Savunma Sanayisinde 2025 Büyüme Hedefleri Aşıldı
Savunma sanayisi, 2025 yılında büyüme hedeflerini aşarak büyük bir başarı elde etti. OSTİM'de düzenlenen KOBİ Zirvesi'nde önemli açıklamalar yapıldı.
"Birlikte Güçlü Birlikte Büyük" temasıyla düzenlenen 21. KOBİ Zirvesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün'ün katılımıyla OSTİM Teknik Üniversitesi'nde gerçekleşti.
Konuşmasında, savunma sanayisinde büyük sanayi ile KOBİ entegrasyonuna dayanan stratejilerin tedarik zinciri modellerini ve teknolojik derinliği nasıl artırabileceğini vurgulayan Görgün, sektördeki gelişmelere dikkat çekti.
Savunma sanayisinin ana yükleniciler, KOBİ'ler, araştırma merkezleri ve üniversitelerle birlikte dinamik bir ekosistem oluşturduğunu belirten Görgün, 4 binden fazla firmanın ve 1400'ün üzerinde projenin sektörde aktif olduğunu, doğrudan istihdamın ise 100 bini aştığını ifade etti.
Sektörün toplam cirosunun 20 milyar doları aştığını ve yerlilik oranının yüzde 80'i geçtiğini söyleyen Görgün, bu başarıyı şu sözlerle özetledi:
"Savunma sanayisi, ihracat performansıyla 2025 yılında diğer sektörlere göre yüzde 48 büyüme kaydederek ön plana çıkmış, sözleşme hacimleri ise yüzde 80 artış göstermiştir. Bu durum, KOBİ'lerimizin üretim zincirinin ötesinde, milli teknoloji ve yetkinlik hamlelerimizin temel yapı taşlarından biri olduğunu göstermektedir."
SSB olarak bu ekosistemi bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını belirten Görgün, sanayileşme faaliyetlerinde KOBİ'lerin payını artırmayı öncelikleri arasına aldıklarını ifade etti.
Tasarım, seri üretim, AR-GE, sanayileşme, kalite süreçleri ve ihracat gibi konularda KOBİ'lerin daha görünür ve etkin olmasını sağlamak istediklerini belirten Görgün, şöyle devam etti:
"Bu yaklaşım çerçevesinde sanayi katılımı faaliyetlerimizi güçlendiriyor, projelerde yerli imkanlarla geliştirilen kritik bileşenleri destekliyor ve KOBİ'lerimizin iş payını büyütüyoruz. Hedefimiz, uluslararası alanda rekabet edebilen, global tedarik zincirlerine entegre olabilecek nitelikli yan sanayi oluşturmak. Bu kapsamda, yüklenici firmalarımızın sözleşme bedelinin en az yüzde 21'ini yan sanayi ve KOBİ'lerle paylaşmasını ve bu firmalarda tasarım, üretim, entegrasyon, test ve sertifikasyon süreçlerine doğrudan destek vermesini zorunlu kılıyoruz."
Sektörün yetkinlik altyapısını dijital platformlardan yönettiklerini ifade eden Görgün, Savunma Sanayii Yetenek Envanteri (YETEN) Portalı'nda yaklaşık 9 bin yerli ürün ve 4 binin üzerinde firmanın bilgisine yer verdiklerini belirtti.
Görgün, 2024'te 25, 2025'te ise 37 olmak üzere toplamda 62 firmanın 50 milyon dolarlık destekten yararlanmasını sağlayacaklarını açıkladı.
"Dünya Ülkeleri İçin Örnek Model Oldu"
Türkiye'nin savunma sanayiindeki ekosisteminin dünya ülkeleri için bir model haline geldiğini belirten Görgün, sadece ürünlerin değil, kurumsal ve yasal işleyiş modellerinin de talep edildiğini söyledi:
"Ülkeler artık yalnızca ürünlerimizi değil, aynı zamanda Türkiye'deki işleyişi model almayı, bununla ilgili know-how transferi yapmayı arzuluyorlar. Yakın zamanda bir ülke ile bu konuda görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Türk mühendisimize, yatırımcımıza ve gençlerimize güvenen Cumhurbaşkanımıza teşekkür etmek istiyorum."
"Güçlü Savunma Sanayisi, Güçlü KOBİ Ekosistemi Demektir"
HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısında KOBİ'lerin kritik bir rol oynadığını vurguladı.
Sektörün gücünün sadece ana yüklenicilerle sınırlı kalmadığını, çevresindeki geniş ve yetkin sanayi ekosistemiyle başarıya ulaştığını belirten Nacar, şunları söyledi:
"Güçlü bir savunma sanayisi, güçlü bir KOBİ ekosistemi demektir. Türkiye'de yürütülen savunma projelerinde KOBİ'ler, kritik alt sistemlerin geliştirilmesinde, ileri üretim teknolojilerinde, yazılım ve elektronik alanlarında önemli roller üstlenmektedir. Bu ekosistemin güçlenmesi, ekonomik olduğu kadar stratejik ve teknolojik bağımsızlık açısından da büyük önem taşımaktadır. Savunma sanayisinde sürdürülebilir üretimin devamı, sanayi altyapısının çevikliğine ve ekosistemin gücüne bağlıdır. KOBİ'lerle kurulan işbirlikleri bu açıdan hayati önemdedir."
Türk savunma sanayisinin, sadece platform üretimiyle sınırlı kalmayıp teknoloji üretme kapasitesine sahip bir altyapıya ulaştığını belirten Nacar, yerlilik oranının birçok kritik sistemde yüzde 80 seviyelerine ulaştığını kaydetti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!