İstanbul Arkeoloji Müzeleri Tarihinin En Kapsamlı Restorasyonuyla Yeniden Doğdu
İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Çinili Köşk'ten Eski Şark Eserleri Müzesi'ne uzanan cumhuriyet tarihinin en büyük restorasyon projesiyle tamamen yenilendi.
Kültür ve tarih mirasının küresel ölçekteki en önemli merkezlerinden biri olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri, kapsamlı bir restorasyon ve konservasyon sürecinin ardından kapılarını ziyaretçilerine açtı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen hummalı çalışmalarla; klasik müze binasından Eski Şark Eserleri Müzesi'ne, tarihi Çinili Köşk'ten müze avlusu ve Gülhane Meydanı'na kadar uzanan devasa yerleşke, modern müzecilik standartlarına kavuşturuldu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, gerçekleştirilen bu büyük dönüşümün Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı ihya hareketi olduğunu vurguladı.
Üç Etaplı Dev Proje: Klasik Binadan Eski Şark Eserleri Müzesi'ne
İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ndeki modernizasyon ve koruma çalışmalarının ilk adımı 2011 yılında klasik bina özelinde atıldı. Tarihi yapının 1891 yılında inşa edilen ana bölümü ile "ikinci aneks" olarak bilinen güney kanadında kapsamlı güçlendirme çalışmaları yürütüldü. 2017 yılında başlayan ikinci etap kapsamında ise deprem güçlendirmesi ve modern teşhir-tanzim projeleri hayata geçirilerek klasik müze binası 2021 yılında yeniden ziyarete açıldı.
Ocak 2023'te startı verilen üçüncü etap ise Çinili Köşk ile Eski Şark Eserleri Müzesi'ni kapsadı. Eski Şark Eserleri Müzesi'nde betonarme ve volta tavan döşemeleri ile kagir duvarlar depreme karşı güçlendirilirken, yapının tarihi çatısı tamamen yenilendi. Cephedeki plasterler, profilli bezemeler ve heykeller üzerinde hassas konservasyon çalışmaları yapıldı. Asur, Sümer, Sümer-Akad, Arabistan, Babil, Hitit, Urartu ve Mısır salonları, bilimsel kaynaklar ve akademisyenlerin danışmanlığında çağdaş bir sergileme düzenine kavuşturularak 6 Temmuz'da kapılarını açtı.
Çinili Köşk'te 54 Bin Çiniye Tek Tek Hassas Müdahale
Projenin en hassas noktalarından birini oluşturan tarihi Çinili Köşk'te de benzeri görülmemiş bir restorasyon yürütüldü. Yapının çatısındaki sonradan eklenmiş muhdes dolgular ile eski kurşun kaplamalar sökülerek, özgün mimariye uygun malzemelerle yenilendi. Köşkün dış cephesinde yer alan yaklaşık 54 bin çini için özel envanter çıkarılarak her bir çiniye özel müdahale paftaları hazırlandı. Temizlik, sağlamlaştırma, tamamlama ve renklendirme işlemleri büyük bir titizlikle tamamlandı.
İznik, Kütahya, Çanakkale, Erken Osmanlı ve Selçuklu salonlarının sergileme üniteleri tamamen yenilenirken, Selsebilli Oda'da kurulan özel panel uygulamasıyla müzenin kurucusu Osman Hamdi Bey'in dijital canlandırması 14 Temmuz itibarıyla ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Gülhane Girişi ve Açık Hava Teşhiriyle Yaşayan Kültür Alanı
Restorasyon projesi yalnızca kapalı alanlarla sınırlı kalmayıp müze yerleşkesinin tamamını kapsayan bir çevre düzenlemesine dönüştü. Müzenin ana girişi Gülhane Meydanı'na taşınarak modern bir ziyaretçi karşılama merkezi inşa edildi. Gülhane Meydanı ile müze arasında uzanan tarihi Osman Hamdi Bey Yokuşu yeniden düzenlenerek yol boyunca 38 arkeolojik eser açık havada sergilenmeye başladı.
Müze avlusundaki peyzaj çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte ise yaklaşık 140 tarihi eser açık teşhir alanında ziyaretçilerin seyrine sunuldu. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin sadece bir sergi alanı değil; tarih, sanat ve mimarinin harmanlandığı yaşayan bir kültür kompleksi haline geldiğini belirterek, bu büyük mirası geleceğe aktarma kararlılığını vurguladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!