Sudan'ın Çatışmaları 4. Yılına Girdi
Sudan'da dört yıldır devam eden çatışmalar, büyük bir insani kriz yaratarak milyonlarca insanı etkiliyor.
Sudan'daki çatışmalar, dört yıldır devam ederek büyük bir insani krize dönüştü ve milyonlarca insanı etkiledi.
Bu süre zarfında, ülke içinde yerinden edilenlerin sayısı 11 milyonu aşarken, 4 milyon civarında kişi de komşu ülkelere göç etmek zorunda kaldı.
Sudan ordusu ve HDK arasındaki çatışmalar, üç yıldır aralıksız sürüyor ve ülkeyi ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakıyor.
Bu çatışmalar, sağlık, ekonomi ve altyapı gibi birçok alanda büyük hasara yol açarken, eğitim de bu durumdan ciddi şekilde etkilendi ve yaklaşık 7 milyon çocuk okula gidemedi.
Başkent Hartum'da başlayan çatışmalarda, ordu stratejik noktaları ve devlet kurumlarını geri almaya çalışırken, HDK ise yerleşim alanlarındaki varlığını korumaya çalıştı.
Bu durum, çatışmaları uzun süreli bir şehir savaşına dönüştürdü.
21 Mayıs 2025'te Sudan ordusu, Hartum'daki kontrolü yeniden ele geçirdi; ancak HDK Kurdufan ve Darfur bölgelerine çekildi ve çatışmalar burada devam ediyor.
Ordu kontrolü sağladıktan sonra hükümet, Hartum'u tekrar yaşanabilir hale getirmek ve çatışmanın yarattığı tahribatı onarmak için çalışmalar başlattı.
Bu süreçte, öncelikli çalışmalar arasında enkaz kaldırma, yolları açma, elektrik altyapısını onarma ve su sağlama vardı.
Ocak ayında, hükümet Port Sudan'dan Hartum'a geri döndüğünü açıkladı, bu da sivil yaşamı yeniden teşvik etmeyi amaçlıyordu.
Ordunun merkezdeki kontrolünü pekiştirmesiyle, Mayıs-Ekim 2025 arasında Darfur bölgesinde ve özellikle Kuzey Darfur'un merkezi Faşir'de çatışmalar şiddetlendi.
Faşir, HDK'nin kuşatması ve insani yardımların engellenmesi nedeniyle ciddi ihlal iddialarının merkezine dönüştü.
26 Ekim 2025'te HDK, Faşir üzerinde kontrol sağladı ve uluslararası kuruluşlarca insanlığa karşı suç işlemekle suçlandı.
HDK lideri Muhammed Hamdan Dagalu, ihlallerin yaşandığını kabul ederek soruşturma komitesi kurulduğunu duyurdu.
Faşir'in ele geçirilmesiyle, HDK Darfur'un beş eyaletinin büyük bir kısmında kontrol sağladı, ancak Kuzey Darfur'daki bazı bölgelerde çatışmalar devam ediyor.
Kuzey Darfur'daki Tina, Karnoy ve Tavila bölgelerinde taraflar arasında çatışmalar sürerken, HDK bu alanlarda tam kontrol sağlayamadı.
Bu gelişmeler geniş çaplı bir göç dalgasına neden oldu, siviller Çad ve Güney Sudan'a kaçmak zorunda kaldı.
Darfur'daki çatışmalara paralel olarak, savaş ülkenin güneyindeki Kurdufan eyaletlerine yayıldı.
Özellikle Güney Kurdufan'ın merkezleri Kadugli ve Delenc, HDK ve müttefiklerinin kuşatması nedeniyle ciddi gıda ve ilaç sıkıntısı yaşadı.
Sudan ordusu ise 26 Ocak-7 Şubat tarihlerinde bu iki şehirdeki kuşatmayı kırdı.
Kurdufan'da çatışmalar sürerken, taraflar üç eyaletin tamamında kontrol sağlayabilmiş değil.
Ordu, Kuzey ve Güney Kurdufan'ın büyük bölümünü kontrol ederken, HDK Batı Kurdufan'ı ve ülkenin en büyük petrol sahasını elinde bulunduruyor.
Bu bölgede, Güney Sudan güçleri de petrol akışının güvenliğini sağlamak için konuşlanmış durumda.
Son dönemde çatışmalar, Etiyopya ve Güney Sudan sınırındaki Mavi Nil eyaletine de sıçradı.
HDK ve müttefikleri, bölgede kontrol sağlamak için çeşitli yerleşimlere saldırılar düzenledi.
Çatışmaların üçüncü yılına gelindiğinde, insansız hava araçlarının (İHA) kullanımı önemli bir faktör haline geldi.
Çatışmalar, cephe hatlarının ötesine geçerek daha yıpratıcı bir hal aldı ve taraflar ikmal hatlarını ve kritik bölgeleri hedef almaya başladı.
Birleşmiş Milletler, 24 Mart'ta Sudan'da İHA kullanımındaki artışın tehlikelerine dikkat çekti. 1 Ocak-15 Mart arasında hava saldırılarında 500'den fazla sivilin öldüğü belirtildi.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Sudan Temsilcisi Marie-Helene Verney, 10 Nisan'da yaptığı açıklamada, çatışmaların dördüncü yılına girilirken hala sona erme işaretleri olmadığını bildirdi.
Verney, Sudan'ın dünya çapında en büyük yerinden edilme krizi ve insani acil durumlardan birine tanık olduğunu vurguladı.
Ülkedeki siyasi istikrarsızlık, bölgesel ve uluslararası müzakerelere rağmen devam ediyor.
Çatışmalar dördüncü yılına girerken, askeri veya siyasi bir çözümün ufukta olmadığını gösteriyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!