Kısaca
- Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde 2009 yılından beri kayıp olan Gülşen Uyar'ın yaşadığı evde yapılan kazıda kemikler ve balta bulundu.
- Soruşturma sürecinde komşuların ifadelerine başvurulmasının ardından, Uyar'ın kaybolmadan önce yaşadığı 3 katlı müstakil evde 4 Ekim tarihinde yangın çıktı.
- Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde 2009 yılında 52 yaşındayken ortadan kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan 2 çocuk annesi Gülşen Uyar'ın dosyası, Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden açıldı.
Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde 2009 yılında 52 yaşındayken ortadan kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan 2 çocuk annesi Gülşen Uyar'ın dosyası, Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden açıldı. Soruşturma sürecinde komşuların ifadelerine başvurulmasının ardından, Uyar'ın kaybolmadan önce yaşadığı 3 katlı müstakil evde 4 Ekim tarihinde yangın çıktı. İtfaiye raporuyla kundaklama sonucu çıktığı belirlenen yangın sonrası, binanın zemininde başlatılan kazı çalışmalarında insan kemikleri, diş kalıntıları ve suç aleti olduğu değerlendirilen bir balta bulundu.
Kızılcahamam'daki kazı çalışması nasıl yürütüldü?
Kızılcahamam İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Araştırma ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmalarına, Ankara Asayiş Şube Kayıp Şahıslar Büro Amirliğine bağlı kadavra köpeği Herkül de katıldı. Üç gün süren titiz çalışmalar sonucunda, evin zemininde yaklaşık 2 metre derinlikte tuğla ve kiremitlerle örülmüş, üzeri kireçle kapatılıp beton dökülmüş bir bölme tespit edildi. Bulunan kemik ve diş kalıntıları, Gülşen Uyar'ın kızından alınan DNA örnekleriyle karşılaştırılmak üzere Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. 
Yangın ve soruşturma süreci nasıl gelişti?
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ancak ifadesinin ardından serbest bırakılan Ali Y., yangını Gülşen Uyar'ın eski kayınvalidesi Şerife K.'nin yönlendirmesiyle çıkardığını iddia etti. Ali Y., "Şerife Teyze bana dedi ki; 'Kokuyor, oraya bir kibrit at. Bir şey olmaz' dedi" şeklinde ifade vererek, evin boş olduğunu düşünerek yangını başlattığını öne sürdü. Eski kayınvalide Şerife K. ise iddiaları reddederek, eski gelininin akli dengesinin yerinde olmadığını ve kayboluşunun ardından çocuklarına kendisinin baktığını savundu.

Kızılcahamam'da 2009 yılından bu yana kayıp olan Gülşen Uyar'ın akıbetini aydınlatmak amacıyla başlatılan soruşturma, 4 Ekim'de gerçekleşen kundaklama olayı ve ardından evde yapılan kazı çalışmalarıyla yeni bir boyut kazandı. Emniyet güçleri, bulunan kemiklerin Uyar'a ait olup olmadığını kesinleştirmek için adli tıp raporunu beklerken, şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda olayla bağlantılı kişilerin tespiti için çalışmalarını sürdürüyor.
Hukuki süreç, Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek DNA analiz sonuçlarına göre şekillenecek. Elde edilecek bulgular, 15 yıllık kayıp dosyasının cinayet soruşturmasına dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek temel delil niteliği taşıyor. İlgili makamlar, soruşturmanın selameti açısından tanık ifadelerini ve fiziksel delilleri birleştirerek yargı sürecini ilerletmeyi hedefliyor.
Çıkarılacak sonuç
Olayın gelişimi, 15 yıl boyunca çözülemeyen bir kayıp vakasının, metruk bir binada çıkan yangın ve ardından yapılan detaylı kriminal incelemelerle aydınlatılmaya yaklaştığını göstermektedir. Özellikle evin zemininde kireçlenmiş ve betonlanmış bir bölmede kemiklerin bulunması, olayın bir cinayet şüphesi taşıdığına dair güçlü emareler sunmaktadır.
Kullanılan yöntemler ve suç aleti olduğu değerlendirilen baltanın bulunması, olayın planlı bir şekilde gizlenmeye çalışıldığı ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek sonuçlar, dosyanın faili meçhul durumdan çıkarılarak yargı önüne taşınması noktasında belirleyici olacaktır.
Muhtemel etkiler
DNA sonuçlarının Gülşen Uyar ile eşleşmesi durumunda, uzun süredir faili meçhul kalan dosya bir cinayet davasına dönüşebilir ve bu durum şüpheliler hakkında ağır ceza talebiyle dava açılmasına yol açabilir. Ayrıca, kundaklama iddiası ve eski kayınvalide ile komşu arasındaki çelişkili ifadeler, soruşturmanın genişleyerek yeni gözaltıları beraberinde getirmesine neden olabilir.
Bölge halkı üzerinde büyük bir şok etkisi yaratan bu gelişme, uzun yıllardır kapalı olan dosyaların yeniden incelenmesi konusunda kamuoyunda bir beklenti oluşturabilir. Olayın aydınlatılması, benzer durumdaki diğer kayıp dosyaları için de emsal teşkil edebilir.
Kaynak: Milliyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!