Şam Büyükelçisi Yılmaz: Türkiye'nin Enerji Nakil Hattındaki Rolü Artacak
Şam Büyükelçisi Yılmaz, Türkiye'nin enerji nakil hatlarında artan stratejik rolüne dikkat çekti.
Şam'daki Türkiye Büyükelçisi Nuh Yılmaz, Orta Doğu'daki son gelişmelerin, Türkiye'nin enerji nakil hatlarında stratejik bir rol üstlenmesine neden olabileceğini belirtti. Yılmaz, "Enerji nakil hatlarındaki en güvenli ve kısa mesafeli güzergah Türkiye üzerinden geçiyor. Hürmüz veya Süveyş yoluyla yapılan enerji transferleri, Türkiye'nin daha fazla pay alabileceği bir duruma gelebilir," ifadelerini kullandı.
Antalya Diplomasi Forumu 2026'da Anadolu Ajansı'nın "Global İletişim Ortağı" olarak yer aldığı etkinlikte AA muhabirine konuşan Yılmaz, enerji nakil hatları konusunda önemli açıklamalarda bulundu.
ABD ve İsrail-İran çatışmasının Basra Körfezi'ndeki enerji akışını zedelemesinin ardından alternatif enerji nakil hatları gündeme geldi. Yılmaz, Avrupa'ya enerji aktarımında kara yoluyla Türkiye'nin, deniz yoluyla ise Hürmüz Boğazı-Babülmendep Boğazı-Süveyş Kanalı-Akdeniz hattının önemi üzerinde durdu.
Büyükelçi Yılmaz, "Hürmüz Boğazı'ndaki sorunlar nedeniyle enerji akışı kuzeydeki Türkiye'nin kontrolündeki kara hatlarına veya Akdeniz'e yönlendirilebilir. Bu da Türkiye ve Suriye için büyük bir fırsat oluşturuyor," dedi.
Enerji hatlarının büyük yatırımlar ve siyasi istikrar gerektirdiğine dikkat çeken Yılmaz, "Türkiye'de mevcut hatların işler durumda olması, ülkeyi öncelikli aktör yapıyor. Türkiye üzerinden yapılan enerji dağılımı, ülkeye daha fazla pay getirebilir," şeklinde konuştu.
Yılmaz, Basra Körfezi'ndeki sıkıntılar nedeniyle ikinci bir alternatif olarak Suriye-Irak hattının da oluşabileceğini, bu yönde bazı gelişmelerin olduğunu belirtti.
Suriye'nin milyarlarca dolarlık yatırımlar için siyasi istikrar ve güvenlik koşullarına kavuşması gerektiğine işaret eden Yılmaz, "İsrail'in istikrarsızlaştırıcı hareketleri" ve "terör faaliyetleri"nin engelleyici unsurlar olduğunu söyledi.
"PKK, DEAŞ ve İsrail'den kaynaklanan olumsuzluklar kontrol altına alınırsa, Suriye de önemli bir aktör olabilir ancak bu zaman alacaktır. Siyasi istikrarın sağlanması ve yatırımların başlaması en az 10 yıl sürebilir," dedi Yılmaz.
Suriye'deki ulusal entegrasyon süreci ve Ankara'nın beklentilerine ilişkin Yılmaz, Türkiye'nin bölgede güvenlik ve terörle mücadele konusunda beklentilerinin olduğunu ifade etti.
Yılmaz, "Bu süreçler Türkiye'den bağımsız düşünülemez; çünkü PKK birkaç ülkede örgütlenmiş bir yapı. Suriye'nin, Türkiye'nin beklentilerine nasıl yanıt verebileceği önemli," değerlendirmesinde bulundu.
Suriye'nin iç uzlaşma sürecinde Türkiye kadar güçlü bir pozisyonda olmadığını belirten Yılmaz, "Suriye'deki müzakereler Türkiye için olumlu ancak karşılanacak olan ihtiyaçlar tam olarak Türkiye'nin beklentilerini karşılar mı, bu süreçle göreceğiz," dedi.
Yılmaz, Türkiye-Suriye arasındaki ticaretin gelişimi ve gümrük, sınır geçişleri gibi konuların zaman alıcı süreçler olduğunu vurguladı.
"13 yıldır Türkiye ve Suriye arasında gümrük yoktu," diyen Yılmaz, "Bu yüzden süreçler defakto anlaşmalarla yürütülüyordu. Şimdi ise bu anlaşmalar resmiyet kazanıyor," dedi.
Yılmaz, belirli ürünlerdeki anlaşmalar ve gümrük vergileri üzerine müzakerelerin iki ülke yararına yürütüldüğünü belirterek, "İstanbul'da yapılan JETCO toplantısında bu sorunların çözümüne yönelik mekanizmalar ele alındı," dedi.
Sürecin olumlu seyrine dikkat çeken Yılmaz, "Şu an sürecin iyi gittiğini, gelecekte daha da iyi olacağını düşünüyorum. Özellikle yolların iyileştirilmesi ve ulaşım sorunlarının çözülmesiyle iki ülke arasındaki ticaret zirveye ulaşacaktır," şeklinde konuştu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!