Japonya Demografik Krizin Eşiğinde: Yaşlı Nüfus Oranı Yüzde 29,6 ile Rekor Seviyeye Ulaştı
Japonya'da 65 yaş ve üzeri nüfus 36,2 milyona ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Ülke, yüzde 29,6'lık oranla dünyanın en yaşlı nüfusuna sahip devleti oldu.
Japonya'da demografik dönüşüm tüm hızıyla sürüyor. Ülke genelinde hızla artan yaşlı nüfus oranı, yeni bir tarihi zirveye ulaştı. Japonya İçişleri ve İletişim Bakanlığı tarafından "21 Eylül Yaşlılara Saygı Günü" öncesinde kamuoyuna sunulan güncel veriler, ülkedeki yaşlanma eğiliminin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Demografik Dönüşümde Tarihi Zirve: 36,2 Milyon Yaşlı Nüfus
Açıklanan son resmi verilere göre, Japonya'da 65 yaş ve üzerindeki kişilerin sayısı geçen yıla oranla 20 bin kişilik bir artış kaydederek 36,2 milyona ulaştı. Bu rakam, ülke tarihinin en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti. Mevcut verilerle birlikte, 65 yaş ve üstü grubun toplam nüfus içindeki payı yüzde 29,6 gibi kritik bir seviyeye yükseldi. Cinsiyet dağılımına bakıldığında ise yaşlı nüfusun 15,7 milyonunu erkeklerin, daha uzun yaşam süresine sahip olan kadınların ise 20,5 milyonunu oluşturduğu görülüyor.
Küresel Sıralamada Japonya Zirvede: İtalya ve Almanya Takipte
Japonya, "yaşlı" olarak kabul edilen 65 yaş ve üzeri nüfus oranında dünya genelinde ilk sırada yer alarak liderliğini koruyor. Gelişmiş ülkeler arasında benzer demografik sorunlar yaşayan ülkelerden İtalya yüzde 25,6'lık yaşlı nüfus oranıyla listenin ikinci sırasında bulunurken, Almanya yüzde 24,2 ile üçüncü sırada yer alıyor. Ulusal Nüfus ve Sosyal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (IPSS) tarafından yapılan uzun vadeli projeksiyonlara göre, Japonya'daki bu eğilim katlanarak devam edecek. Enstitü, 2045 yılına gelindiğinde yaşlı nüfusun 39,4 milyona ulaşacağını ve bu kitlenin genel nüfusa oranının yüzde 36,3'e kadar çıkacağını öngörüyor.
Sosyal Güvenlik ve Sağlık Sisteminde Büyük Sınav
Yaşlanan nüfusun durdurulamaz yükselişi, Japonya'nın sosyo-ekonomik yapısı üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bu durum, özellikle ulusal sağlık ve emeklilik sistemlerinin sürdürülebilirliği, doğum oranlarının artırılmasına yönelik politikaların yetersiz kalması ve kırsal bölgeler başta olmak üzere bölgesel toplulukların kalkınması gibi alanlarda çok boyutlu krizleri beraberinde getiriyor. Hükümet, iş gücü açığını kapatmak ve sosyal güvenlik sistemini ayakta tutabilmek adına yeni reform paketleri üzerinde çalışırken, azalan genç nüfus ve artan yaşlı bakımı maliyetleri ülkenin en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!