İstiklal Marşı'nın Yazılış ve Kabul Süreci Meclis Tutanaklarında
İstiklal Marşı'nın yazılış süreci ve kabulü, Meclis'teki tartışmalar ve Mehmet Akif Ersoy'un katkısıyla detaylandırılıyor.
TBMM
AA muhabirinin Osmanlıca tutanaklardan derlediği bilgilere göre, İstiklal Marşı için açılan yarışma, ilk olarak 25 Ekim 1920'de Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanan ilanla gündeme taşındı.
Bu ilanda, "Maarif Vekaletinden: Milletimizin iç ve dış bağımsızlık mücadelesini ifade etmek üzere bir İstiklal Marşı yarışmaya konulmuştur. Hür ve işgalden kurtulmuş topraklarımızdaki tüm kalem erbabını bu hizmete davet ediyoruz. Sunulacak eserler içinden biri, iki ay sonra yani 23 Aralık 1920'de Maarif Vekaleti nezdinde bir edebi heyet tarafından seçilecektir. Seçilecek eserin sadece güftesi için 500 lira ödül vardır. Ayrıca en az 500 lira ödül verilecek beste için daha sonra ayrı bir yarışma açılacaktır. Tüm başvurular Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi Maarif Vekaletine yapılmalıdır." ifadeleri yer aldı.
Bu ilana çok sayıda başvuru olmasına rağmen, dönemin Milli Eğitim Bakanı ve Antalya Milletvekili Hamdullah Suphi Tanrıöver, Mehmet Akif Ersoy'a İstiklal Marşı yazması için özel bir ricada bulunduğunu Meclis kürsüsünden şu sözlerle açıkladı:
"Bakanlık olarak yaptığımız incelemelerde güçlü bir şiir arayışına girdik ve şahsen Mehmed Akif Beyefendi'ye başvuruda bulundum. Kendilerinin de bir şiir yazmalarını rica ettim. Ancak kendileri, ödül nedeniyle tereddüt yaşadıklarını belirttiler. Ben kendilerine şahsen başvurdum, gerekli düzenlemeleri yapacağımızı söyledim. Bu şartla büyük şairimiz bize harika bir şiir gönderdi. Diğer altı şiirle birlikte incelenmenize sunacağız."
Tanrıöver, Ersoy ile gerçekleştirdiği bu konuşmanın ardından Ersoy'un gönderdiği İstiklal Marşı'nı kürsüden okudu.
Mehmet Akif Ersoy'un Türk milletinin özgürlük mücadelesini kaleme aldığı "İstiklal Marşı", ilk kez Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün başkanlığında 1. Dönem 2. Yasama Yılı'nın ilk çalışma günü olan 1 Mart 1921'de milletvekillerinin beğenisine sunuldu.
11 Gün Sonra Onaylandı
İlk kez okunduğu tarihten 11 gün sonra, 12 Mart 1921'de İstiklal Marşı tekrar Meclis gündemine geldi. Tanrıöver, Kurtuluş Savaşı'nın uzun süredir devam ettiğini belirterek, bu gibi şiirlerin erken kabul edilmesinin önemini vurguladı.
Görüşmeler sırasında, İstiklal Marşı'nın Meclis'te mi kabul edileceği yoksa başka bir seçici heyet mi görevlendirileceği tartışıldı. Milletvekillerinin çoğunluğu, kararın Meclis tarafından verilmesi gerektiği görüşünü savundu. Bunun ardından İstiklal Marşı için konulan ödül nedeniyle bazı milletvekilleri eleştirilerini dile getirdi. Tanrıöver, eleştiriler üzerine, şairlerin para ödülü nedeniyle şiirlerini göndermediğini, yıllardır ülkenin durumunu anlatan şiirler yazdığını belirtti.
12 Mart'ta Meclis'te İstiklal Marşı üzerine görüşmeler devam etti. Bazı milletvekilleri İstiklal Marşı seçimi için erken olduğunu ve ülkenin koşullarının buna uygun olmadığını ifade etti. Çankırı Milletvekili Mehmed Tevfik Durlanık, "Eğer tercih edilmesi gerekiyorsa Akif Bey'in şiiri gayet güzel yazılmıştır." dedi.
Konuşmaların ardından çok sayıda milletvekili, Mehmet Akif Ersoy'a ait İstiklal Marşı'nın kabulünü önerdi.
Meclis'in ikinci başkanı Adnan Adıvar, İstiklal Marşı'nı oylamaya sundu ve İstiklal Marşı, "ezici bir çoğunluk" ile kabul edildi.
Tüm Milletvekilleri Ayakta Dinledi
Kırşehir Milletvekili Ahmed Müfid Kurutluoğlu, Tanrıöver'in İstiklal Marşı'nı bir kez daha kürsüden okumasını istedi.
Konya Milletvekili Refik Koraltan ise "Milletin ruhuna tercüman olan bu İstiklal Marşı'nın ayakta okunmasını teklif ediyorum." dedi. Bunun üzerine Adıvar, marş kabul edildiği için artık resmi bir İstiklal Marşı olarak tanındığını söyledi.
Tüm milletvekilleri İstiklal Marşı'nı ayakta dinledi.
İstiklal Marşı'nın her iki okunuşunda da milletvekilleri tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.
İstiklal Marşı'nın ilk okunduğu gün Tanrıöver, "Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak" satırlarını okuduğu sırada milletvekillerinden güçlü alkışlar yükseldi. Her bir satır sırasında büyük bir coşku yaşanırken, "Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda/Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda" kısmında ise milletvekillerinden "İnşallah" sesleri yükseldi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!