Kuytulcular Operasyonunun Perde Arkası: Kaçırılan İş İnsanı Koray Sarısaçlı Yaşadığı Dehşeti Anlattı
Adana merkezli 6 ilde düzenlenen Kuytulcular operasyonunda 32 şüpheli gözaltına alınırken, kaçırılan iş insanı Koray Sarısaçlı işkence dolu günleri anlattı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kapsamlı bir soruşturma doğrultusunda, kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen ve Alparslan Kuytul'un liderliğini yürüttüğü belirtilen yapılanmaya yönelik dev bir operasyon gerçekleştirildi. Emniyet güçlerinin 6 ilde bulunan 49 farklı adrese düzenlediği eş zamanlı baskınlarda, Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul da dahil olmak üzere toplam 32 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "örgüt üyeliği", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "nitelikli dolandırıcılık", "resmi belgede sahtecilik" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından yasal işlem başlatıldı. Soruşturmanın en sarsıcı detayını ise, grubun 2021 yılında kaçırdığı iddia edilen iş insanı Koray Sarısaçlı'nın maruz kaldığı işkenceleri anlattığı ifadeleri oluşturdu.
"Milyon Dolarlık Varlıklarıma Çökmek İstediler"
İş insanı Koray Sarısaçlı, Alparslan Kuytul ve beraberindeki grubun kendisini uzun süredir hedef aldığını ve gayrimenkulleri ile ticari varlıklarına zorla el koymaya çalıştığını iddia etti. Sürekli tehdit ve şantaj altında bırakıldığını dile getiren Sarısaçlı, "Beni ağır baskı altında tutarak zorla vekaletname vermemi sağladılar. Güvende hissetmediğim için bu vekaletleri vermek zorunda kaldım. Ancak daha sonra durumun vahametini fark edip tüm vekaletleri iptal ettirdim. İşte her şey bundan sonra başladı. Vekaletleri iptal etmem üzerine işi daha da ileri götürerek beni güpegündüz kaçırdılar" dedi. Sarısaçlı, grubun asıl hedefinin kendisine ait olan 100 dönümlük kiraz bahçesi, 75 yataklı hastane ve bölgedeki tek ruhsatlı özel laboratuvar olduğunu vurguladı.
"Hücrede Elektroşoklu İşkence ve Kırık Kaburgalar"
Kaçırıldıktan sonra götürüldüğü gizli adreste insanlık dışı muamelelere maruz kaldığını belirten Koray Sarısaçlı, yaşadığı dehşet dolu günleri şu sözlerle aktardı: "Beni yaklaşık 2-3 metrekare büyüklüğünde, adeta bir hayvanın bile barınamayacağı kadar dar ve tamamen karanlık bir yerde tuttular. Gözlerimi bağlayıp üzerime çıkarak beni acımasızca darp ettiler. Ellerimi o kadar sıkı bağlamışlardı ki parmaklarım şişti ve hissizleşti. Elektroşok cihazıyla defalarca işkence yaptılar. Üzerime basıp tekmeledikleri sırada kaburgamın kırıldığını hissettim. Beni başka bir yere naklederlerken acıdan yürümekte bile zorlanıyordum."
Karanlık hücrede zaman algısını tamamen yitirdiğini ifade eden Sarısaçlı, "Orada beni tam 12-13 gün boyunca alıkoydular. Gece ile gündüzü ayırt edemiyordum. Günlerin geçtiğini sadece dışarıdan çok derinden gelen ezan seslerini dinleyerek tahmin etmeye çalışıyordum" diye konuştu.
"6-7 Milyon Dolarlık Senetle Serbest Bırakıldım"
Serbest bırakılmasının ancak ağır şartlar altında gerçekleştiğini kaydeden Sarısaçlı, "Beni serbest bırakmak için aleyhlerinde tek bir kelime konuşmayacağıma dair söz aldılar ve üzerimde kurdukları baskıyla tam 6-7 milyon dolar değerinde senetler imzalattılar. Çıktıktan sonra da zorla yeniden vekalet aldılar. Ancak ben özgürlüğüme kavuşur kavuşmaz doğrudan emniyete giderek şikayetçi oldum" ifadelerini kullandı.
Hastaneden kaburgasında kırık olduğuna dair resmi rapor aldığını belirten Sarısaçlı, karşı tarafın hedef saptırmak amacıyla kendisi olmadan bir kadın doğum hastanesinden "kırık yoktur" şeklinde usulsüz bir rapor temin ettiğini öne sürdü. Sarısaçlı, "Mahkeme huzurunda o raporu veren doktorla yüzleşmeye hazırım, kafa karışıklığı yaratarak suçtan kaçmaya çalışıyorlar" dedi.
Alparslan Kuytul’un organizasyon içerisindeki rolüne de dikkat çeken iş insanı, "Alparslan Kuytul her zaman arka planda kalmayı tercih eder. Ön tarafa ise kendi elemanlarını sürerek kendini gizlemeye çalışır. Benim kaçırılmamın ve bu işkencelerin arkasındaki asıl planlayıcı Alparslan Kuytul ve onun yönlendirdiği ekibidir" iddiasında bulundu. Koray Sarısaçlı'nın kaçırılması ve yağmalanmasıyla ilgili davanın görülmesine Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinde devam ediliyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!