İsrail'in Savaş Politikaları Ekonomik ve Siyasi Tehditlerle Karşı Karşıya
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun genişleyen savunma politikası ve artan maliyetler ülkenin ekonomisini zor durumda bırakıyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Savunma Harcamaları Ülkeyi Zor Durumda Bırakıyor
İsrail'in önde gelen gazetelerinden Haaretz, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun geniş çaplı savunma harcamaları ile ülkeyi uzun vadeli bir savaş düzenine sokma çabasının, ekonomik açıdan sürdürülemez olduğunu belirtti.
Gazeteye göre, Ekim 2023'ten itibaren birçok cephede saldırılarını sürdüren Netanyahu hükümeti, bu saldırgan politikaların maliyetini göz ardı ederek devam etme niyetinde.
Netanyahu'nun Gazze'ye yönelik saldırılarını, Lübnan ve İran'a yönelik askeri hamleler izledi.
3 Mayıs'ta yayımladığı bir video mesajında, Netanyahu, önümüzdeki on yıl içinde savunma harcamalarını 350 milyar şekel (yaklaşık 121 milyar dolar) artırmayı ve silah sanayisini genişletmeyi planladığını yineledi.
İsrail Merkez Bankası'nın tahminlerine göre, Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in saldırılarının maliyeti 350 milyar şekel oldu. Son İran saldırılarının ise 35 milyar şekel (yaklaşık 12 milyar dolar) maliyeti olduğu belirtildi.
Bu hesaplamalar ışığında, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü saldırılar 133 milyar dolarlık bir yük getiriyor. Bu rakam, en düşük tahminleri yansıtıyor.
Harcama Politikaları Sürdürülüyor
Gazeteye göre, İsrail'in yüksek savunma harcamaları devam ediyor. Lübnan ile resmi bir ateşkes mevcut olsa da, İsrail'in hala geniş bir alanı işgal ettiği ve Hizbullah hedeflerine saldırılar düzenlediği bildiriliyor.
Benzer bir durum Gazze Şeridi'nde de yaşanıyor ve İsrail askerleri Suriye'de de görev yapıyor. Ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria'da da Filistin topraklarında artan bir askeri varlık söz konusu.
Ordu, İran ile çatışmaların yeniden başlaması olasılığına karşı da hazır durumda bekliyor.
Giderek Artan Maliyetler
Yedek askerlerin maliyeti, her 10 bin personel için ayda yaklaşık 400 milyon şekel (138 milyon dolar) civarında seyrediyor.
2026 bütçesi, günlük ortalama 40 bin yedek askerin görevde olacağını öngörüyordu. Şu anda ise 100 bin asker silah altında.
Bu maliyetin ne kadar daha artacağı bilinmiyor çünkü işgal altındaki bölgelerden çekilme planı bulunmuyor.
Netanyahu'nun Politikaları Amerika'da Tepki Çekiyor
İsrail ekonomisi, saldırıların getirdiği mali yükün tamamını üstlenemiyor, çünkü ABD'den aldığı askeri yardımlar bu maliyetlerin önemli bir kısmını karşılıyor.
Ancak Netanyahu'nun bitmek bilmeyen savaş politikaları, ekonomik maliyetin ötesinde zarar veriyor.
Gazze'deki saldırılar ve İran'a yönelik politikaları, ABD'deki kamuoyunda İsrail'in itibarını zedeledi.
Bu durum, sadece Demokratlar ve ilericiler arasında değil, daha önceki sadık destekçiler olan Cumhuriyetçiler ve Evanjelikler arasında da tepki çekiyor.
İsrail'in Amerika'daki desteğini kaybetmesinin ekonomik sonuçlarından biri, ABD askeri yardımının kesilmesi olabilir.
Son dönemde ABD Senatosu'nda yapılan ve İsrail ordusuna ekipman satışını engellemeye yönelik iki kararın desteklenmesi, bu tehlikeyi gözler önüne seriyor.
İsrail Siyasi Sonuçlarla Karşı Karşıya Kalabilir
İsrail'in borç/gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) oranı 2025 sonunda yüzde 69'a yaklaştı. Bu, benzer ülkelerle kıyaslandığında yüksek bir borç yükü anlamına geliyor.
İsrail Merkez Bankası Başkanı Amir Yaron, Netanyahu'nun on yıllık savunma planı tam olarak uygulandığında bu oranın 2035'te yüzde 81'e yükselebileceğini, ABD yardımı kesilirse ise yüzde 83'e çıkacağına dikkat çekti.
Haaretz'in analizine göre, Netanyahu her güvenlik sorununu askeri müdahale ile çözmeye devam ederse, İsrail siyasi bir bedel ödemek zorunda kalacak.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!