-17 yaş arası çocuklarla etkinlikler düzenlediklerini ve bu etkinliklere yaklaşık 400 çocuğun katıldığını belirtti.
Afifi, “Sanat ve sporla çocuklara psikososyal destek sağlamayı amaçlıyoruz. Bu etkinlikler sayesinde çocuklar kendilerini güvende hissedebilecekleri bir ortam buluyor ve günlük rutinlerini oluşturabiliyorlar.” dedi.
İsrail'in saldırılarının çocuklar üzerindeki etkilerine değinen Afifi, “Savaşın yetişkinleri bile derinden etkilediği bir ortamda, çocuklar üzerinde çok daha yıkıcı etkileri oluyor. Çocuklar sürekli korku ve stres yaşıyorlar.” ifadelerini kullandı.
Afifi, etkinlikler sırasında patlama seslerinin çocuklarda korku yarattığını belirterek, “Çocukların bu olumsuz duyguları üzerinden atabilmeleri için onlara basit oyunlar ve etkinlikler sunmaya çalışıyoruz.” dedi.
Lübnanlı çocukların eğitim durumuyla ilgili olarak Afifi, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Barınma merkezlerindeki çocuklar eğitimden mahrumlar. Çevrim içi eğitim imkanı sınırlı ve internet erişimi ile maddi zorluklar bu süreci daha da zorlaştırıyor.”
Lübnanlı Psikolog ve Eğitim Danışmanı Neval el-Hayil, saldırıların çocuklar üzerindeki etkilerini değerlendirerek, “Çocuklar yaşadıklarını kelimelerle ifade edemiyorlar; bu yüzden duygusal, fiziksel ve davranışsal yollarla dışa vuruyorlar. Uyku problemleri, kaygı, saldırganlık ve aşırı bağımlılık gibi belirtiler gözlemliyoruz.” dedi.
Hayil, yerinden edilmenin çocuklar üzerindeki etkileri hakkında ise şunları söyledi:
“Çocuklar için çevresel değişiklikler büyük bir şok. Farklı bir ortamda, aileleriyle aynı odada yaşamak ve değişik görüşlerle karşılaşmak, psikolojilerini olumsuz etkiliyor.”
Barınma merkezlerindeki çocukların farklı sosyal ve eğitim seviyelerinden gelenlerle bir arada yaşamak zorunda kalmalarının davranışlarını etkilediğini belirten Hayil, “Her şeye rağmen eğitime devam edilmesinden yanayız, çünkü çocuklar her koşula uyum sağlamayı öğrenmeli.” dedi.
Hayil, mevcut imkanların yetersizliğini vurgulayarak, “Sessiz bir ortam, internet, bilgisayar veya tablet eksikliği büyük problemlere yol açıyor. Bazı aileler yeterli kırtasiye malzemesine bile ulaşamıyor.” ifadelerini kullandı.
Barınma merkezinde kalan Zehra, Habbuş beldesinden geldiğini ve evini, okulunu çok özlediğini belirterek, “Burada eğleniyoruz ama evime, okuluma ve arkadaşlarıma dönmek istiyorum. Ders çalışmayı ve mahallemi çok özledim.” dedi.
“En çok evimi ve arkadaşlarımı özledim.” diyen Zehra, barınma merkezinde yaptığı, “Savaş artık yeter” ve “Yaşamak istiyoruz” ifadelerinin yer aldığı resimleri göstererek saldırıların sona ermesi dileğinde bulundu.
Sur kentine bağlı Bazuriye'den gelen 10 yaşındaki Alin de okulunu ve evini çok özlediğini ve bir an önce geri dönmek istediğini ifade etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!