Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesinde Yeni Eğitim Yılı Başladı: MSÜ Rektörü Afyoncu ve AA Genel Müdürü Karagöz'den Tarihi Mesajlar
Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi 2026-2027 eğitim-öğretim yılı açılış töreninde Prof. Dr. Erhan Afyoncu ve Serdar Karagöz öğrencilere tarihi sorumluluklarını hatırlattı.
Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesinde 2026-2027 eğitim-öğretim yılının açılışı dolayısıyla görkemli bir tören gerçekleştirildi. Yeni dönemin ilk dersini vermek üzere kürsüye çıkan Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, öğrencilere tarihi şuur, milli teknoloji hamlesi ve küresel adalet konularında ufuk açıcı açıklamalarda bulundu. Programa katılan Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz de gençlere dünyada iz bırakacak işlere imza atmaları yönünde çağrıda bulundu.
Prof. Dr. Erhan Afyoncu'dan "Tarihi Hafıza ve Milli Mücadele" Dersi
Yeni eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilere ve eğitim camiasına hayırlı olmasını dileyerek konuşmasına başlayan MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye'nin yaklaşık 20 milyon öğrencisiyle devasa bir eğitim sistemine sahip olduğunu vurguladı. Bu dinamik nüfusun ülkenin en büyük zenginliği olduğunu belirten Afyoncu, Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesinin de Türkiye'nin en seçkin ve başarılı eğitim kurumlarından biri olduğunu ifade etti.
Konuşmasında üretkenliğin ve çalışmanın hayati önemine değinen Afyoncu, Türkiye'nin üretmeye ve her alanda başarılı olmaya mecbur olduğunu, aksi takdirde bu zorlu coğrafyada varlığını sürdürmesinin mümkün olamayacağını söyledi. Türkiye'nin geçmişte çok büyük toplumsal sınavlardan geçtiğini hatırlatan ünlü tarihçi, halkın kendi değerleriyle çatışan uygulamalara karşı demokratik tepkisini her zaman sandıkta gösterdiğini belirtti. 1950 yılında Demokrat Partinin iktidara gelişiyle ezanın yeniden aslına uygun olarak Arapça okunmaya başlanmasını buna örnek gösteren Afyoncu, kendi dedesinin de bu tarihi karar nedeniyle ömrünün sonuna kadar Adnan Menderes'e dua ettiğini paylaştı.
Türkiye'nin yakın tarihindeki vesayet odaklarının engellemelerine de değinen Prof. Dr. Erhan Afyoncu, 1980'li yıllardan itibaren başlayan başörtüsü mücadelesinin yaklaşık 30 yıl boyunca ülkenin en büyük çatışma alanlarından biri haline getirildiğini söyledi. Özellikle 28 Şubat sürecinde imam hatip lisesi mezunlarına uygulanan adaletsiz katsayı zulmünü hatırlatan Afyoncu, o dönemde sivil toplum kuruluşlarının ve vakıfların öğrencilere destek olmak için büyük çaba sarf ettiğini, ancak katsayı engeli yüzünden binlerce başarılı gencin hayalindeki üniversiteye gidemediğini veya puanının çok altında bölümlere yerleşmek zorunda kaldığını aktardı.
Öğrencilere yakın tarihi çok iyi öğrenmeleri tavsiyesinde bulunan Afyoncu, "Türkiye'nin yakın tarihini mutlaka okuyun ya da belgesellerden izleyin. Ülke olarak ve milliyetçi muhafazakar kesim olarak buraya hangi büyük mücadelelerle geldiğimizi unutmayın. Bizim hafızamız çabuk unutur, bu hafıza kaybına izin vermeyin" dedi. Sağlık şartları elveren gençleri denizci, pilot, kara subayı veya astsubay olarak Milli Savunma Üniversitesine davet eden Rektör Afyoncu, 2016 yılından sonra yapılan reformlar sayesinde artık askeri okullara girişte başörtüsünün veya imam hatip mezunu olmanın hiçbir engel teşkil etmediğini müjdeledi.
Savaş Konseptini Değiştiren Türk Teknolojisi: At ve Yaydan SİHA'lara
Türk milletinin Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan tarihi serüvenini özetleyen Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Hunlardan Göktürklere kadar uzanan süreçte askeri başarıların arkasındaki sırrın dönemin en ileri teknolojisi olan at ve yay kullanımı olduğunu belirtti. Türk adının Göktürklerle birlikte tarih sahnesine çıktığını hatırlatan Afyoncu, Orhun Yazıtları'nın Türk milletine birlik olma, mücadele etme ve rehavete kapılmama konusunda zamansız mesajlar verdiğini kaydetti.
Türk devletlerinin çok geniş coğrafyalarda hüküm sürdüğünü ifade eden Afyoncu, "Türkler çok geniş topraklara at ve yayla hakim oldular. At ve yay, o dönemin İHA'sı ve SİHA'sı demekti" benzetmesini yaptı. Oğuz Türklerinin Selçuklu ve ardından Osmanlı Devleti ile cihanşümul bir güç haline geldiğini belirten Afyoncu, Avrupalıların Anadolu'yu 1085 yılından itibaren "Türkiye" olarak adlandırmaya başladığını aktardı.
Osmanlı Devleti'nin yaklaşık 10 milyon kilometrekarelik bir alanda adaletle hüküm sürdüğünü vurgulayan Afyoncu, bugün dünyadaki çatışma bölgelerinin yüzde 70-80'inin eski Osmanlı toprakları olduğunu söyledi. Orta Doğu, Yemen, Kafkaslar, Balkanlar ve Suriye gibi bölgelerin tarih boyunca hep hassas dengelere sahip olduğunu belirten Rektör Afyoncu, Osmanlı yönetim gücünün bu coğrafyalarda uzun süreli bir barış ve düzen inşa ettiğini hatırlattı. Kuzey ve Doğu Afrika'nın Osmanlı sayesinde İslam kimliğini koruyabildiğini belirten Afyoncu, Somali'de yaşanan kuraklık ve kıtlık döneminde Batı dünyasının duyarsızlığına karşın sadece Türkiye'nin öncülüğündeki İslam ülkelerinin yardım eli uzattığını dile getirdi.
Osmanlı'nın askeri teknolojiyi en üst düzeyde kullanarak dünyayı şekillendirdiğini belirten Afyoncu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Biz topu ya da tüfeği icat etmedik ama onu bir savaş silahı haline getirerek savaş konseptini değiştiren Osmanlı oldu. İstanbul bu askeri deha sayesinde fethedildi. Bugün de durum farklı değil. SİHA'yı biz icat etmedik ama Bayraktar üretti ve Türk Silahlı Kuvvetleri bunu küresel bir savaş silahı haline getirdi. 2020 yılındaki Azerbaycan-Ermenistan Savaşı, dünya tarihinde SİHA'larla kazanılan ilk konvansiyonel savaş oldu. İslam dünyası, Fatih Sultan Mehmet'in toplarla elde ettiği üstünlükten 550 yıl sonra ilk kez bir askeri teknolojide üstünlüğü yeniden ele geçirmiştir. Bugün Türk SİHA'ları sadece bizi değil, dost ve kardeş ülkelerimiz olan Somali'yi, Kırgızistan'ı ve Azerbaycan'ı da korumaktadır. Bu sistemlerin isimlerinin Akıncı ve Kızılelma olması da tesadüf değildir, doğrudan tarihimizle bağlantılıdır."
Dünyada 7 Ekim'den sonra tüm insani değerlerin ve kuralların hiçe sayıldığı büyük bir kaos yaşandığını belirten Afyoncu, "Türkiye'nin güçlü olması, dünyadaki tüm mazlumların güçlü olması demektir. Bu kaotik dünyada var olabilmek için çok güçlü olmak zorundayız. Sizlerin gelecekte çok daha güçlü bir Türkiye'yi inşa edeceğinize inancım tamdır" diyerek sözlerini tamamladı.
AA Genel Müdürü Serdar Karagöz: "Dünyadaki Zulmü Durdurmak İçin En İyisi Olmalısınız"
Törende öğrencilere hitap eden Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, Türkiye'nin en parlak, çalışkan ve azimli öğrenci topluluklarından biriyle bir arada bulunmaktan büyük gurur duyduğunu ifade etti. Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesini kazanmanın büyük bir emek gerektirdiğini bildiğini söyleyen Karagöz, gençlere hayatlarını anlamlı kılacak işlere odaklanmaları ve mutlaka dünyada iz bırakacak bir yaşam sürmeleri tavsiyesinde bulundu.
Fark yaratmanın önemine değinen Karagöz, öğrencilere hangi mesleği seçerlerse seçsinler kendi alanlarında birer Mimar Sinan, Aziz Sancar veya Harezmi olmayı hedeflemeleri gerektiğini söyledi. İmam hatip öğrencisi olmanın sadece akademik bir başarı değil, aynı zamanda ahlaki bir duruşun da göstergesi olduğunu belirten Karagöz, bu okulun öğrencilerinin her zaman iyinin, haklının ve adaletin yanında yer aldığını ifade etti.
Dünyanın adaletsiz bir süreçten geçtiğini ve Gazze'de yaşanan soykırıma tüm insanlığın televizyon ekranlarından tanıklık ettiğini belirten Serdar Karagöz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Her akşam ekranlarda ailesini, uzuvlarını kaybetmiş masum çocukları izliyoruz. Bu zulmü kim durduracak? Biz Anadolu Ajansı olarak Gazze'deki soykırımın delillerini içeren 'Kanıt' kitabını hazırladık ve bu eseri okul kütüphanenize hediye ediyorum. Oradaki fotoğraflar canınızı acıtabilir ama gerçekler böyledir. Bu kötülükle mücadele edebilmek için sadece haklı olmak yetmez; aynı zamanda donanımlı, güçlü ve başarılı olmak zorundayız. Bugün dünyayı ve teknolojiyi kontrol eden soykırımcılardan daha fazla bilgiye sahip olmak zorundasınız."
Öğrencilerin küresel adaletsizliklere karşı teknoloji, bilim, ekonomi ve kültür alanlarında lider roller üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Karagöz, "Eğer mühendis olacaksanız, Selçuk abiniz (Selçuk Bayraktar) gibi fark yaratan bir mühendis olun. Eğer mimar olacaksanız Mimar Sinan gibi olun. Bu ülkenin ve insanlığın sizden beklentisi çok yüksek. Yarının dünyasını bu soykırımcılardan, siyonistlerden ve dünyayı cehenneme çeviren ahlaksızlardan sizler kurtaracaksınız" dedi.
Törenin sonunda Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Şeyma Şahin, değerli paylaşımları için Prof. Dr. Erhan Afyoncu ve Serdar Karagöz'e teşekkür ederek hediye takdiminde bulundu. Ardından Afyoncu ve Karagöz, TEKNOFEST bünyesinde düzenlenen yarışmalarda derece elde ederek okulu gururlandıran dron takımına ödüllerini verdi. Program, çekilen hatıra fotoğraflarının ardından coşkuyla sona erdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!