Orta Doğu Krizi ECB'nin Faiz Kararını Etkileyecek mi?
Orta Doğu'daki kriz, ECB'nin faiz kararlarını etkileyebilir. Petrol fiyatlarındaki artış, enflasyon endişelerini artırarak faiz artışı beklentilerini yükseltti.
İstanbul
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından petrol fiyatlarının yükselmesi, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz artırımı olasılıklarını gündeme getirdi. Bu beklentilerin, Orta Doğu'daki savaşın seyrine göre şekilleneceği öngörülüyor.
Orta Doğu'daki gerginlik, enerji arzını olumsuz etkileyerek petrol ve doğal gaz fiyatlarında dalgalanmalara yol açtı. Bu durum, ECB'nin faiz artışına gitmesi yönündeki baskıyı artırmış durumda.
Enerji piyasalarında yaşanan arz şoku, Avrupa'da dezenflasyon sürecini olumsuz etkilerken, ECB'nin gelecekte daha 'şahin' bir para politikası izleyebileceği düşünülüyor.
Saldırılardan önce açıklanan ekonomik veriler, bölgedeki ekonomik aktivitenin güçlü olduğunu gösteriyordu ve ECB'nin faiz indirimi yapmayacağı tahmin ediliyordu. Ancak faiz artırımı beklenmiyordu.
Saldırılar sonrasında, savaşın ne zaman sona ereceği konusundaki belirsizlikler ve artan petrol fiyatlarının enflasyonist baskıları artırması, ECB'nin faiz artırımı yapabileceği öngörülerini ön plana çıkardı.
Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle ECB'nin faiz artırımı kararı beklenenden daha erken alabileceği tahmin ediliyor.
ECB yetkilileri, enflasyon konusundaki hassasiyetlerini açıklamalarında vurguladı.
"Enerji Krizi Şu An İçin Politikayı Sıkılaştıracak Güçte Değil"
Rabobank Kıdemli Makrostratejisti Bas van Geffen, Orta Doğu'daki çatışmalar ve enerji fiyatlarındaki artışların, Avro Bölgesi için yeni riskler oluşturduğunu belirtti.
Geffen, ECB'nin bu sürecin yeni bir yüksek enflasyon dönemi başlatmaması için dikkatli olacağını ifade etti. Piyasanın faiz artırımı beklentilerinin, enerji fiyatlarındaki değişiklikler ve savaşın seyriyle paralel hareket ettiğini söyledi.
"Bir hafta içinde çok şey değişebilir, ancak enerji şokunun şu an için politikayı sıkılaştırmayı gerektirecek kadar güçlü olmadığına inanıyoruz." dedi.
Geffen, ECB'nin mart ayında faiz oranlarını sabit tutarak ekonomiye etkilerini değerlendirmesi için zaman tanıyacağını öngördü. "Mevcut şok ağırlaşmazsa veya uzun sürmezse, faiz artırımlarına gerek olmadığını düşünüyoruz." ifadesini kullandı.
Geffen, önümüzdeki iki yıl için enflasyon beklentisinin yüzde 2 civarında kalmaya devam ettiğini belirtti.
Çatışmanın tırmanması veya Hürmüz Boğazı'nın uzun süre kapalı kalması durumunda enflasyon şokunun daha da şiddetli olabileceğini vurgulayan Geffen, "Bu durum enflasyon beklentilerini artırırsa, ECB'nin hızlı hareket edeceğini düşünüyoruz. Nisan veya haziran aylarında faiz artırımı mümkün olabilir. Ancak bu yalnızca mart toplantısından sonraki haftalarda görünüm kötüleşirse gerçekleşebilir." dedi.
"Doların Zayıflığı Nedeniyle Faiz İndirimi Savunuluyordu"
ING Group Başekonomisti Peter Vanden Houte, birkaç hafta önce bazı politika yapıcıların doların zayıflığı nedeniyle faiz indirimini savunduğunu, ancak bu durumun kökten değiştiğini belirtti.
Houte, faiz artırımı spekülasyonlarının arttığını ve ECB Başkanı Christine Lagarde'ın enflasyonun kötüleşmesine artık izin verilmeyeceğine dair ifadelerini hatırlattı.
Houte, mevcut belirsizliklerin sürdüğünü belirterek, "Şu anki faiz oranları 'nötr' kabul edilirken, 2022 yılında faiz oranları hala negatifti." dedi.
Bu şartlar altında ECB'nin mart toplantısında faiz değişikliğine gitmesinin beklenmediğini aktaran Houte, "Yılın geri kalanında birçok şey savaşın süresine ve enerji piyasalarındaki arz aksamalarına bağlı olacak." değerlendirmesinde bulundu.
Houte, ECB'nin üç aylık tahminlerini yayımlayacağını ve farklı senaryolar sunacağını belirterek, "ECB, manşet enflasyonun geçici olarak yüzde 3'ün üzerine çıkmasını muhtemelen kabul edebilir. Ancak temel enflasyon ve enflasyon beklentileri belirgin bir şekilde yükselirse, ECB'nin faiz oranlarını artırması muhtemeldir." ifadelerini kullandı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!