İstanbul Polisinden Dolandırıcılara Büyük Darbe: 8 Ayda 667 Gözaltı
İstanbul Emniyeti Dolandırıcılık Büro Amirliği, yılın ilk 8 ayında gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla 667 şüpheliyi yakaladı, 314 zanlı tutuklandı.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, vatandaşların iyi niyetini, korkularını ve anlık zaaflarını istismar eden dolandırıcılık şebekelerine karşı yürüttüğü amansız mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyor. Kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtıp telefonla vatandaşları tuzaklarına düşürenlerden, sahte internet siteleri ve dijital ilanlar üzerinden haksız kazanç sağlayanlara kadar geniş bir suç yelpazesini mercek altına alan emniyet güçleri, titiz takip ve teknik analiz çalışmalarıyla suçlulara göz açtırmıyor. Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde yürütülen operasyonlar, hem aydınlatılan olay sayısında hem de tutuklama oranlarında rekor artışlar sağlandığını ortaya koyuyor.
İstanbul’da Dolandırıcılıkla Mücadelede Rekor Artış
Emniyet ekiplerinin saha çalışmaları ve teknik analizleri neticesinde, dolandırıcılık olaylarındaki başarı grafiği her geçen gün yükseliyor. 1 Ocak - 17 Ağustos 2025 tarihleri arasındaki dönemde kent genelinde yürütülen çalışmalarda 1017 dolandırıcılık olayı aydınlatılmış, gözaltına alınan 607 şüpheliden 235'i tutuklanırken, 131 zanlı hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti.
Bu yılın aynı döneminde ise emniyetin operasyonel gücü ve etkinliği daha da arttı. Yılın ilk 8 ayını kapsayan aynı dönemde aydınlatılan olay sayısı yüzde 4,7 artış göstererek 1065'e yükseldi. Yakalanan şüpheli sayısı yüzde 9,9 artarak 667'ye ulaşırken, adli makamlarca tutuklanan zanlı sayısı ise yüzde 33,6'lık rekor bir artışla 314 oldu. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılanların sayısı ise 131'den 103'e geriledi. Dolandırıcılık Büro Amirliği'nin 2025 yılı genelindeki bilançosunda ise toplam 1180 olay aydınlatılmış, yakalanan 840 şüpheliden 318'i tutuklanmış, 184'ü hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulanmıştı.
Suç Türlerine Göre Operasyonların Detayları
Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerinin bu yıl 1 Ocak ile 17 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirdiği operasyonlar suç türlerine göre incelendiğinde, en büyük ağırlığı nitelikli dolandırıcılık suçlarının oluşturduğu görülüyor. Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında yürütülen soruşturmaların detayları şu şekildedir:
Nitelikli Dolandırıcılık: Bu kapsamda işlem yapılan 752 olayda toplam 326 şüpheli yakalandı. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 220'si tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 78'i adli kontrolle, 28'i ise emniyetteki işlemlerinin ardından serbest kaldı.
Kontör ve Para Dolandırıcılığı: Telefonla vatandaşları arayarak kendilerini kamu görevlisi gibi tanıtan şüphelilere yönelik 21 farklı olayda 43 zanlı kıskıvrak yakalandı. Bu kişilerden 39'u tutuklanırken, 3'ü adli kontrol şartıyla, 1'i ise emniyetten serbest bırakıldı.
Güveni Kötüye Kullanma (TCK 155): Bu suç kapsamında yürütülen 19 operasyonda 64 şüpheli gözaltına alındı. Adli makamlara sevk edilen zanlılardan 40'ı tutuklanırken, 19'u adli kontrolle, 5'i ise doğrudan serbest kaldı.
Basit Dolandırıcılık (TCK 157): Soruşturulan 6 farklı dosyada yakalanan 18 şüphelinin 15'i tutuklandı, 3'ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ayrıca savcılık talimatıyla ikmalen işlem yapılan 267 olayda gözaltına alınan 216 kişi, ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.
"Polis Asla Telefonla Para veya Altın Talep Etmez"
Dolandırıcılık Büro Amirliği Ekip Şefi Kenan Tetik, yürütülen operasyonlar ve dolandırıcıların hedef seçme yöntemleri hakkında önemli uyarılarda bulundu. Dolandırıcılığın, mağdurun içinde bulunduğu durumun fırsata çevrilerek iradesinin sakatlanması ve bu yolla haksız menfaat elde edilmesi olduğunu belirten Tetik, özellikle telefon dolandırıcılığında yaşlı vatandaşların hedef alındığına dikkat çekti.
Şüphelilerin kendilerini polis, asker veya savcı olarak tanıtarak mağdurlar üzerinde yoğun bir psikolojik baskı kurduğunu ifade eden Tetik, şu uyarılarda bulundu: "Yaşlı vatandaşlarımızı arayarak terör örgütleriyle irtibatlı olduklarını iddia ediyorlar ya da evlerindeki altın ve paraların üzerinde parmak izi çalışması yapılması gerektiğini söyleyerek güvenlerini kazanmaya çalışıyorlar. Vatandaşlarımızın çok net bilmesi gerekir ki; devletin hiçbir polisi, askeri veya savcısı vatandaşından telefonla para, altın ya da ziynet eşyası talep etmez. Bu tarz taleplerle karşılaşan vatandaşlarımız derhal iletişimi kesmeli ve durumu emniyet güçlerine bildirmelidir."
Soruşturma süreçlerinin tamamen yargı kontrolünde ilerlediğini vurgulayan Ekip Şefi Kenan Tetik, Cumhuriyet savcılığının talimatları doğrultusunda tüm delil ve emarelerin toplandığını, şüphelilerin tespit edilmesinin ardından Sulh Ceza Hakimliği kararıyla operasyonların gerçekleştirildiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!