SON DAKIKA
Trafik ve Kasko Sigortasında Rekor Ödeme: 2,4 Milyon Mağdura 145 Milyar Liralık Dev Destek Diyarbakır'da Nişan Yolunda Katliam Gibi Kaza: 5 Ölü, 11 Yaralı CEO Maaşlarında Tarihi Rekor: Elon Musk’ın Dev Paketi Piyasaları Salladı Süper Lig'de Yeni Sezonun İlk Haftasında VAR Hakemleri Açıklandı: Fenerbahçe Maçına İskoç Hakem! Diyarbakır Lice'de Katliam Gibi Kaza: Nişan Yolunda Can Kaybı 5'e Yükseldi Atletico Madrid Savunmaya Duvar Ördü: Cristian Romero İmzayı Attı! Avrupa Merkez Bankası'ndan Kritik Uyarı: Kriz Dönemleri İçin Evinizde Nakit Para Bulundurun! Filistin'de Tarihi Adım: 20 Yıl Sonra İlk Seçim İçin Seçmen Kayıt Süreci Başladı Kronik Pulmoner Emboli Hastası Balon Anjiyoplasti Yöntemiyle Yeniden Hayata Tutundu Türkiye-Suriye İlişkilerinde Yeni Dönem: Büyükelçi Nuh Yılmaz'dan Şam'da Tarihi Açıklamalar Trafik ve Kasko Sigortasında Rekor Ödeme: 2,4 Milyon Mağdura 145 Milyar Liralık Dev Destek Diyarbakır'da Nişan Yolunda Katliam Gibi Kaza: 5 Ölü, 11 Yaralı CEO Maaşlarında Tarihi Rekor: Elon Musk’ın Dev Paketi Piyasaları Salladı Süper Lig'de Yeni Sezonun İlk Haftasında VAR Hakemleri Açıklandı: Fenerbahçe Maçına İskoç Hakem! Diyarbakır Lice'de Katliam Gibi Kaza: Nişan Yolunda Can Kaybı 5'e Yükseldi Atletico Madrid Savunmaya Duvar Ördü: Cristian Romero İmzayı Attı! Avrupa Merkez Bankası'ndan Kritik Uyarı: Kriz Dönemleri İçin Evinizde Nakit Para Bulundurun! Filistin'de Tarihi Adım: 20 Yıl Sonra İlk Seçim İçin Seçmen Kayıt Süreci Başladı Kronik Pulmoner Emboli Hastası Balon Anjiyoplasti Yöntemiyle Yeniden Hayata Tutundu Türkiye-Suriye İlişkilerinde Yeni Dönem: Büyükelçi Nuh Yılmaz'dan Şam'da Tarihi Açıklamalar

Tarihi Zırhlardan Günümüz Mücevherlerine: Trabzon Hasırının Evrimi

Trabzon hasırı, İskitler dönemine dayanan örgü tekniğiyle altın mücevherlere dönüşüyor. Binlerce yıllık geçmişi ve el emeğiyle Türkiye'nin özgün takıları arasında yer alıyor.

Fatih Mehmet HAN Fatih Mehmet HAN 28 Şubat 2026, 07:47
42 0
Paylaş:
Tarihi Zırhlardan Günümüz Mücevherlerine: Trabzon Hasırının Evrimi

Bir zamanlar savaş meydanlarında zırh olarak kullanılan kadim örgü tekniği, Karadeniz'de altınla birleşerek zarif mücevherlere dönüşüyor. İskitler dönemine kadar uzanan bu teknikle üretilen Trabzon hasırı, 50 bin ilmekli el işçiliğiyle Türkiye'nin özgün mücevherleri arasında yer alıyor.


Trabzon hasırı, Türkiye'nin en köklü el sanatlarından biri olmayı sürdürüyor. Binlerce yıllık geçmişi ve tamamen el emeğine dayanan üretim süreciyle mücevher sektöründe özel bir konumda bulunuyor.


İlk olarak zırh yapımında kullanılan örgü tekniği, İskitler döneminde ortaya çıktı. Zamanla ustalar bu teknikle estetik takılar üretmeye başladı. Trabzon'da, altının tel haline getirilip ilmek ilmek örülmesiyle bu teknik altın kumaşa dönüştü.


Yüzyıllardır sabır ve ustalık gerektiren yapısıyla varlığını sürdüren Trabzon hasırı, özellikle Karadeniz düğünlerinin vazgeçilmez takılarından biri oldu. Zırh örgüsünden gelen sağlam yapısı sayesinde uzun yıllar dayanabiliyor, yenilenebiliyor ve defalarca işlenebiliyor.



Düğünlerin ötesine geçerek günlük yaşama adapte oldu


Son 10-15 yılda geliştirilen tasarımlarla hasır, düğünlerdeki rolünün ötesine geçerek günlük yaşamda da kullanılmaya başlandı. Bileklik, kolye, küpe ve yüzük gibi çeşitli modellerle modern bir çizgi kazanan bu ürünler, farklı yaş gruplarına hitap ediyor. Trabzon hasırı tamamen el emeğine dayanıyor; altın önce tel haline getiriliyor, laboratuvar testlerinden geçiyor ve ardından örücü kadınlara teslim ediliyor. Bir haftaya kadar sürebilen bu süreçte 10 bin ile 50 bin arasında ilmek atılarak altın adeta kumaş gibi örülüyor ve her ürün kendine özgü bir hikayeye sahip oluyor.



Altın ilmeklerle değer kazanan Trabzon hasırı


Trabzon hasırı, kültürel mirası kadar ekonomik değeriyle de dikkat çekiyor. Altın fiyatlarındaki artışla birlikte, Trabzon hasırı setlerinin fiyatı milyon liraları bulabiliyor. Özel tasarım ürünler ise otomobil fiyatlarıyla yarışıyor. Yüksek gramajlı ve çok sıralı özel setler 1 milyon liranın üzerine çıkarken, bazı koleksiyon ve özel sipariş ürünlerin fiyatı birkaç milyon liraya kadar ulaşabiliyor. Bu seviyedeki fiyatlar, birçok yeni otomobilin bedeline yaklaşıyor. Trabzon hasırı, Karadeniz düğünlerinin vazgeçilmez takısı olmanın yanı sıra yatırım aracı olarak da değerlendirilmeye başlandı. Dayanıklılığı ve değer kaybının sınırlı olması, onu sadece estetik bir aksesuar değil, aynı zamanda ekonomik bir enstrüman haline getiriyor.



"Trabzon hasırı mücevher sektörünün ağır abisidir"


Altın işletmecisi Fatih Yılmaz Akdin, Trabzon hasırının düğünlerin en çok aranan takısı olduğunu belirterek, "Trabzon hasırı, Türkiye mücevher sektörünün ağır abisidir. Üretim tekniği tamamen bize has ve bu topraklara ait bir tekniktir. Türkiye'nin tek orijinal takısı diyebilirim. Binlerce yıllık geçmişiyle bu sanatın kökeni İskitler dönemine dayanıyor. O zamanlarda zırh örücülüğünde kullanılan örgü tekniği, zamanla ustalar tarafından takıya dönüştürülmüş ve Trabzon'da farklı bir kimlik kazanmıştır. Bugün Trabzon hasırı, düğünlerin en çok aranan takısıdır. Ancak son 10-15 yıldır bunu sadece düğün takısı olmaktan çıkarmak istedik. Günlük hayatta da herkesin Trabzon hasırı kullanmasını hayal ettik ve tasarımlarımızı buna göre geliştirdik. Şu anda günlük kullanım takıları arasında en üst sıralarda yer alıyor. Trabzon hasırı çok dayanıklıdır. Zırh örücülüğünden geldiği için sağlamdır, defalarca işlenebilir, yenilenebilir ve kolay kolay bozulmaz." dedi.



"Her ilmekte bir hayat izi vardır"


Akdin, üretim süreçlerinde siyanür kullanmadıklarını ve çevre dostu yöntemler geliştirdiklerini ifade etti. "Bizim üretimimiz tamamen el emeğine dayanır. Örücü kadınlarımız bir ürünü yaklaşık bir haftada örer. 10 bin, 20 bin hatta 50 bine kadar ilmek atılır. Öncesinde altını tel haline getiririz, laboratuvar analizlerine tabi tutarız. Daha sonra örücülerimiz bu telleri adeta kumaş gibi örer. Ortaya çıkan telli kumaş, tasarım ve kilit sistemleriyle işlenerek mücevhere dönüşür. Her ürün farklı ellerden çıktığı için her birinin ayrı bir hikayesi vardır. Her ilmekte bir hayat izi vardır. Markamız da bu hikâyelerden doğdu. Geçmişte örücülerimizin çoğu evlerinden çalışıyordu. Hala evinde çalışan kadınlarımız var ama yaklaşık yedi yıl önce sosyal haklara sahip örücülük projesini hayata geçirdik. Sigortalı çalışma sistemi kurduk, erken emeklilik hakkından faydalanan örücülerimiz oldu. Şu an üretimde çalışanların yaklaşık yüzde 90'ı kadın. Atölye kısmında eskiden sadece erkekler çalışırdı. Ancak kurduğumuz sistem ve geliştirdiğimiz üretim prosedürleri sayesinde kadınları da bu alanda yetiştirdik. Artık atölyede de kadın çalışanlarımız var. Üretim aşamalarında da önemli değişiklikler yaptık. Kuyumculuk sektöründe bazı aşamalarda siyanür kullanılır. Biz üretimimizde siyanür kullanmıyoruz. Renk verme ve temizlik aşamalarında çevre dostu yöntemler geliştirdik. Lazer kaynak sonrası oluşan kararmaları kimyasalla değil, geleneksel yöntemlerden ilham alarak temizliyoruz. Annemin iplikleri limon, karbonat ve tuzla temizleme yönteminden esinlenerek bunu kendi üretimimize uyarladım. Almanya'dan getirdiğimiz makinelerle de süreci daha sağlıklı hale getirdik." şeklinde konuştu.



"Bu iş bizim için yemek içmek gibi bir şey artık"


Altın örücülüğü yapan Hülya Özkara, "En ham hali bizim elimizden geçiyor, atölyeye veriyoruz, atölye işliyor ve vitrine giriyor. Bu iş gerçekten zor. Ben 25 senedir yapıyorum. Aslında bu mesleği sürdüren çok kişi yok ve arkamızdan gelen genç nesil de yok. Ben annemden öğrendim hasırı ama ardımızdan gelen kimse yok. Halk eğitimlerde kurslar var ama oradan öğrenenler çok verimli olmuyor. Çünkü işin inceliğini tam olarak öğrenemiyorlar. Tam anlamıyla bir meslek olarak görmüyorlar. Yeni nesil genelde 'öğreneyim, hemen para kazanayım' düşüncesinde. Oysa bu meslek, incelikleriyle birlikte öğrenilmesi gereken bir iş. Sadece tepe kırmak ya da altın deliğini görmek değil mesele. İşin çok daha ince detayları var. Bu iş bizim için yemek içmek gibi bir şey artık. Çünkü öğrendik ve biliyoruz. Yeni öğrenenler için zor ama biz severek yapıyoruz. Sevilmeden yapılacak bir iş değil aslında. Bu iş ne bir dantel ne de bir iğne oyası. Kendine has çok ayrıcalığı ve ince noktası var." diye konuştu.



"Eğer maddi olarak düşünürsen bu işi yapamazsın, çünkü sevmek lazım"


22 yıldır Trabzon hasırı örücülüğü yaptığını belirten İlknur Mazlum, "Biz bu işi sevdiğimiz için yapıyoruz. Sevmeyince yapılacak bir iş değil. İşin süresi de değişiyor. Bir haftada biteni var, on günde biteni var, bir ayda biteni var hatta üç günde bitirdiğimiz de oluyor. Eğer maddi olarak düşünürsen bu işi yapamazsın, çünkü sevmek lazım. Maddiyatı da var elbette ama sevmeden olmaz. Ben çok seviyorum gerçekten çok güzel bir şey. Ürüne başlayıp son aşamaya geldiğimde şöyle bakıp 'bunu ben mi yaptım' diye gurur duyuyorum." ifadelerini kullandı.



Savaşçıların zırhından düğünlerin baş tacına

Etiketler: baş Savaşçıların zırhı düğünlerin tacına
Bu haberi paylaş: Facebook Twitter
Fatih Mehmet HAN

Fatih Mehmet HAN

Yazar

Tüm yazıları görüntüle

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumlar moderatör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Konumunuz

Şehir bulunamadı

Süper Lig

# Takım O G B M P
1 Gençlerbirliği 1 1 0 0 3
2 Çaykur Rizespor 1 1 0 0 3
3 Galatasaray 1 0 1 0 1
4 Çorum FK 1 0 1 0 1
5 Corendon Alanyaspor 1 0 1 0 1

Malatya Bugün Hava Durumu

Rain
25°C
hafif yağmur
Nem: %41
Rüzgar: 0 km/s

Malatya Namaz Vakitleri

16 Ağustos 2026 - Pazar
İmsak
04:02
Güneş
05:34
Öğle
12:36
İkindi
16:23
Akşam
19:29
Yatsı
20:54

Döviz & Altın

Çeyrek Altın
0,00%
₺11.091,07
EUR Euro
+0,31%
₺55,5063
GBP İngiliz Sterlini
+0,26%
₺64,8964
Gram Altın
+0,01%
₺6.737,19
Tam Altın
0,00%
₺44.229,44
USD Amerikan Doları
+0,10%
₺47,9147
Yarım Altın
0,00%
₺22.215,85

Malatya Nöbetçi Eczaneler

KARACA ECZANESİ
Köylü MAH. Hükümet Caddesi NO: 45/1 44850 Pütürge Malatya
YAZIHAN ECZANESİ
Doğuş MAH. Hastane Caddesi NO: 36 44350 Yazıhan Malatya
BADE ECZANESİ
Kiltepe MAH. Sunguroğlu Sokak NO: 7/1 44900 Yeşilyurt Malatya
ANIL ECZANESİ
Özalper MAH. Kara Caddesi NO: 13 44090 Yeşilyurt Malatya
SITMAPINARI ECZANESİ
İstiklal MAH. Atatürk Caddesi NO: 55 44760 Kuluncak Malatya