Sürdürülebilir Geleceğe Türk Telekom İmzası: COP31’e Dev Destek ve Yeşil Enerji Yatırımları
Türk Telekom, COP31’in teknoloji ortağı olurken, Sivas, Malatya ve Ağrı’daki dev GES projeleriyle toplam kurulu gücünü 530 MWp’e çıkarmayı hedefliyor.
Türkiye'nin dijital dönüşüm lideri Türk Telekom, sürdürülebilir bir gelecek inşa etme vizyonunu küresel boyuta taşıyor. Şirket, Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) "Master Partner" olarak katılarak tarihi bir destek sunacağını duyurdu. Bu prestijli organizasyonun dijital altyapısını kuracak olan Türk Telekom, aynı zamanda zirvenin "Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji" destekçisi rolünü de üstlenecek.
COP31’in Dijital Altyapısı ve Küresel Yatırım Arenası
Teknoloji birikimini, çevre dostu yatırımlarını ve dijital kapsayıcılık vizyonunu küresel ölçekte paylaşmaya hazırlanan Türk Telekom, uluslararası arenada da güçlü mesajlar veriyor. Şirket, ABD'de düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında küresel yatırımcılarla bir araya gelerek dijital altyapı yatırımlarını, teknoloji odaklı büyüme planlarını ve iklim kriziyle mücadele stratejilerini paylaştı. COP31'de de aktif rol alacak olan şirket, yeşil dönüşümü hızlandıran yenilikçi çözümlerini dünya sahnesine sunacak.
Anadolu’da Güneş Açıyor: 530 MWp Güce Ulaşacak Dev GES Yatırımları
Enerji ihtiyacını tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefleyen Türk Telekom, Güneş Enerjisi Santrali (GES) projeleriyle dev adımlar atıyor. Bu stratejik hamlenin ilk ayağı olan Sivas GES, yıllık 128 MWp üretim kapasitesiyle aktif olarak enerji üretimine başladı. Şirket, Sivas'ın ardından Malatya ve Ağrı illerinde hayata geçireceği yeni tesislerle toplam kurulu gücünü 530 MWp seviyesine ulaştırmayı hedefliyor.
Toplamda 6 bin dönümlük devasa bir arazi üzerinde kurulacak bu üç büyük GES projesi sayesinde, yıllık ortalama 800 GWh yeşil enerji üretilecek. Bu devasa üretim kapasitesiyle, yaklaşık 350 bin ton karbon salımının önüne geçilmesi planlanıyor. Sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş süreçlerinin merkezine konumlandıran Türk Telekom, şebekesindeki yeşil dönüşümü yeni nesil enerji verimliliği çözümleriyle hızlandırıyor.
Sürdürülebilirlikte Küresel Standartlar ve Net Sıfır Hedefi
Geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği enerji verimliliği projeleriyle yıllık 46,7 GWh enerji tasarrufu sağlayan Türk Telekom, şebekesini büyütürken karbon emisyonu yoğunluğunu azaltmayı başardı. Baz istasyonlarında güneş enerjisi sistemlerini yaygınlaştıran şirket, sabit ve mobil şebekelerine entegre ettiği yeni nesil soğutma sistemleriyle yarının sürdürülebilir altyapısını bugünden kuruyor.
Girişim sermayesi şirketi TT Ventures bünyesindeki "E4 Şarj-Elektrikli Araç Şarj Ağı" projesiyle elektrikli ulaşım ekosistemine katkı sunan Türk Telekom, veri merkezlerinde de dünya standartlarının üzerinde enerji tasarrufu sağlayan teknolojileri devreye alıyor. Bu çevresel performans, uluslararası arenada da tescillenmiş durumda. Karbon Saydamlık Projesi (CDP) 2025 İklim Değişikliği Programı'nda en yüksek derece olan "A" notunu koruyan şirket, ilk kez dahil olduğu Su Güvenliği Programı'nda ise "A-" notu alarak küresel çevre liderleri arasındaki yerini sağlamlaştırdı. Bilim temelli hedefler doğrultusunda ilerleyen Türk Telekom, 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı, 2050 yılında ise tam anlamıyla "Net Sıfır" seviyesine ulaşmayı taahhüt ediyor.
"Dijital Dönüşümü Toplumsal ve Ekonomik Değerle Birleştiriyoruz"
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, dijitalleşmeyi yalnızca bir teknoloji dönüşümü değil, toplumsal ve ekonomik değer yaratmanın en güçlü aracı olarak gördüklerini vurguladı. Yaklaşık 58 milyon abonesiyle Türkiye'nin ilk entegre operatörü ve en büyük istihdam sağlayan markalarından biri olduklarını belirten Şahin, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin dijital dönüşüm yolculuğu için 2005 yılından bu yana tam 24,5 milyar dolarlık devasa bir yatırım gerçekleştirdik. Son 5 yıldır sektörümüzün yatırım lideri olarak dijital geleceğin inşasına yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Attığımız her adımı daha yeşil, daha adil ve daha yaşanabilir bir dünya vizyonuyla şekillendiriyoruz. Türkiye'nin her köşesine uzanan fiber omurgamızı güçlendirirken, yerli ve milli AR-GE çalışmalarıyla çevre dostu teknolojileri şebekemize entegre ediyoruz. Ülkemizin küresel iklim politikasındaki öncü rolünü simgeleyen COP31'in 'Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji' destekçisi olarak, geleceğin dünyasını tasarlayan küresel aktörler arasında yer almaktan büyük bir gurur duyuyoruz."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!