İstanbul Aile Vakfı'ndan Ailelere Dijital Tehlikelere Karşı Uyarı
İstanbul Aile Vakfı Başkanı Üner Karabıyık, dijital çağda ailelerin çocuklarını koruma sorumluluklarına dikkat çekerek, 'evlat nöbetleri' seferberliği çağrısında bulundu.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da okullarda meydana gelen silahlı saldırılar, eğitim kurumlarının güvenliği ve ebeveynlerin sorumlulukları konusunu yeniden gündeme taşıdı.
Bu olaylar, dijital çağın sunduğu tehlikelerle birlikte, ailelerin çocuklarına yönelik gözetim ve rehberlik rollerini daha da önemli hale getirdi.
İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu saldırıların dijital medyanın büyük tehditlerini görünür kıldığını belirtti.
Saldırıların ardından toplumda kaos ve kargaşa yaratmak isteyen bazı grupların harekete geçtiğini, devletin ise hızla önlemler aldığını ifade eden Karabıyık, sivil toplum kuruluşlarının devletin çalışmalarına destek vermesi gerektiğini vurguladı.
Karabıyık, İstanbul Aile Vakfı'nın son üç yıldır çeşitli sempozyum ve çalıştaylarda dijital çağda aile olmanın zorluklarını, aileye yönelik küresel tehditleri ve 21. yüzyılda aile kurumunu tehdit eden sosyokültürel riskleri ele aldığını belirtti.
Bir gönüllülük hareketi başlattıklarını ve bunu "evlat nöbetleri seferberliği" olarak adlandırdıklarını söyleyen Karabıyık, "Önümüzdeki hafta bu seferberlik kapsamında vakfımız, gönüllü psikologları eğitime alacak. Bu eğitimle okullarda ailelere evlat nöbetlerinin ne olduğunu ve nasıl tutulacağını bilimsel bir çerçevede anlatacağız. Bu durum toplumu endişelendiriyor ancak devletimiz ve bu alanda uzmanlaşmış STK'larımız çözüm yolları üzerinde hızla çalışıyor." dedi.
Karabıyık, farkındalık sayesinde tehlikeleri tanımlayıp çözümler üretebileceklerini belirterek, vakfın gündeminde birçok proje olduğunu ve stratejik planlarında sorunlu ekran kullanımını azaltmaya yönelik hedeflerinin bulunduğunu kaydetti.
Zararsız oyunlar geliştirilmesi amacıyla bir dijital oyun yarışması düzenlediklerini, bunu da yakında duyuracaklarını ifade eden Karabıyık, "İstanbul Valiliği ile yürüttüğümüz Ödev Evleri projesi kapsamında öğrenciler ve ailelerine yönelik bir ekran koçluğu projesi başlattık. Sonuçlarını aldık ve yaygınlaştırmak üzere çalışmalara başladık. Masal anlatıcılığı projemiz de var. Ne yazık ki ekranlar hem anne babaları hem de çocukları esir alıyor. Anne babaların artan ekran süreleri, çocuklarda stres ve kaygı düzeyini artırıyor. Bu baskı ve kaygıyla baş edemeyen çocuklar, çeşitli psikolojik sorunlar yaşıyor." dedi.
Karabıyık, şu hususu önemle vurguladı:
"Öncelikle anneler ve babalar kendi ekran kullanım alışkanlıklarını gözden geçirmeli. Ekran sürelerini kısaltmalı ve çocuklarının evlat nöbetlerini tutmalı. Tehlikeler artık sadece sınırlarımızdan gelmiyor. Devletin sınır nöbeti tutması yeterli değil; tehlike evimizin içine kadar girdiği için bizim de evlat nöbetleri tutmamız gerekiyor. Ne yazık ki çocuklarımızı ekranlar besliyor. Aldığımız yiyeceklerin içeriğine nasıl dikkat ediyorsak, ekranlardan maruz kaldığımız içeriklere de aynı hassasiyeti göstermeliyiz."
İstanbul Aile Vakfı'nın Türkiye'nin önde gelen sivil toplum kuruluşlarıyla "temiz ekran" hareketi başlatmak üzere çalıştığını belirten Karabıyık, bunu yakında kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi.
Karabıyık, sorunların olduğunu ancak çözümlerin de bulunduğunu belirterek, devlet, sivil toplum kuruluşları ve ailelerin bir araya gelerek bu karabulutları dağıtacaklarını ifade etti.
Dijital oyunlar hakkında da konuşan Karabıyık, "Oyun bir etkileşim ortamı. Çocuklarımızı sokaktaki tehlikelerden korumak için sokağa çıkarmıyoruz ama evde ekran karşısında bıraktığımızda dünya çapında kötülüklere kapı aralıyoruz." dedi.
Ebeveynlerin bu durumun farkında olması gerektiğini vurgulayan Karabıyık, "Bu tür olayların örneklerini geçmiş yıllarda Türkiye'den binlerce kilometre uzaktaki ülkelerde gördük. Tehlike evimizin içine girdi. Saldırganlar kendi evlerinden kendi okullarına saldırdı. Çözümü evde oluşturmamız gerekiyor. Anne babaların bu sorumluluklarının farkında olması şart." dedi.
Karabıyık, sosyal medya kullanımına da dikkat çekerek, "Tehlike sosyal medya üzerinden geliyor. İstanbul Aile Vakfı olarak sosyal medya platformları hakkında hukuki süreçleri başlatmak için çalışmalarımızda son aşamadayız. Dünya genelinde Amerika'dan İngiltere'ye, Avustralya'dan Avrupa'ya sosyal medya konusunda hukuki süreçler yürütülüyor. Sonuçlanan davalar var ve sosyal medya platformlarının aleyhine sonuçlanıyor. Devletler düzenlemeler yapıyor. Bizim de benzer düzenlemeleri hızla hayata geçirmemiz gerekiyor. Çünkü topluluk kuralları adı altında devletlerin mevzuatlarını ihlal eden bir yaklaşımı kabul edemeyiz." dedi.
Sosyal medya dayatmalarından çocukların korunması gerektiğini vurgulayan Karabıyık, "Sorunlu ekran kullanımının farkına varıp, ekranlardaki tehlikeleri görüp, ekranları temizlemek ve bu tehlikelere karşı çocuklarımızı korumak zorundayız. İnşallah bu olaylar son olur ve tekrar yaşanmaz. Bunun önüne geçmek, ebeveynlerin evlat nöbetlerini dikkatli bir şekilde tutmasına bağlı. Ayrıca ebeveynlerin okul ile kurdukları ilişkiyi de gözden geçirmeliyiz. Ne yazık ki ebeveynliği okula bıraktığımız bir ortamdayız." dedi.
Karabıyık, büyükşehir yaşamında, bireyselleşmenin yoğun olduğu bu ortamda ebeveynlerin kariyer odaklı olduğunu belirterek, "Çalışma koşulları nedeniyle ebeveynlik sorumluluklarını okula devrettikleri bir yaklaşım gözlemliyoruz. Kimse anne babanın yerini tutamaz. Bugün okula devredilen sorumluluklar, yarın çocuğunuzun sizi huzurevine göndermesi anlamına gelebilir. Anne baba ve çocuk arasındaki bağı güçlendirebilirsek tüm bu riskleri ortadan kaldırabiliriz. Bunun için anne ve babaların, okulun ve öğretmenlerin ilişkilerinin medeniyet değerlerimizden beslenen bir zemine taşınması önemlidir." değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!