TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: Türkiye ve Ürdün İstikrarın Temel Taşlarıdır
Fuat Oktay, Türkiye ve Ürdün'ün istikrarın temel taşları olduğunu vurguladı.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, çeşitli ülkelerde öğrenci ve akademisyenlerle bir araya gelme amacı taşıyan "Dış Politika Söyleşileri"nin üçüncüsünü Ürdün'de gerçekleştirdi. Bu bağlamda, Oktay, Amman'daki Petra Üniversitesi'nde "Bölgesel Sahiplenme Çerçevesinde Türkiye-Ürdün İş Birliği: Üniversite Gençleriyle Diyalog" konulu bir söyleşiye katıldı ve burada Ürdünlü üniversite öğrencileri ve akademisyenlerle buluştu. Oktay, dünya genelinde ve bölgede yaşanan zorlu dönüşüm sürecinin altını çizerek, "İnsani krizler derinleşiyor ve uluslararası kuruluşlar bu dönemde yeterli ve etkili bir yanıt veremiyor; dolayısıyla Türkiye ve Ürdün arasındaki işbirliği her zamankinden daha değerli." şeklinde konuştu. Türkiye ile Ürdün'ün tarih, kültür, coğrafya, inançlar ve ortak sorumluluklarla birbirine bağlı olduğunu vurgulayan Oktay, "Türkiye ve Ürdün, huzursuz bir bölgede ve düzende istikrarı temsil eden iki sütundur. Her iki ülke de diyaloğa, itidale, insani sorumluluğa ve bölgesel barışa önem vermektedir." dedi. Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın 2026 Şubat'ında Türkiye'yi ziyaret etmesinin memnuniyet verici olduğunu belirten Oktay, "Liderlerimiz arasında üst düzey ziyaretlerin artmasını bekliyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın da Ürdün'ü ziyaret etme planı var. Mevcut ilişkilerimiz hızla gelişiyor." ifadesini kullandı.
İsrail'in Filistin ve bölgedeki diğer ülkelere yönelik saldırgan tutumuna karşı Türkiye ve Ürdün'ün Filistin konusunda ortak bir duruş sergilediğini belirten Oktay, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Filistin meselesi, uluslararası gündemde öncelikli olmalıdır; soykırım, yasa dışı yerleşimler, yerleşimci şiddeti, işgal politikaları ve Filistin topraklarını genişletme girişimlerini kabul etmemeliyiz. Gazze konusunda yakın işbirliğimiz ateşkesin sağlanmasına katkı sunuyor. Ancak Gazze'deki insani kriz devam ediyor. Barış sürecinin ikinci aşamasına geçilmeli ve inşa süreci hemen başlatılmalıdır. Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki gelişmelerden derin endişe duyuyoruz. Kısıtlamalar ve siyasi yaklaşımlar kabul edilemez. Mescid-i Aksa Müslümanların ibadetine açık kalmalı ve Doğu Kudüs'teki ibadet özgürlüğü güvence altına alınmalıdır." Oktay, Türkiye'nin, Ürdün'ün Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların koruyucusu olarak üstlendiği tarihi rolü takdir ettiğini belirterek, "Adil ve kalıcı bir barış, sadece 1967 sınırları temelinde, başkenti Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin kurulmasıyla mümkündür." dedi.
Lübnan ve Suriye'nin egemenliklerinin korunmasının önemine değinen Oktay, "Lübnan'ın egemenliği, güvenliği ve istikrarı korunmalıdır. Suriye'de istikrar hem Türkiye hem de Ürdün için esastır. Ürdün'ün Suriye devlet kurumlarının yeniden inşasını destekleme çabalarını takdirle karşılıyoruz ve Türkiye, Suriye'nin güvenliği ile ekonomik kalkınması için sarf edilen tüm çabaları desteklemeye hazırdır." şeklinde konuştu. Türkiye ve Ürdün'ün bu konuda ortak çalışabileceğini belirten Oktay, şunları kaydetti: "Akademik dünyaya, akademisyenlere ve gençlere mesajım şudur: Bölgesel sahiplenme sadece yönetim için bir sınav değil, aynı zamanda sizin nesliniz için de bir sorumluluktur. Eğitim, geleceğimiz için özellikle önemlidir. Türk ve Ürdün üniversiteleri arasında daha fazla öğrenci değişimi, akademik ortaklık, ortak araştırma projeleri ve işbirliğine ihtiyaç duyuyoruz."
Türkiye ve Ürdün'ün ilişkilerinin geleceğinin sadece hükümetler tarafından değil, aynı zamanda öğrenciler, akademisyenler, girişimciler ve araştırmacılar tarafından da şekillendirileceğini belirten Oktay, "Eğitime, bilime ve teknolojiye daha fazla yatırım yapmalıyız. Sürdürülebilir refah, bilgiye, inovasyona ve insanlığa bağlıdır." ifadelerini kullandı. Oktay, Türkiye ve Ürdün'deki üniversitelerin, akademik değişimler, ortak araştırma bursları ve dil programları aracılığıyla iki ülke ilişkilerinin gelişmesinde öncü bir rol oynayabileceğini söyledi. Gençlerin birbirlerini daha iyi tanıması ve kurumların daha sistematik bir şekilde birleşmesi gerektiğini vurgulayan Oktay, "Bu, hepimizin birlikte inşa etmesi gereken sürdürülebilir bir köprüdür. Türkiye Bursları programı bu bakımdan önemli bir rol oynamaktadır. 1990'lardan bu yana 700 Ürdünlü üniversitelerimizde eğitim gördü." dedi. Geçen yıl burslu olarak Türkiye'de Ürdün'den 71 öğrenci, Ürdün'de ise 51 Türk öğrenci bulunduğunu belirten Oktay, "Ancak ortaklığımızı daha üst seviyeye taşımak istiyorsak, bu rakamlar elbette yeterli değildir. Çünkü ihtiyacımız olan şey beşeri sermayedir. Beşeri sermaye en değerli varlıktır." diye konuştu. Geçen sene iki ülkenin yükseköğretim kurumları arasındaki işbirliğini artırmak amacıyla imzalanan mutabakat zaptlarının bu yönde atılmış önemli bir adım olduğuna dikkati çeken Oktay, "Dünya, yapay zeka, dijitalleşme, biyoteknoloji ve temiz enerji inovasyonuyla dönüşürken, bölgemiz bu değişimleri sadece takip etmeyi değil, onlara katkıda bulunmayı hedeflemelidir." açıklamasını yaptı. Oktay, bu sebeple Türkiye ve Ürdün'ün, bilim ve teknolojideki işbirliğini stratejik bir öncelik olarak güçlendirmesi gerektiğini söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti: "Akademisyenler ve öğrenciler bölgemizi sık sık kriz, savaş, mülteciler, işgal, aşırılıkçılık ve istikrarsızlık ile tanımlıyor ancak hikayenin tamamı bu değil. Bölgemiz aynı zamanda medeniyetlerin, kutsal şehirlerin, üniversitelerin, ticaret yollarının, kültürel zenginliğin ve genç nüfusun bölgesidir." Türkiye ve Ürdün'ün kardeş ülkeler ve sorumlu bölgesel aktörler olduğunu vurgulayan Oktay, iki ülkenin sorumluluk üzerine kurulu, işbirliğine, karşılıklı anlayışa, daha fazla akademik değişime, bölgesel konularda daha güçlü koordinasyona ve bölgesel çalışmalara daha derin bir desteğe dayanan yeni bir yaklaşıma katkıda bulunabileceğini ifade etti.
Oktay, sosyal medya hesabından da "Ziyaret ettiğimiz ülkelerdeki öğrenci ve akademisyenlerle buluşma amacıyla düzenlediğimiz 'Dış Politika Söyleşileri'nin üçüncüsünü Ürdün'de gerçekleştirdik." paylaşımında bulundu. "Bölgesel Sahiplenme Çerçevesinde Türkiye-Ürdün İş Birliği: Üniversite Gençleriyle Diyalog" konulu söyleşide, Petra Üniversitesi'nin öğrencileri ve akademisyenleriyle buluştuklarını aktardı ve "Bölgesel ve küresel alanda yaşanan gelişmeleri değerlendirerek iki kardeş ülke arasındaki ilişkileri, geleceğimize dair ortak hedef ve umutlarımızı ele aldık. Gençlerimizle kurduğumuz bu diyalogların, Türkiye-Ürdün ilişkilerine yeni ufuklar açacağına inanıyorum." ifadelerine yer verdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!