Kısaca
- Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kozinoğlu’nun kalp hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiği yönündeki rapora ve zehirlenme bulgusu olmadığına itiraz ediyor.
- Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Kasım 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Kozinoğlu’nun hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan tıbbi rapora resmi olarak itiraz edeceğini duyurdu.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Kasım 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Kozinoğlu’nun hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan tıbbi rapora resmi olarak itiraz edeceğini duyurdu. Söz konusu raporda ölüm nedeninin kalp hastalığı olduğu belirtilirken, savcılık makamı bu bulguları ve zehirlenmeye dair delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmeleri kabul etmeyerek hukuki süreci bir üst aşamaya taşıma kararı aldı.
Savcılık hangi bulgulara itiraz ediyor?
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırlanan raporda yer alan iki temel noktaya karşı çıkıyor. Savcılık, Kozinoğlu’nun ölümünün doğrudan kalp hastalığıyla ilişkilendirilmesine ve vücudunda zehirlenmeye dair herhangi bir tıbbi delil bulunmadığına yönelik tespitlere itiraz ediyor. Bu itiraz, dosyanın yeniden incelenmesi ve ölüm nedeninin daha detaylı bir şekilde araştırılması talebini içeriyor.
Dosya Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na mı gidiyor?
Başsavcılığın itiraz dilekçesinin ardından, mevcut dosyanın kapsamlı bir inceleme yapılması amacıyla Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na gönderilmesi bekleniyor. Kurulun yapacağı inceleme, ölümün üzerindeki şüphelerin giderilmesi ve nihai tıbbi görüşün belirlenmesi açısından kritik bir aşama olarak değerlendiriliyor. Bu süreç, yargı makamlarının olayla ilgili kesin bir sonuca ulaşması için atılan bir adım olma özelliği taşıyor.
Neslihan Keskin tarafından aktarılan bilgilere göre, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin hazırlanan raporun içeriğine karşı çıkarak 6 Kasım 2026 tarihinde itiraz sürecini başlattı. Savcılık, kalp hastalığı teşhisine ve zehirlenme bulgusunun yokluğuna dair raporu yetersiz bularak, dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından tekrar değerlendirilmesini talep etti.
Hukuk sisteminde bilirkişi raporlarına karşı savcılık makamının itiraz hakkı, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için kullanılan temel bir yoldur. Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu, ilgili branşlardaki uzmanlardan oluşan en üst kurul olarak, alt birimlerin hazırladığı raporları denetleme ve nihai görüş bildirme yetkisine sahiptir. İtiraz süreci tamamlandığında, kurumun vereceği yeni rapor mahkeme süreci için esas teşkil edecektir.
Çıkarılacak sonuç
Yaşanan bu gelişme, savcılık makamının mevcut tıbbi raporu yeterli bulmadığını ve ölüm olayının arka planında farklı etkenlerin olabileceği şüphesini koruduğunu göstermektedir. Hukuki süreçte raporların tarafsız ve kapsamlı bir şekilde incelenmesi, adaletin tecellisi ve kamuoyunun bilgilendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Muhtemel etkiler
Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’nun yapacağı inceleme, davanın seyrini tamamen değiştirebilir. Eğer kurul, savcılığın itirazlarını haklı bularak farklı bir tıbbi sonuca ulaşırsa, soruşturmanın kapsamı genişleyebilir ve yeni bir hukuki süreç başlayabilir. Bu durum, olayın aydınlatılmasına yönelik beklentileri artırabilir ve yargı mercilerinin daha derinlemesine bir araştırma yapmasını zorunlu kılabilir.
Kaynak: Milliyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!