Londra’dan Netanyahu’ya Sert Uyarı: İsrail Dünyadaki Müttefiklerini Tek Tek Kaybediyor
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Netanyahu hükümetinin Gazze ve Batı Şeria politikalarıyla küresel desteğini tamamen yitirdiğini açıkladı.
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, İsrail hükümetinin Gazze ve Batı Şeria’da yürüttüğü politikalar nedeniyle küresel ölçekte yalnızlaştığını belirterek, Tel Aviv yönetiminin dostlarını tek tek kaybettiğini vurguladı. Eski bakan Rory Stewart ve eski Başbakan Tony Blair'in basın danışmanı Alastair Campbell tarafından hazırlanan "The Rest is Politics" adlı podcast programına katılan Miliband, uluslararası kamuoyunun bölgede yaşanan dram karşısında derin bir infial içinde olduğunu ifade etti. Bakan Miliband, "İsrail hükümeti dostlarını kaybediyor. Müttefik kazanmıyor, tam aksine müttefiklerini kaybediyor" diyerek Londra'nın mevcut gidişata yönelik net tavrını ortaya koydu.
"Etnik Temizlik" ve "Savaş Suçları" Çıkışının Arkasındaki İnsani Boyut
İngiltere'nin, işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı şekilde kurulan İsrail yerleşim birimleriyle ticareti yasaklama kararına değinen Miliband, bu süreçte kullandığı "etnik temizlik" ve "savaş suçları" nitelendirmelerinin arkasındaki insani boyutu paylaştı. Kendisi de Yahudi kökenli olan ve Nazi toplama kamplarında babasıyla birlikte 60 yakınını kaybetmiş bir annenin oğlu olduğunu hatırlatan Dışişleri Bakanı, bu sert çıkışı yaparken annesinin adalet anlayışından ilham aldığını belirtti.

Miliband, karar sürecindeki içsel sorgulamasını şu sözlerle aktardı: "Bu açıklamayı yaparken üzerinde çok düşündüm. Ne kadar ileri gitmem gerektiği konusunda kendimle mücadele ettim. Sonra annemin ne diyeceğini düşündüm. Annem hayatta olsaydı, 'Filistinlilerin yaşadığı bu büyük acıya bak ve bu haksızlığı açıkça dile getir' derdi." İsrail ile ikili ilişkileri güçlendirmek istediklerini ancak yasa dışı işgale de göz yummayacaklarını vurgulayan Bakan, alınan ticaret yasağı kararının uluslararası ortakların desteğiyle bir amaca hizmet edeceğine inandığını söyledi.

Gazze'de Kasıtlı İnsani Kriz ve Engellenen Yardımlar
Gazze Şeridi'ndeki insani durumu "tarif edilemez derecede korkunç" olarak nitelendiren Ed Miliband, bölgeye insani yardımların girişinin kasıtlı bir stratejiyle engellendiğini savundu. Silah yapımında kullanılabileceği iddiasıyla "çift kullanımlı mallar" kategorisine sokulan tamamen masum sivil malzemelerin engellenmesine tepki gösteren Miliband, önümüzdeki hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında Ürdün ile ortaklaşa bir konferans düzenleyerek Gazze'deki sağlık krizine dikkat çekeceklerini açıkladı.
Bölgede daha fazlasını yapamamış olmanın derin hayal kırıklığını yaşadığını ifade eden İngiliz Bakan, 7 Ekim 2023'ten sonra yaşanan yıkımın hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını, geçici ateşkes ilanından sonra bile 1200 Filistinlinin hayatını kaybettiğini hatırlattı. Miliband, bölgede sunulan 20 maddelik barış planının uygulanmadığını ve İsrailli yetkililerin açıklamalarının sadece direnişçileri hedef almadığını, tüm Gazze halkını yerinden etmeye yönelik bir mesaj taşıdığını vurguladı.
"Netanyahu İsrail'i Daha Güvensiz Hale Getiriyor"
İsrail'de önümüzdeki ay gerçekleştirilecek seçimler öncesinde seçmenlere seslenen Miliband, işgal sürdüğü müddetçe uluslararası toplumun sessiz kalmayacağını belirtti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun politikalarının ülkesini korumadığını, aksine daha savunmasız hale getirdiğini savunan Miliband, "İsrail'in gerçek güvenliği ancak iki devletli çözümle mümkündür. Netanyahu ise İsrail'i daha güvenli değil, daha güvensiz bir konuma sürüklüyor" dedi.

İki devletli bir yapı inşa edilmeden Orta Doğu'da kalıcı barışın sağlanamayacağını belirten Miliband, İsrail hükümetinin küresel desteğini kaybettiğini yineledi. Konuşmasında küresel diplomasiye de değinen Bakan, ABD ile olan müttefikliğin önemini koruduğunu ancak değişen dünya düzeninde Avrupa Birliği ve orta ölçekli güçlerle ilişkilerin de hayati olduğunu kaydetti. Ayrıca Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının küresel tedarik zincirini etkileyerek İngiliz halkının hayat pahalılığıyla karşı karşıya kalmasına yol açtığını, bu boğazın açılmasının öncelikli hedefleri arasında olduğunu sözlerine ekledi. İngiltere, 11 ülkeyle birlikte 8 Eylül tarihinde yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticareti durdurma kararı almıştı.
Kaynak: Haber7
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!