Orta Doğu'da Artan Gerginlik: İran'dan Kritik Uyarı
İran Dışişleri Bakanı, Qesh Adası'ndaki su arıtma tesisine yapılan saldırının risklerine dikkat çekti ve misilleme olasılığını vurguladı.
HABER7 - ÖZEL
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 7 Mart Cumartesi günü düzenlediği basın toplantısında, ABD ve İsrail'in Qesh Adası'ndaki su arıtma tesisine yönelik saldırısının sonuçlarını değerlendirdi.
Arakçi, bu saldırının sivil hayatı doğrudan etkilediğini ve İran'ın altyapısına zarar vermenin tehlikeli sonuçlar doğuracağını belirtti.
Su arıtma tesislerine yönelik saldırının ardından misilleme yapılabileceğine dair endişeleri artıran Arakçi, "Bu emsali biz değil, ABD belirlemiştir." dedi.
28 Şubat'ta başlayan çatışmalarda, İran ABD üslerinin bulunduğu ülkeleri hedef alarak Körfez'de çeşitli Arap ülkelerine saldırılar düzenlemişti.

Qesh Adası'ndaki olayları emsal gösteren Arakçi, saldırı sonrası 30 köyün su ihtiyacının etkilendiğini iddia etti.
Uzmanlar, İran'ın bu saldırılara misilleme girişiminde bulunmasının yeni bir insani krize yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Prof. Dr. Kerem Alkin, ABD çıkışlı bir sosyal medya platformu olan X'te yaptığı açıklamada, Orta Doğu ülkelerinin su arıtma tesislerine bağımlılığına dikkat çekti.
Alkin, İtalya merkezli düşünce kuruluşu World Geostrategic Insight'ın bir tablosunu paylaşarak, "ABD ve İsrail'in İran'ın su arıtma tesisini hedef alması stratejik bir hata ve insanlık suçudur." ifadelerini kullandı.

Tablo, İran'ın su ihtiyacının sadece yüzde 2'sini arıtma tesislerinden karşıladığını gösterirken, Orta Doğu'daki diğer ülkelerde durumun tam tersi olduğunu ortaya koyuyor.
İsrail'in yüzde 75 oranında su arıtma tesislerine bağımlı olduğu belirtilirken, Kuveyt yüzde 90'lık oranla ilk sırada yer alıyor. Umman ise yüzde 86 ile ikinci sırada.
Suudi Arabistan yüzde 70, Bahreyn yüzde 60, Katar yüzde 50, Birleşik Arap Emirlikleri ise yüzde 42 oranında su arıtma tesislerine bağımlı.
Prof. Dr. Alkin, İran'ın misilleme yaparak su arıtma tesislerini hedef almasının, bölgedeki temiz su kaynaklarında ciddi sıkıntılara yol açabileceğini söyledi.
ABD ve İsrail'in operasyonlarının "insanlık suçu" ve "savaş suçu" olduğunu belirten Alkin, Körfez'de artan güvenlik tehdidinin, bu ülkeleri ABD-İsrail ittifakının karşısına geçirebileceğini ifade etti.
Ancak, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, aynı gün yaptığı açıklamada, bölgedeki saldırıya uğrayan ülkelere özür diledi:
"Komşu ülkelerden özür dilemek zorundayız. Onları işgal etme niyetimiz yok."

Tahran ve Washington arasında süren nükleer görüşmeler sırasında başlayan bu savaş, 9. gününde 1000'in üzerinde İranlı sivil ve askerin hayatını kaybetmesine neden oldu.
Uluslararası kuruluşlar, geniş çaplı bir savaş ihtimaline dikkat çekerken, Tahran, 6 ay sürebilecek yoğun bir çatışmaya hazır olduklarını duyurdu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!