Suriye'nin Kuzeyindeki Yabancı Askerlerin Çekilmesi: Ahmed Şara'nın ADF2026 Açıklamaları
Antalya Diplomasi Forumu'nda konuşan Ahmed Şara, Suriye'nin bölgesel politikalarını ve geleceğe yönelik planlarını değerlendirdi.
Antalya Diplomasi Forumu 2026, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde ve Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde başladı. Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, forumun önemli konuşmacılarından biri olarak dikkat çekti. Moderatörlüğünü Alican Ayanlar'ın yaptığı oturumda Şara, bölgeye dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

Ahmed Şara, bölgenin karmaşık ve zorlu bir dönemden geçtiğini belirterek, “Tarih boyunca, özellikle son yüzyılda bölgemiz olağanüstü durumlarla karşılaştı. Ben de bu kaderin bir parçasıyım. Bu olağanüstü problemlere olağanüstü çözümler bulmamız gerekiyor. Suriye, tarih boyunca sürekli çatışmalarla anıldı. Çoğu zaman büyük güçler arasında bir seçim yapmaya zorlandık. Artık bu mecburiyetlerden kurtulduk. Rusya, ABD, Çin ve İngiltere ile dengeli ilişkiler kurmaya çalışıyoruz. Suriye'nin yeni bir tarih yazmasını hedefliyoruz. Amacımız, çatışmaların merkezi olmak yerine stratejik güvenliği sağlayan bir ülke olmaktır" ifadelerini kullandı.

'İRAN'A YÖNELİK SALDIRILARDA TARAF DEĞİLİZ'
Şara, İran'a karşı gerçekleştirilen saldırılarda taraf olmadıklarını ifade ederek, “Suriye, 14 yıl boyunca İran saldırısına maruz kaldı ve eski rejime destek sağladı. Tüm bu geçmişe rağmen, İran'a yönelik saldırılarda taraf olmadık. İsrail, ABD ve İran arasındaki çatışmaların önüne geçmek için pek çok adım attık. İran'a zarar gelmesi, bize de olumsuz yansıyacaktır. Bölgede istikrar sağlamak istiyoruz. Trump'ın Lübnan savaşını durdurma çabalarını destekliyoruz. Çatışmalardan uzak durmak bizim için en sağlıklı yoldur" dedi.
'GOLAN TEPELERİ'NDE HAK İDDİASI YERSİZDİR'
İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri konusuna değinen Şara, “Bir devletin Golan Tepeleri'nde hak iddia etmesi yersizdir. Bu hak, o topraklarda yaşayan halkın hakkıdır. Amerika, İsrail adına Golan'ı tanıdı ancak bu tanımanın uluslararası hukukta karşılığı yoktur. Uluslararası toplum, Golan'ın Suriye'ye ait olduğunu kabul ediyor. 134 ülke bu toprakların Suriye'ye ait olduğunu ve işgal altında olduğunu tanıyor. Eski rejimin düşmesiyle İsrail eski anlaşmayı ihlal etti ancak biz yeni bir anlaşma için çalışıyoruz. Golan Tepeleri'nin statüsünü netleştirmek adına uzun vadeli müzakereler başlatacağız" diye konuştu.

'5 YILDA YAPILMASI PLANLANANLARI 1 YILDA GERÇEKLEŞTİRDİK'
Anayasa çalışmaları hakkında bilgi veren Şara, “SDG ile yaptığımız anlaşma tam olarak uygulanmadı. Aralık ayında entegrasyon için bir genel anlaşma imzalandı ve ABD de bu anlaşmanın tarafıydı. Entegrasyon süreçleri devam ediyor ve Amerikan askeri üssüne bağlı son askerler de çekildi. Fransız ve Rus askerleri de bölgede bulunuyordu. Ancak şu an Suriye'nin kuzeyi yabancı askerlerden arındırıldı. SDG'nin Suriye ordusuna entegrasyonu sürüyor. Çatışma gerektiren bir durum yok ve tüm taraflar Suriye'nin istikrarını önemsiyor. Geçiş hükümetinden sonra seçim dönemine girdik ve Suriye Millet Meclisi kuruldu. Yakın zamanda ilk toplantısını gerçekleştirecek. Anayasa çalışmaları devam ediyor ve referanduma sunulacak. 5 yıl sonra nerede olmak istediğimize odaklanıyoruz" dedi.
'POLİTİK YARDIMLARA İHTİYACIMIZ YOK'
Şara, birçok ülkenin Suriye üzerinden ihracat yaptığını belirterek, “Yeniden inşa politikamızı yatırımlara dayalı bir vizyonla şekillendirmek istiyoruz. Altyapıyı güçlendirerek yatırım çekebiliriz. Birçok yardım vaadi aldık ancak gerçekleşmedi. Suriye, geleceğe yönelik sağlam adımlar atmak için yardımlara ihtiyaç duyuyor. Politize edilmiş yardımlara ihtiyacımız yok. Suriye'yi çatışmadan uzak tutup yatırım için uygun hale getirdik. Suriye'de yatırım fırsatları çeşitlilik arz ediyor ve dünyanın gözü burada. Türkiye ve Körfez arasında bir köprü olma yolunda önemli adımlar atıyoruz" dedi.

'SURİYE GELECEĞİNİ TARİHİNE DAYANARAK BELİRLEYECEK'
Suriye'nin sahip olduğu fırsat ve potansiyellere dikkat çeken Şara, “Suriye, İpek Yolu güzergahında yer alan bir ülke. Orta ve ağır sanayide yetkinlik kazandık. Suriyeliler göçe zorlanmalarına rağmen birçok ülkede bulunuyor ve bu bir potansiyel haline geldi. Suriye aynı zamanda bir tarım ülkesidir. Geçici olarak stratejik konumunu kaybetmiş olabiliriz ama bu potansiyeli yeni dönemde faydaya dönüştürmeliyiz. Artık sadece sözde değil, eylemde de değişim sağladık. Suriye, kendi tarihine ve medeniyetine uygun olarak geleceğini şekillendirecektir" dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!