Otizm: Hastalık Değil, Farklı Bir Dünya
Otizm bir hastalık değil; beynin dünyayı algılayış biçiminde bir çeşitlilik. Doğru destekle çocuklar, sosyal ve iletişim becerilerini geliştirebilir.
DÜZCE (İHA) – Dr. Meryem Seçen Yazıcı, otizmin bir hastalık olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, "Otizm, beynin dünyayı algılama ve işleme biçimindeki bir çeşitlilik olarak tanımlanabilir" dedi.
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Meryem Seçen Yazıcı, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü vesilesiyle açıklamalarda bulundu. Otizmi, çocukların sosyal iletişim kurma biçimlerini, çevreleriyle etkileşimlerini ve davranış kalıplarını etkileyen nörogelişimsel bir durum olarak tanımlayan Dr. Yazıcı, "Otizm, beynin dünyayı işleme biçimindeki farklılıkla karakterizedir. Her çocukta aynı belirtiler farklı yoğunlukta görülebilir, bu durum spektrum teriminin kullanılmasına yol açar. Kimi çocukta belirtiler erken yaşta fark edilse de, bazılarında daha geç ortaya çıkabilir" dedi.
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yazıcı, ilk belirtilerin genellikle iletişim ve sosyal etkileşimde kendini gösterdiğini vurguladı: "İsmiyle çağrıldığında tepki vermeme, sınırlı sosyal gülümseme, göz teması kurmaktan kaçınma, ortak dikkat eksikliği gibi durumlar erken belirtiler arasındadır. Ayrıca, yaşıtlarına ilgisizlik, konuşmada gecikme, tekrarlayıcı hareketler, rutinlere aşırı bağlılık ve duyusal hassasiyetler de dikkat çekici unsurlar arasındadır. Aileler genellikle bir şeylerin farklı olduğunu hisseder ve bu sezgi mutlaka dikkate alınmalıdır" şeklinde konuştu.
Otizm Yaygınlaşıyor
Otizm tanısı alan çocukların sayısındaki artışa dikkat çeken Yazıcı, "2000'li yıllarda 150 çocukta 1 olarak görülen otizm, 2022'de her 31 çocuktan birinde görülüyor. Ancak bu artış, sadece otizm vakalarının artışı olarak yorumlanmamalı. Tanı yöntemlerinin gelişmesi ve farkındalığın artmasıyla daha doğru teşhisler konulabiliyor. Hem gerçek bir artış hem de tanı koymadaki ilerlemeler bu durumun sebepleri arasında" dedi.
Erken Tanı Çok Önemli
Erken tanının çocukların gelişimi üzerindeki etkisini vurgulayan Yazıcı, "Eğer bir çocuk ismine dönüp bakmıyorsa, göz teması sınırlıysa, konuşma gecikmişse, beklemeden bir uzmana danışılmalıdır. Ebeveynlerin 'bir şeyler farklı' hissi genellikle doğru olur ve dikkate alınmalıdır. Erken tanı, çocuğun gelişim seyrini belirleyen en önemli faktörlerden biridir" diye belirtti.
Artık Beklemiyoruz
Dr. Yazıcı, "Özellikle ilk iki yıl gelişimin altın dönemidir" diyerek, "Beynin en esnek olduğu yıllarda yapılan müdahaleler, iletişim ve sosyal becerilerde önemli kazanımlar sağlar. Artık 'bekle ve gör' dönemi sona erdi; en ufak bir belirti fark edildiğinde harekete geçmek gerekiyor" dedi.
Otizmi, grip gibi geçici veya tamamen ortadan kaldırılacak bir hastalık olarak görmenin doğru olmadığını belirten Yazıcı, "Otizm, doğru destekle yönetilebilir bir nörogelişimsel durumdur. Çocuklar doğru destekle iletişim becerilerini, sosyal uyumlarını ve bağımsız yaşam kapasitelerini geliştirebilir" dedi.
Ekran Kullanımı ve Otizm
Yazıcı, teknolojinin otizmli çocuklar üzerindeki etkilerine de değindi: "Kontrolsüz ekran maruziyeti ciddi bir risk taşıyor. Ekran kullanımı tek başına otizme neden olmaz ancak sosyal gelişimi yavaşlatabilir. 0-2 yaş arasında mümkünse ekran önermiyoruz, 2-5 yaş arasında ise ebeveyn eşliğinde günde en fazla bir saat olmalı" dedi.
Yazıcı, "Doğru çerçevede kullanıldığında teknoloji faydalı olabilir. Özellikle alternatif iletişim uygulamaları ve yapılandırılmış eğitim içerikleri işlevsel bir araç olabilir" açıklamasını yaptı.
Otizm Hakkında Yanlış İnançlar
Dr. Yazıcı, otizmle ilgili yanlış inançların yaygın olduğunu belirtti: "En sık karşılaştığımız yanlışlardan biri, otizmin aşılarla ilişkili olduğu düşüncesi. Bu, bilimsel temeli olmayan bir inanıştır. Otizm, doğuştan gelen nörogelişimsel bir farklılıktır" dedi.
Doğru Yaklaşım
Otizmli çocukların ailelerine tavsiyelerde bulunan Yazıcı, "Suçluluk duygusuna kapılmayın, çocuğunuzun yapabildiklerine odaklanın ve güvenilir uzmanlarla çalışın. Evinizde en kıymetli şey ilişkidir" dedi.
Farklı Gelişen Bireyler
Dr. Meryem Seçen Yazıcı, toplumun otizmli bireylere karşı sorumlu davranması gerektiğini belirterek, "Bu çocuklar eksik değil, farklı gelişen bireylerdir. Eğitim ve doğru yaklaşım ihmal edilmemelidir. Gerçek farkındalık, bu bireyleri hayatın merkezine dahil etmektir" dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!