Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Bursa'da düzenlenen bir çalıştayda yaptığı açıklamada, savunma sanayii firmalarının 2026 yılı içerisinde toplam 15 milyar dolarlık yeni sözleşmeye imza attığını duyurdu. Görgün, sektördeki ihracat artışının Türkiye'nin genel ihracat artış oranının oldukça üzerinde seyrettiğini belirterek, savunma sanayii ürünlerinin kilogram başına düşen değerinin Türkiye ortalamasının 40 katına ulaştığını ifade etti.
Savunma sanayii firmalarının yerli üreticilere sağladığı destek nedir?
ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, HAVELSAN ve STM gibi sektörün önde gelen ana yüklenici firmaları, son üç yıllık süreçte 16 bini aşkın yurt içi tedarikçi ve üreticiyle iş birliği gerçekleştirdi. Bu iş birlikleri kapsamında yerli firmalara 20 milyar doları aşan tutarda sipariş verildiği kaydedildi. Söz konusu stratejik yaklaşımın, Türkiye'nin savunma alanındaki yerlilik oranını ve üretim kapasitesini doğrudan desteklediği vurgulandı.
Yurt içindeki açık sipariş tutarı ne kadardır?
Savunma sanayii bünyesinde yurt içindeki mevcut açık sipariş tutarının 13,4 milyar dolar seviyesini aştığı açıklandı. Haluk Görgün tarafından paylaşılan verilere göre, 2026 yılı içerisinde imzalanan 15 milyar dolarlık sözleşme hacminin, yıl sonuna kadar toplamda 20 milyar dolara ulaşması hedefleniyor. Bu büyüme ivmesi, sektörün hem iç talebi karşılama hem de küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırma hedefiyle uyumlu bir seyir izliyor.
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Bursa'daki çalıştayda sektörün 2026 yılı performansını değerlendirerek, ana yüklenici firmaların 16 binden fazla yerli firmayla kurduğu iş birliği sayesinde 15 milyar dolarlık yeni sözleşme hacmine ulaştığını ve bu rakamın yıl sonunda 20 milyar dolara çıkmasının öngörüldüğünü belirtti.
Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), Türkiye'nin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yerli sanayiyi destekleyen, teknoloji odaklı projeleri yürüten ve ana yükleniciler ile alt yükleniciler arasındaki koordinasyonu sağlayan temel kurumdur. Sektördeki sözleşme süreçleri, kamu ihale mevzuatı ve savunma sanayii strateji belgeleri çerçevesinde yürütülmekte olup, firmalar ilgili platformlar üzerinden güncel projeleri ve iş birliği fırsatlarını takip edebilmektedir.
Çıkarılacak sonuç
Savunma sanayiinin Türkiye ekonomisi içindeki katma değer payının hızla arttığı görülmektedir. Özellikle kilogram başına düşen ihracat değerinin genel ortalamanın 40 katı olması, sektörün teknoloji yoğun ve yüksek nitelikli üretim modeline geçtiğini kanıtlamaktadır.
16 bini aşkın yerli firmaya verilen 20 milyar dolarlık sipariş, savunma sanayiinin sadece ana yüklenicilerden ibaret olmadığını, geniş bir tedarikçi ekosistemini besleyen bir lokomotif görevi üstlendiğini göstermektedir. Bu durum, yerli sanayinin teknolojik yetkinliğinin ülke genelinde yaygınlaştığına işaret etmektedir.
Muhtemel etkiler
İmzalanan 15 milyar dolarlık sözleşme hacminin yıl sonunda 20 milyar dolara ulaşması, savunma sanayii sektöründe istihdam artışını tetikleyebilir. Özellikle yan sanayi ve KOBİ seviyesindeki firmaların teknolojik altyapılarını güçlendirmeleri ve yeni üretim kapasiteleri oluşturmaları beklenebilir.
Sektördeki bu büyüme, Türkiye'nin savunma ihracatındaki pazar payını genişleterek cari açığın azaltılmasına yönelik pozitif bir katkı sunabilir. Ayrıca, yerli firmaların uluslararası standartlarda üretim yapma kapasitesinin artması, küresel savunma pazarında Türkiye'nin marka değerini güçlendirebilir.
Kaynak: Haber7
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!