KKTC'den Net Kıbrıs Mesajı: "Dönüşümlü Başkanlık Pozisyonumuza Taban Tabana Zıt"
KKTC Dışişleri Bakanlığı, federal çözüm modeli ve "dönüşümlü başkanlık" dayatmalarına tepki göstererek, Türkiye ile yürütülen ortak politikayı vurguladı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs meselesinde gelinen son aşamaya dair stratejik bir yazılı açıklama yayımladı. Bakanlık, KKTC hükümetinin anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir fikir birliği içinde yürüttüğü Kıbrıs politikasının temel taşlarını bir kez daha ilan etti. Yapılan açıklamada, adada kalıcı ve adil bir çözüme ulaşılabilmesinin yegane yolunun, uluslararası toplumun KKTC’nin eşit statüsünü kabul etmesinden geçtiği belirtildi. Adanın mevcut gerçekliğinde yan yana yaşayan iki ayrı halkın ve iki ayrı bağımsız, egemen devletin var olduğu gerçeği kuvvetle vurgulandı.
Dönüşümlü Başkanlık Modeline Sert Tepki: "Pozisyonumuza Taban Tabana Zıt"
Son günlerde uluslararası arenada ve bazı çevrelerde yeniden sıcak bir gündem maddesi haline getirilmeye çalışılan "dönüşümlü başkanlık" modeline KKTC Dışişleri Bakanlığı'ndan kesin bir dille ret yanıtı geldi. Bu modelin geçmişte onlarca yıl boyunca müzakere masasında ele alındığı hatırlatılan açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Kıbrıs Türk halkının eşit statüsünü sindirememesi, yönetimi ve adadaki zengin kaynakları paylaşmayı kesin bir dille reddetmesi nedeniyle bu sürecin tamamen çöktüğü ifade edildi. Bakanlık, dönüşümlü başkanlık sisteminin özünde üniter bir devlet yapısını öngördüğünü ve bu durumun KKTC’nin egemen eşitlik temelli vizyonuyla taban tabana zıt olduğunu kamuoyuna duyurdu.
Avrupa Parlamentosu'nun "İki Sandalye" Girişimine Karşı Kararlı Duruş
KKTC Dışişleri Bakanlığı'nın hedefinde, Avrupa Parlamentosu bünyesinde Kıbrıslı Türkler için ortaya atılan "iki sandalye" formülü de vardı. Bu yöndeki girişimlerin samimiyetten uzak ve tehlikeli adımlar olduğunu belirten bakanlık, bu yaklaşımın Kıbrıs Türk halkının meşru temsilini dışladığını vurguladı. Açıklamada, bu formülün kabul edilmesinin, Rum tarafının 1963 yılında silah zoruyla gasbettiği sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti" statüsünün ve bu gayrimeşru zemin üzerine inşa edilen Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin zımnen tanınması anlamına geleceği kaydedildi. KKTC hükümeti, Kıbrıs Türk halkının kendi haklarını yok sayan bu tür diplomatik manevralara asla destek vermeyeceğini net bir şekilde ifade etti.
Uluslararası Topluma Egemen Eşitlik ve Statü Çağrısı
Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının pazarlık konusu yapılamayacağının altını çizen Dışişleri Bakanlığı, kalıcı bir uzlaşının ancak adadaki iki devletli realitenin kabulüyle başlayabileceğini belirtti. Açıklamada, uluslararası topluma ezberleri bozma ve KKTC’nin egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünü tescil etme çağrısı yapıldı. Türkiye ile eşgüdüm halinde yürütülen kararlı politikanın, adada barış ve istikrarın yegane anahtarı olduğu belirtilerek, KKTC'nin hak ve menfaatlerini koruma kararlılığından taviz verilmeyeceği mesajı güçlü bir şekilde yinelendi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!