Ömür Akkor'dan Ramazan Sofrası Üzerine Önemli Tavsiyeler
Şef Ömür Akkor, Ramazan sofralarının manevi zenginliğini ve Anadolu'nun geleneksel mutfak kültürünü vurguluyor.
Ünlü mutfak araştırmacısı ve şef Ömür Akkor, Ramazan ayında iftar sofralarının manevi zenginliğini ve Anadolu'nun köklü mutfak geleneğini değerlendirdi. Akkor, günümüzde hızlı tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşmasına dikkat çekerek, yemek hazırlık süreçlerinin ve paylaşmanın önemini vurguladı.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRSon dakika... Yalova’daki 14 aylık bebeğin de yaralandığı komşu kavgasının güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktıHaberi Görüntüle
Ömür Akkor, Ramazan aylarını kariyerinin en keyifli dönemleri olarak görürken, restoranlarında Osmanlı ve Anadolu'nun geleneksel mutfak kültürünü yaşatmaya özen gösterdiğini ifade etti.
Akkor, Osmanlı ve Anadolu'nun Ramazan geleneklerinde hazırlıkların bir ay öncesinden başladığını belirterek, kış ayları için yapılan yufkaların, yaz sonunda kurulan turşuların ve doldurulan kilerlerin bu dönemin ruhunu zenginleştirdiğini belirtti.
"Hızlı Yaşamda Uzun Süre Pişirilen Yemekler Yok Oluyor"
Yemek kültürünü geniş bir hazırlık dönemi olarak tanımlayan Akkor, "Ramazan kahkeleri, gül suyu ile yapılan helvalar ve gül suyuyla yıkanan tabaklar... Tüm bu eski tarifleri, iftar sofralarında misafirlerle buluşturmak istiyorum. Hayat o kadar hızlı ki, uzun süre pişirilen yemekler ve tatlılar neredeyse yok oldu. Benim amacım, geleneksel yemekleri, tarifleri ve gerçek bir Ramazan atmosferini sofralarda yeniden görmek." dedi.

Şef Akkor, Ramazan'ın derin bir manevi boyuta sahip olduğuna dikkat çekerek, "Ramazan, aslında aylar öncesinden başlayan, önce evi, sonra sofrayı ve kalbi hazırladığımız bir dönem. Günümüzün hızlı yaşamında 'İftarda ne yesek?' diye düşünüyoruz ama bu dönemin çok daha derin bir manevi anlamı var." şeklinde konuştu.
"Paylaşmadan Sofranın Anlamı Yok"
Paylaşmanın Ramazan'da artan önemine değinen Akkor, "Ramazan sadece iftar sofrası demek değil; yardımlaşmak, yaşlıları ziyaret etmek, çocukları sevmek, iftarda mutlaka birileriyle aynı sofrada oturmak demek. Ramazan bir paylaşma ayı. Tek başına sofraya oturmanın ya da yemenin bir anlamı yok. Gelecek nesillere bırakmak istediğimiz miras, bu geleneğin paylaşma ve anlamaya dayalı olduğunu öğretmek." diye ekledi.
Ömür Akkor, iftar sofralarının vazgeçilmez unsurlarının misafirler olduğunu belirterek, "Bence sofranın olmazsa olmazı hurma ve zemzem. Erken İslam mutfağında yer alan bal, tahin ve tereyağı karışımı sahine de önemli. Türkiye'de son yıllarda çok tüketiliyor. Ramazan pidesi ve kaliteli bir beyaz peynir, bu sofraları daha da güzelleştiriyor." dedi.
Ünlü şef, Anadolu'nun binlerce yıllık mutfak mirasını bu yıl Mandarin Oriental Bosphorus İstanbul için hazırladığı özel iftar menüsünde sergiliyor. Akkor'un 25 yıllık araştırmalarının ürünü olan bu menü, erken dönem İslam mutfağından Osmanlı saray sofralarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİREl Mencho'nun ölümünün ardından kabusu yaşıyorlar! Meksikalı vatandaş son durumu Milliyet.com.tr'ye anlattı: 'Yılanın başını kesmek gibi'Haberi Görüntüle
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!