Kalp ve Damar Sağlığı: Anne Karnında Başlayan Ömür Boyu Süreç
Kalp ve damar sağlığı, anne karnında başlayıp yaşam boyu süren bir süreçtir. Dr. Ali Ümit Yener, kalp krizlerinin önlenmesi için sigara ve sağlıksız alışkanlıklardan kaçınılması gerektiğini vurguluyor.
Antalya
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Ümit Yener, kalp ve damar sağlığının aslında anne karnında başladığını ve yaşam boyu süren bir süreç olduğunu belirtti. AA muhabirine konuşan Yener, bu sürecin çeşitli faktörlerden etkilendiğini vurguladı.
Yener, kalp sağlığını etkileyen en önemli faktörlerin yaş, cinsiyet ve özellikle genetik faktörler olduğunu ifade etti. "Annemizden, anneannemizden ve dedemizden aldığımız genetik mirası değiştiremiyoruz. Ancak bu genetik faktörlerin üzerine sağlıksız alışkanlıklar ekleyerek süreci kötüleştirebiliyoruz. Sigara, alkol kullanımı, diyabet, yüksek tansiyon ve kolesterol gibi etkenler kalp hastalıkları riskini artırıyor," dedi.
"Sigara Kadar Zararlı Az Şey Var"
Kalp krizlerini önlemek adına bazı tavsiyelerde bulunan Yener, sigara kullanımının kalp krizlerinin en büyük sebeplerinden biri olduğunu belirtti.
Sigara içmenin, genetik miras üzerine eklenen en büyük zararlardan biri olduğunu belirten Yener, "Sigara içen bir hasta, 'Hocam, sadece bir tane içiyorum.' diyor. Ancak bir tane sigara ile bir paket sigara neredeyse aynı etkiyi yapıyor. Hastalarımıza düzenli kontrollerini ihmal etmemelerini, özellikle tansiyon, şeker ve kolesterol seviyelerine dikkat etmelerini öneriyoruz. En az üç ayda bir doktor kontrolüne gitmeleri kritik önem taşıyor," dedi.
İleri Tedavi Yöntemleri Mevcut
Prof. Dr. Yener, kalp krizinin en önemli belirtisinin şiddetli bir göğüs ağrısı olduğunu, özellikle iman tahtası bölgesinde avuç içi kadar bir baskı şeklinde hissedilen bu ağrının yarım saatten fazla sürmesi halinde acil servise başvurulması gerektiğini belirtti.
Yener, koroner arterlerin ilaç, anjiyo veya cerrahi müdahalelerle tedavi edilebildiğini kaydetti. "Ameliyat seçeneklerimiz oldukça geniş. Koroner anjiyo sonrasında çeşitli bypass teknikleri uyguluyoruz. Yeni teknikler sayesinde, yaklaşık üç-dört santimlik kesilerden bypass işlemi yapabiliyoruz. Bazen kalbi durdurarak, bazen de durdurmadan bu işlemi gerçekleştiriyoruz," ifadelerini kullandı.
Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!