Saksonya-Anhalt'ta AfD Alarmı: Almanya'da Aşırı Sağın İktidar Arayışı ve Göçmenlerin Derin Endişesi
Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan anketlerde yüzde 40'ı aşan AfD, eyalette yaşayan 200 bin yabancı ve demokratik çevrelerde büyük endişe yaratıyor.
Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde yaklaşan seçimler öncesinde kamuoyuna yansıyan anket sonuçları, ülkede tarihi bir dönüm noktasının ve derin bir toplumsal endişenin habercisi oldu. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yüzde 40'ın üzerindeki oy oranıyla açık ara liderliğini koruması, eyalette yaşayan yaklaşık 200 bin yabancı uyruklu vatandaş ve demokratik kitleler arasında büyük bir panik dalgasına yol açtı. Eğer AfD eyalet meclisinde mutlak çoğunluğu elde ederse, Federal Almanya tarihinde ilk kez bir eyalette aşırı sağcı bir parti tek başına iktidara gelme şansını yakalayacak.
Sandıktan Çıkan Şok Tablo: AfD Açık Ara Önde
Son seçim anketlerine göre, Saksonya-Anhalt eyaletinde AfD yüzde 40 ila 43 bandında seyrederek birinci sırada yer alıyor. Almanya Başbakan adayı Friedrich Merz liderliğindeki ana muhalefet Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise yüzde 22-23 bandında kalarak ikinci sıraya yerleşmiş durumda. Federal hükümetin ortaklarından Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 7-9, Yeşiller ise yüzde 5-6 bandında can çekişiyor. Bu tablo, eyaletteki siyasi dengelerin tamamen altüst olduğunu gösteriyor.
Öte yandan, iç istihbarattan sorumlu Saksonya-Anhalt Anayasa Koruma Teşkilatı'nın, AfD'yi daha 2023 yılında "kesinleşmiş aşırı sağcı" olarak sınıflandırmış olması, tehlikenin boyutunu resmi düzeyde de gözler önüne seriyor. Bu durum, eyaletteki yabancı nüfusun ve demokratik kurumların geleceğe yönelik kaygılarını daha da derinleştiriyor.
"Demokrasinin Celladını Seçiyorlar": Esnaf ve Eğitimciler Alarmda
Saksonya-Anhalt eyaletinin idari merkezi Magdeburg'da işletme sahibi olan Hamdi Kayısı, AfD'nin iktidara gelme olasılığının yabancılar için hayatı çekilmez kılacağını savunuyor. Kayısı, "AfD iktidara gelirse Türkler, Afganlar, Suriyeliler ve diğer tüm yabancılar için en başta zehirlenmiş bir atmosfer oluşacak. AfD, yabancıları sınır dışı etme söylemi üzerinden politika üretiyor. Yasal yollarla gönderemedikleri insanların hayatını dar ederek onları buradan kaçmaya zorlayacaklar" diyerek tehlikeye dikkat çekti.
Alman seçmenlerin de bu tehlikeyi görmesi gerektiğini belirten Kayısı, "Sadece yabancılar için değil, Alman halkı için de endişeliyim. Bedel ödeyerek kurdukları demokratik bir rejimde, şimdi kendi oylarıyla demokratik rejimin celladını seçmek üzereler. AfD'ye oy verenlerin en az yüzde 80'i ırkçılığı ve faşizmi seçtiğini bilerek sandığa gidiyor" ifadelerini kullandı. Magdeburg'da göçmen kökenli işletmelerin 26 Ağustos'ta ırkçılığa karşı düzenlediği kepenk kapatma eylemini hatırlatan Kayısı, bu demokratik protestonun ardından bazı işletmelerin açıkça tehditler aldığını da sözlerine ekledi.
Eyalette 25 yıldır öğretmenlik yapan göçmen kökenli Kavita Ghone-Schmiedecke de benzer kaygıları paylaşıyor. AfD'nin eğitim sistemini tamamen çökertebileceğinden korktuğunu söyleyen Ghone-Schmiedecke, aşırı sağın göçmenleri geri göndermek için kullandığı "Remigration" (tersine göç) kavramının kendisinde büyük bir korku yarattığını belirtti. Son 6-7 yıldır sokakta yabancı düşmanı bakışlar ve sözlü tacizlerle karşılaştığını ifade eden öğretmen, "Bana tamamen yabancı olan insanlar gelip 'Burada ne işin var?' diye soruyor. Burası benim vatanım, ailem burada ve gitmek istemiyorum" dedi.
Toplumsal Sözleşme ve Medya Özgürlüğü Tehdit Altında
Eyalette garson olarak çalışan Arnavut kökenli Florian Osmani, bu kadar çok insanın AfD'yi desteklemesini üzüntüyle karşıladığını ve eyaletteki sorunların ırkçı yaklaşımlarla çözülemeyeceğini vurguladı. Soyadının sadece Bloch olduğunu belirten bir diğer Alman vatandaşı ise AfD'nin iktidara gelmesi durumunda ülkenin temel taşlarının sarsılacağını ifade etti. Bloch, AfD'nin Medya Devlet Sözleşmesi'ni (Medienstaatsvertrag) feshetmek istemesinden ve kiliselerin toplumsal rolünü hedef alan radikal planlarından derin endişe duyduğunu dile getirdi.
Eyalet genelinde yapılan gözlemler, AfD'nin olası iktidarından korkan çok sayıda kişinin, gelecekte hedef tahtasına oturtulma korkusuyla isimlerini ve yüzlerini medyada paylaşmaktan çekindiğini gösteriyor. Bu sessizlik, Saksonya-Anhalt'ta şimdiden demokrasinin ve ifade özgürlüğünün üzerinde ağır bir baskı gölgesinin oluştuğunu kanıtlıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!