Sırta Vuran Şiddetli Karın Ağrısına Dikkat: Pankreatit Belirtisi Olabilir!
Karından başlayıp kuşak şeklinde sırta yayılan şiddetli ağrıları hafife almayın. Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, pankreatit tehlikesine karşı uyardı.
Karın bölgesinde başlayıp adeta bir kemer gibi sararak sırta doğru yayılan şiddetli ağrılar, basit bir sindirim sistemi düzensizliği olmayabilir. Pankreas organının iltihaplanmasıyla tetiklenen pankreatit hastalığı, ani şekilde ortaya çıkabildiği gibi zamanla tekrarlayarak kronik bir boyuta da ulaşabilir. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, sırta vuran bu şiddetli ağrılara eşlik eden bulantı, kusma, yüksek ateş veya sarılık gibi semptomların hayati önem taşıdığını belirterek kritik uyarılarda bulundu.
Kuşak Tarzı Ağrı ve Belirtileri Görmezden Gelmeyin
Pankreatit vakalarında en belirgin şikayetin karın ağrısı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, bu ağrının tipik özelliklerine dikkat çekti. Prof. Dr. Bilgiç, “Bu ağrı sıradan bir sızı değildir; özellikle kemer ya da kuşak tarzında vücudu sararak sırta doğru yayılım gösterir. Tabloya kimi zaman bulantı, kusma, ciltte ve gözlerde sararma ile yüksek ateş de eşlik edebilir” dedi.

Akut pankreatitin, bireyin daha önce hiç benzer bir şikayeti olmaksızın aniden gelişebileceğini ifade eden Prof. Dr. Bilgiç, bu atakların tekrarlaması durumunda pankreas dokusunun kalıcı hasar görerek zamanla kronik pankreatite dönüşebileceği uyarısında bulundu.
En Yaygın Tetikleyici: 5 Milimetreden Küçük Safra Taşları
Hastalığın ortaya çıkış nedenlerine değinen Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, akut pankreatit vakalarının arkasındaki en büyük etkenin safra kesesi taşları olduğunu belirtti. Özellikle küçük boyutlu taşların büyük risk barındırdığını ifade eden Bilgiç, “Safra kesesinde bulunan ve boyutu 5 milimetreden küçük olan mikro taşlar, safra kanalına düştükleri anda kanalı tıkayarak akut pankreatit tablosuna yol açabiliyor” şeklinde konuştu.
Kronikleşen vakalarda ise tekrarlayan iltihap ataklarının pankreas dokusunda büzüşmeye, incelmeye ve fibrotik değişimlere zemin hazırladığını kaydeden uzman isim, bu süreçte nedene yönelik doğru tedavi planlamasının hayati önem taşıdığını aktardı.
Pankreatit Tedavisinde ERCP ve Kişiselleştirilmiş Yöntemler

Tedavi algoritmasının hastalığı tetikleyen ana unsura göre şekillendiğini belirten Prof. Dr. Bilgiç, öncelikli hedefin ağrıyı kontrol altına almak olduğunu söyledi. Tedavi yöntemlerini detaylandıran Bilgiç, “Hem akut hem de kronik pankreatit süreçlerinde ilk adım hastanın ağrısının dindirilmesidir. Eğer süreçte bir enfeksiyon gelişimi söz konusu ise antibiyotik tedavisine başlanır. Safra kanalına düşen taşların tespiti halinde bu taşlar ERCP yöntemi kullanılarak temizlenir. Şayet hastalık kandaki yüksek yağ oranından kaynaklanıyorsa, lipid düzeyini düşürmeye yönelik spesifik tedaviler uygulanır” dedi.
Kronik pankreatit hastalarında pankreas kanalında taş oluşumu, darlıklar ya da genişlemeler meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Bilgiç, gerekli görülen vakalarda bu kanaldaki taşların cerrahi dışı yöntemlerle çıkarılabildiğini, stent uygulamaları yapılabildiğini ve mevcut darlıkların başarıyla giderilebildiğini sözlerine ekledi.
Alkol ve Yağlı Besinler Tamamen Hayatınızdan Çıkmalı
Tedavi sonrasındaki yaşam tarzı değişikliklerinin hastalığın tekrarlamasını önlemede en kritik basamak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, beslenme konusundaki katı kuralları hatırlattı: “Pankreatit teşhisi alan veya bu atağı geçiren bir bireyin alkol tüketimini tamamen sonlandırması gerekir. Aynı şekilde aşırı yağlı besinlerden ve ağır yemeklerden kesinlikle uzak durulmalıdır.”
Son olarak obezite ve pankreas yağlanmasının da organ sağlığı üzerinde doğrudan olumsuz etkileri bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Bilgiç, sağlıklı bir yaşam için ideal kilo kontrolünün sağlanması ve dengeli beslenme alışkanlıklarının ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!