Körfez'deki Gelişmeler Türkiye'yi İslami Finansın Merkezi Yapabilir
Körfez'deki gelişmeler Türkiye'yi İslami finans merkezi yapma potansiyelini öne çıkarıyor. İstanbul, bu alanda önemli bir rol üstlenebilir.
İstanbul'da Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenlenen Anadolu Ajansı (AA) Katılım Finans Zirvesi, Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) işbirliğiyle gerçekleşti.
Zirve sırasında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dünya Katılım Bankası Genel Müdürü Göktaş, katılım finans sisteminin Türkiye'de yaklaşık 40 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirtti ve bu sürecin olgunlaşma aşamasında ciddi adımlar atıldığını ifade etti.
Körfez bölgesindeki son gelişmelerle Türkiye'nin önemli bir fırsat yakaladığını söyleyen Göktaş, savaşın istenmeyen bir durum olduğunu ancak bu durumun Türkiye'yi alternatif bir finans merkezi haline getirdiğini belirtti.
Göktaş, İstanbul Finans Merkezinin altyapı yatırımları sayesinde bu sürece hazırlıklı olduğunu vurguladı ve İstanbul'un önce bölgesel ardından küresel bir finans merkezi olabilmesi için çeşitli finansal enstrümanların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Göktaş, mevcut yatırım enstrümanlarının artık yeterli olmadığını ve bu bağlamda altın üzerine odaklanmış bir banka olarak, altınla ilgili yeni ürünler geliştirmeye çalıştıklarını dile getirdi. Bu ürünlerin uluslararası alanda da kullanılabilir hale gelmesiyle Türkiye'nin katılım finans merkezi olma yolunda önemli adımlar atacağını belirtti.
Katılım finans sisteminde altın dışında gümüş, paladyum gibi kıymetli madenlerle ilgili çalışmaların da devam ettiğini belirten Göktaş, altının yüzyıllardır tercih edilen bir yatırım aracı olduğunu vurguladı.
Göktaş, son dönemde gümüşün de önem kazandığını, ancak 28 Şubat'ta başlayan savaşla birlikte gümüşün biraz geri planda kaldığını düşündüğünü söyledi. Gümüşün sanayideki kullanımının artmasıyla değerinin de altına paralel olarak yükseleceğini belirtti.
Körfez sermayesinin ve yabancı yatırımların Türkiye'ye çekilebilmesi için sermayenin neden Körfez'e yöneldiğinin iyi analiz edilmesi gerektiğini söyleyen Göktaş, Orta Doğu'daki savaş nedeniyle bölgede bir boşluk oluştuğunu dile getirdi.
Dubai, Katar ve Bahreyn gibi ülkelerin ciddi sermaye çektiğini ifade eden Göktaş, savaşla birlikte bu ülkelerin güvenliğinin sarsıldığını ve güvenlik endişesinin kıymetli maden yatırımcıları için önemli bir faktör olduğunu belirtti.
Göktaş, Türkiye'nin bu yatırımları çekebilmesi için yasal düzenlemelerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı ve şu anda bölgedeki en önemli İslami finans merkezi olma potansiyeline sahip ülkenin Türkiye, şehrin ise İstanbul olduğunu söyledi.
Orta Doğu'da faaliyet gösterme planlarına ilişkin olarak Göktaş, bunun ikili ilişkiler ve anlaşmalarla mümkün olabileceğini belirtti ve Türkiye'deki bazı kuruluşların uluslararası nitelik kazanması gerektiğini ifade etti.
Suriye'nin İslam coğrafyasında önemli bir yere sahip olacağını söyleyen Göktaş, bölgenin yeniden imar edilmesi ve kalkındırılmasının gündemde olduğunu, bunun da ekonomik hareketlilik yaratacağını belirtti.
Göktaş, Türk bankalarının özellikle katılım bankalarının Suriye'de fiilen bulunmasının önemli bir güvence oluşturacağını dile getirdi.
Afrika ile yapılan ticarette karşılaşılan zorluklara değinen Göktaş, ticaret yaptıkları ülkelerden para transferinde yaşanan zorluklar nedeniyle firmaların bu bölgelere yönelmekte tereddüt ettiğini belirtti.
İhracatın Türkiye için önemli bir kalem olduğunu ifade eden Göktaş, bu coğrafyalara ihracat yapabilmek için o bölgelerde bankacılık olarak da varlık göstermenin önemine dikkat çekti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!