Orta Doğu'daki Jeopolitik Gelişmeler Fed'in Faiz Politikalarını Etkiliyor
Jeopolitik gelişmeler, merkez bankalarının faiz politikalarını etkiliyor. Fed'in faiz artırımı ihtimali artıyor.
Son zamanlarda enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, dünya genelindeki enflasyonla mücadeleyi daha karmaşık hale getiriyor. ABD Merkez Bankası Fed başta olmak üzere, birçok önemli merkez bankası, daha önce gündeme gelen para politikalarını gevşetme planlarını ertelemek zorunda kalabilir.
Son dönemde açıklanan ekonomik veriler, enflasyonda beklenenden daha kalıcı bir yükseliş olduğunu gösterirken, jeopolitik riskler de enerji fiyatlarını etkileyerek piyasalarda faiz indirim beklentilerini zayıflattı. Bu süreçte, geçen bir ay içinde para piyasalarında belirgin değişiklikler gözlemlendi.
Geçen ay, piyasa beklentileri Fed'in yıl sonunda iki kez faiz indirimine gideceği yönündeyken, savaşın etkilerinin artmasıyla bu tahminler yerini daha 'şahin' adımların atılabileceği düşüncesine bıraktı. Şu anki piyasa fiyatlamaları, Fed'in bu yıl faiz oranlarını sabit tutacağına dair güçlü bir inanca işaret ediyor ancak faiz artırımı olasılığı halen değerlendirilen bir senaryo olarak kalıyor.
Jeopolitik gerilimlerin etkisiyle artan enflasyon beklentileri, tahvil piyasalarında satış baskısına sebep oldu. ABD ve Avrupa'da devlet tahvillerinin faiz oranları yukarı yönlü bir seyir izliyor. Özellikle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizleri, yüzde 4,46 seviyesine çıkarak Temmuz 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
ABD Tahvil Piyasalarında Kısa Vadeli Dalgalanma Artıyor
İş Portföy Başekonomisti Hande Şekerci, son yedi yılda ABD'de enflasyonun yıllık ortalama yüzde 3,5 seviyesinde gerçekleştiğini, bu durumun ise Fed'in yüzde 2'lik enflasyon hedefinin üzerinde kaldığını belirtti.
Şekerci, Orta Doğu kaynaklı petrol arz şokunun devreye girmesi ve yeni bir Fed başkanının göreve başlayacak olması gibi faktörlerin, ABD tahvil piyasalarında kısa vadeli dalgalanmayı artırabileceğini ifade etti.
Şekerci, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin Mart ayında yüzde 4'ün altında olduğunu, ancak şu anda yüzde 4,4'ün üzerine çıktığını belirtti ve ekledi: "Jeopolitik gerilimlerin uzaması, küresel enerji fiyatlarındaki şok ve bunun ABD enflasyonuna olası yansımaları, mevcut 10 yıllık tahvil faizinde iyimser fiyatlamaların var olduğuna işaret ediyor. Orta Doğu'daki gerilim kısa sürede çözülmezse tahvil faizlerinin yukarı yönlü hareket etme ihtimali daha yüksek."
Şekerci, merkez bankalarının arz kaynaklı şokların enflasyon üzerindeki etkisini sınırlayabilme kapasitesine sahip olduğunu, ancak bunun bir politika ikilemi yarattığını söyledi.
Enerji fiyatlarındaki artışın ekonominin genelinde maliyetleri artırarak hem enflasyonist baskıları artırdığını hem de büyüme dinamiklerini zayıflattığını belirtti.
"Para Politikası, Petrol Fiyatlarındaki Artışın Çift Yönlü Etkisini Bertaraf Edemez"
Hande Şekerci, kısa vadede enflasyon ile büyüme arasındaki ters ilişki nedeniyle politika yapıcıların zor bir denge kurması gerektiğini söyleyerek, "Eski Fed Başkanı Ben Bernanke'nin 2004'te ortaya koyduğu analiz hala geçerli. Para politikası, petrol fiyatlarındaki artışın hem resesyonist hem de enflasyonist etkilerini aynı anda bertaraf edemez." dedi.
Jeopolitik gelişmelerin, özellikle savaş kaynaklı arz şoklarının, gelişmiş ülke merkez bankalarının politika yönlendirmelerinde önemli değişikliklere yol açtığını belirtti. "Fed, Mart ayında savaşın ekonomik etkilerine ilişkin belirsizliklerin sürdüğünü vurgularken, yıl başında faiz indirim döngüsünün devam edeceği yönünde fiyatlanan beklentiler, yerini yıl içinde olası faiz artışlarının da gündeme gelebileceği bir patikaya bıraktı." diye ekledi.
"Yeni Fed Başkanı Yıl Sonu veya Ocak 2027'de Faiz Artırımına Gidebilir"
Şekerci, şu anki piyasa koşullarında Fed'in faiz indiriminden ziyade faiz artırımı beklentisinin daha baskın olduğunu belirtti. Ayrıca, Fed'in yeni başkanının faiz indirimi yerine faiz artırımı yönünde adımlar atabileceğine dair beklentilerin arttığını söyledi.
Avro Bölgesi ve İngiltere'de ise durum biraz farklı. Şekerci, bu bölgelerde enflasyonun önceliklendirileceği ve daha fazla faiz artırımı yapılacağı beklentisinin hakim olduğunu belirtti.
Avrupa Merkez Bankası'nın enflasyona karşı daha temkinli bir duruş sergilediğini ifade eden Şekerci, "Haziran ayında faiz artırımına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Ancak avro/dolar paritesine dair beklentiler zayıf, paritenin yıl sonunda daha düşük seviyelerde olması bekleniyor." dedi.
Genel olarak yapılan çalışmalar, küresel enerji fiyat şoklarının Avro Bölgesi'nin büyümesini olumsuz etkilediğini, ABD ekonomisinin ise enflasyon üzerinde daha büyük bir etki yarattığını gösteriyor. Fed'in yeni başkanının bir süre bekle-gör duruşunu benimseyerek, bu yıl sonu veya Ocak 2027'de faiz artırımı yönünde adımlar atabileceği düşünülüyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!