Sanatçı Mehmet Ali Doğan, 'Zamana Meydan Okuyan Tezler' Sergisinde Dönemin Krizlerini Yansıtıyor
Mehmet Ali Doğan'ın 'Zamana Meydan Okuyan Tezler' sergisi, çağın krizlerine odaklanarak ziyaretçilerini Zeytinburnu Kültür Sanat'ta ağırlıyor.
Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi'nde açılan sergi hakkında Anadolu Ajansı muhabirine konuşan Mehmet Ali Doğan, 7 yıllık titiz bir çalışmanın sonucunda bu sergiyi oluşturduğunu ve farklı dönemlerde ürettiği eserlerini bir araya getirdiğini ifade etti.
Doğan, sergiye 'Şamanik Yıpranmış Ruhlar' adını verdiği bir diziyle başladığını belirterek, "Bu çalışmalarda, Şaman kültüründen başlayarak, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden bugüne kadar insanların bedenlerinde ve ruhlarında bıraktığı izlere ve bozulmalara odaklanıyorum." şeklinde konuştu.
'Şamanik Yıpranmış Ruhlar' serisinin merkezinde sınır ve sınırlama kavramlarının bulunduğuna dikkat çeken Doğan, "İnsanlar dünyaya, adeta ölü bir dikiş yapar gibi sınırlar çiziyorlar. Bu gerçeği fark etmek benim için çok önemliydi. Dolayısıyla sergimiz, yıpranma ve sınır gibi iki önemli kavramın etrafında şekillenen eserlerin bir araya gelişini anlatıyor." dedi.
Doğan, sınır ve sınırlama kavramlarının insanın yeryüzündeki varoluş mücadelesinin bir parçası olduğuna dikkat çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sınırlanmış alanlar, dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin, dünyaya dikişler atarak yüzeyleri bölüp yeniden inşa etmeyi anlatıyor. Bu sınırlarla ve inşalarla, bir kültür diğerine karşı üstünlük kurmaya çalışırken, ruhlarda bozulma ve deformasyonlara neden oluyor. Ben de eserlerimde bu bozulma sürecine ve insan ruhunda bıraktığı izlere odaklanmaya çalışıyorum."
Doğan, dünya genelinde meydana gelen ve insanları etkileyen olayların eserlerinde yankı bulduğunu belirterek şunları kaydetti:
"Dünya çapında Gazze'den İran'a, Epstein skandalından öldürülen çocuklara kadar pek çok rahatsız edici olay yaşanıyor. Eserlerimle bu olaylara bir 'direniş' olarak yanıt veriyorum. Bu, adeta zamanı bükme, ona karşı durma ve mücadele etme anlamına geliyor. Geçmişten bugüne, farklı katmanlarda yaşadığımız zorluklar var. Maalesef, büyük haksızlıklara tanık oluyoruz. Bir kültürün diğerini yok etmeye çalıştığı zamanlardan geçiyoruz. Ben de eserlerimde bu duruma karşı bir duruş sergilemeye çalışıyorum."
Serginin küratörü Mehmet Lütfi Şen, sanatın özgün ve sürekli yenilenen bir deneyim olduğunu belirterek, "Sanatla kurulan ilişki, bireyin kitleden sıyrılıp kendisini keşfetmesine olanak tanır. Günümüzde süreklilik duygusunun yerini belirsizliğe bıraktığı, sınırların geçici hale geldiği ve coğrafyanın sürekli yeniden yazıldığı bir dönemde sanat daha da önemli hale gelmiştir. Ressam Mehmet Ali Doğan'ın son dönem eserlerinden oluşan 'Zamana Meydan Okuyan Tezler' sergisi, zamanın akışına kapılmak yerine ona karşı direnme fikrini merkezine alıyor." ifadelerini kullandı.
Şen, serginin iki temel görsel dil arasındaki gerilim üzerinden okunabileceğine dikkat çekerek şu görüşlerini paylaştı:
"Bir tarafta deformasyona uğramış figürler, diğer tarafta keskin, hesaplı ve geometrik yüzeyler var. Bu iki alan, sadece biçimsel bir karşıtlığı değil, aynı zamanda çağımızın ontolojik geriliminin görsel karşılığını temsil ediyor. Sergideki figüratif dil, sabit bir varlık olma halini reddediyor. Bedenler titreşiyor, bükülüyor, daralıyor, adeta görünmeyen bir ağırlığı taşıyor gibiler. Bu deformasyon, estetik bir tercih değil, çağdaş insanın sürekli kriz haliyle bedeninde bıraktığı izdir."
Şen, serginin bir hikaye anlatmaktan ziyade yeni bir yüzey açmaya odaklandığını belirterek, "Bu yüzeyde bedenler ve geometri, kaos ve düzen, kırılma ve kontrol aynı anda var oluyor. İzleyici, bu gerilim alanına seyirci kalamıyor, aksine kendi varoluşu için bir duruş sergileme zorunluluğu hissediyor. Çünkü bu sergi, dışarıdan izlenen bir dünya değil, içinde yaşamak zorunda kaldığımız gerçekliğin ta kendisi. Sonuç olarak burada karşılaştığımız şey, zamana ait bir temsil değil, zamana karşı direnen bir izdir." şeklinde konuştu.
Mehmet Ali Doğan'ın sanat pratiği hakkında da Şen, "Bu sergi, kısaca Ressam Doğan'ın yıllara yayılan yaratım disiplininin, yeniden insan kalmaya odaklanmış yeni bir manifestosudur." ifadesini kullandı.
Sergi, 7 Haziran'a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!