Sivil Toplumun Gücü: Uluslararası Hukuk Konferansı BILC 2025'te Öne Çıkan Konular
Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin düzenlediği Uluslararası Hukuk Konferansı 2025'te, sivil toplumun toplumların yeniden inşasındaki kritik rolü tartışıldı.
İstanbul'da Uluslararası Hukuk Konferansı: Sivil Toplumun Rolü
İstanbul'daki Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Anadolu Ajansı'nın global iletişim desteği ile II. Uluslararası Hukuk Konferansı 2025'i düzenledi.Konferansın önemli bölümlerinden biri olan "Sivil Toplum Aracılığıyla İyileşme" başlıklı panelde, toplumsal yapılanmaların toplumsal dönüşüme katkısı tartışıldı. Dr. Öğr.
Üyesi Dr. Hasan Basri Bülbül'ün moderatörlüğündeki panelde, Omran Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin kurucu ortağı Dr. Yaser Tabbara ve Türk Kızılayı'nın kıdemli uzmanlarından Dr. Selman Salim Kesgin, sivil toplumun uluslararası arenada nasıl bir etki yaratabileceğini ele aldı.
Suriye'deki Sivil Direnişin Öncüleri
Dr. Yaser Tabbara, Şam doğumlu olmasına rağmen, aktivizmi nedeniyle uzun yıllardır ülkesine geri dönemediklerini ifade etti.Tabbara'ya göre, Suriye'de Esed rejiminin baskıcı politikalarına karşı gelişen sivil toplum hareketleri, ülkenin yeniden yapılanmasında önemli bir role sahip.
Beyaz Baretliler gibi gönüllü yapılar, Suriye iç savaşında rejimin yetersiz kaldığı arama-kurtarma ve sivil savunma hizmetlerini üstlenerek, toplumun ihtiyaçlarına cevap veriyor. Tabbara, Beyaz Baretlilerin depremler sırasında rejim kontrolündeki bölgelerden daha etkin olduklarını vurguladı.
Sivil Toplum, Devlet ve Özel Sektör İşbirliği
Tabbara, Suriye'nin yeniden inşasında devletin, özel sektörün ve sivil toplumun işbirliği yapmasının önemine dikkat çekti."Bu üçlü olmadan Suriye gibi bir ülkenin inşası mümkün değildir," diyen Tabbara, sivil toplum yapılanmalarının ülkenin geleceği için vazgeçilmez olduğunu belirtti. Ayrıca, bu yapıların uluslararası işbirlikleriyle güçlenmesinin, Suriye'nin yeniden doğuşunda kilit rol oynayacağını söyledi.
Kızılay ve Kızılhaç: Barışı İnşa Eden Güçler
Dr. Selman Salim Kesgin, Türk Kızılayı ve Kızılhaç gibi örgütlerin yalnızca "yardım kuruluşu" olarak değil, aynı zamanda çatışma sonrası süreçlerde barış ve istikrarı sağlama misyonlarını da üstlenmeleri gerektiğini vurguladı.Kesgin, bu kurumların aile bağlarını yeniden kurma, uluslararası insancıl hukuk ilkelerini yaygınlaştırma ve toplumsal dayanıklılığı artırma gibi kritik rolleri olduğunu belirtip, küresel ölçekte barış aktörleri olarak görülmelerinin önemine dikkat çekti.
Sivil Toplumun Uluslararası Etkisi
Kesgin, Kızılay ve Kızılhaç gibi köklü kuruluşların, tarihi güvene ve güçlü uluslararası ilişkilere sahip olmaları nedeniyle hem yerel hem de global düzeyde etkili olduklarını ifade etti.Söz konusu kuruluşların çatışma öncesinden itibaren süreçlerin her aşamasında aktif olmaları gerektiğine işaret eden Kesgin, bu yapıların barışçıl çözüm arayışlarında köprü işlevi görmesi gerektiğini ekledi. "Kızılay ve Kızılhaç, yalnızca insani yardım değil, aynı zamanda barışı tesis eden güçler olarak da tanınmalıdır," dedi. .
Kaynak: AA
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!