Tehlikeli Sularda Seyreden Kaptanın Hikayesi
Tehlikeli sularda, Basra Körfezi'nde seyreden Iraklı kaptan, küresel ticaretin savaş nedeniyle nasıl etkilendiğini anlatıyor.
Haber: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi'nde sivil gemi trafiği üzerindeki güvenlik riskleri devam ediyor. İran, saldırılara yanıt olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatmış ve bazı gemiler bu duruma rağmen boğazı geçmeye çalışırken Devrim Muhafızları tarafından hedef alınmıştı. Ateşkes öncesinde ABD Başkanı Trump, İran'ı boğazı açması için tehdit etmiş, aksi takdirde 'bir medeniyetin yok olacağını' söylemişti. Arabulucuların müdahalesiyle daha büyük bir çatışmanın eşiğinden dönüldü. Ancak boğaz çevresinde bekleyen gemi personeli, çatışmanın ortasında neyle karşılaşacaklarını bilmiyor. 
Associated Press (AP), Umman Körfezi ve Hürmüz Boğazı arasında seyreden bir petrol tankerinin Iraklı kaptanı Rahman Al-Jubouri ile görüştü. Jubouri, ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın küresel ticareti aksattığını ve bu sebeple birçok denizcinin dünyanın en tehlikeli deniz rotalarında mahsur kaldığını belirtti. Buna rağmen çalışmaya devam etmek zorunda olduklarını söyledi.
'ATEŞ TOPUNUN ÜZERİNDE SEYREDİYORUZ'
AP'ye telefonla verdiği röportajda durumunu anlatan Al-Jubouri, 1984'ten beri denizcilik yaptığını ve bu çatışma durumunun yeni olmadığını ifade etti. Irak-İran Savaşı ve Körfez Savaşı sırasında benzer durumlarla karşılaştığını belirtti. Orta Doğu'daki düşmanlıkların kendisi için yeni olmadığını vurgulayan kaptan, “Çalışmak yine bir risk haline geldi. Ne zaman saldırıya uğrayacağımızı bilmiyoruz. Bir ateş topunun üzerinde seyrediyoruz” dedi.
Palau bayraklı Sea Moon adlı tankerinde dört aydır görev yaptığını belirten Al-Jubouri, şu anda Aden Körfezi'nden Umman Körfezi'ne doğru seyrettiklerini söyledi. Hürmüz Boğazı'ndan geçmeseler bile rotalarının tehlikeli olarak sınıflandırıldığını ve bölgedeki savaşın sektördeki güvenlik endişelerini artırdığını belirtti. Lojistik aksamalar nedeniyle birçok alanda gecikmeler yaşandığını ekledi.
28 Şubat’ta başlayan savaş, Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi'ndeki tüm ticari gemileri tehdit eder hale getirdi. Tahran, karşı saldırı olarak birçok tankeri hedef aldı ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik riskli hale geldi. Bu durum, dünya genelinde petrol ve doğal gaz fiyatlarının artmasına neden oldu. Gerilimin sürmesiyle birçok gemi Hürmüz Boğazı'nda mahsur kaldı ve denizciler çatışmanın sona ermesini ve güvenli bir şekilde çıkmayı bekliyor.
'MÜRETTEBATI EĞİTTİK'
Güvenlik riskleri nedeniyle mürettebatını olumsuz durumlara karşı eğittiklerini belirten Al-Jubouri, “Allah korusun, gemi saldırıya uğrarsa nasıl tepki verecekleri konusunda onları eğittik” dedi. 40 yıllık tecrübesiyle daha önce benzer durumlarla karşılaştığını söyledi. Geçen yıl Yemen'de demirli olduklarında gemisinin hedef alındığını ve hemen harekete geçerek gemiyi koruduğunu anlattı.
Yemen'deki olayda gemilerinin hafif hasar aldığını ancak bu durumun seyri engellemediğini belirten kaptan, risklere rağmen durumun sakinleşmesiyle limana dönüp işlerine devam ettiklerini söyledi. Tüm bunların kendisi için normalleştiğini ancak mürettebatı için aynı durumun geçerli olmadığını belirtti. Ekibinin 27 kişiden 17 kişiye düştüğünü ve yaşananlar nedeniyle insanların korktuğunu ifade etti.
Uzun deniz yolculuklarının mevcut gerilim olmadan da zorlayıcı olduğunu belirten Al-Jubouri, 4 aydır ailesinden uzakta olduğunu söyledi. “Ailelerimizden ve vatanlarımızdan uzak olmak acı veriyor. İnternet erişimi iletişim sağlasa da savaşın gerilimi mesafeyi hissettiriyor. En azından temel ihtiyaç malzemelerini düzenli olarak yenileyebiliyoruz” dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!