Trump'ın Hürmüz Üzerindeki Hesapları Ters Tepti
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, beklenen rejim değişikliğini getirmedi. Trump, Hürmüz Boğazı'na uluslararası destek çağrısı yaptı.
Aydın Hasan / Asena Yatağan - Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı saldırılar, İran'da beklenen rejim değişikliğini getirmedi. ABD, son günlerde saldırılarını İran'ın petrol kaynaklarına yoğunlaştırdı ve Harg Adası hedef alındı. Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması durumunu Harg üzerinden Tahran'a bir uyarı olarak kullanıyor. Bu adadan İran'ın petrol ihracatının yüzde 90'ı gerçekleştiriliyor. Trump, yaptığı son açıklamada, birçok ülkenin Boğaz'ı açık tutmak için ABD ile koordinasyon içinde savaş gemileri göndereceğini bildirdi.
Uluslararası Destek Çağrısı
Trump, “Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğer ülkelerin de bölgeye gemi göndermelerini umuyorum” dedi. Trump'ın bu çağrısı, petrol üzerinden küresel bir gerilim yaratma çabası olarak değerlendirildi. Milliyet'e değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, bu adımın arka planını açıkladı.

‘Büyük Tehlike’
Emekli Büyükelçi Uluç Özülker: Şu anda herkes zarar görüyor. Trump’ın “gemi gönderin” çağrısı çok etkili olmayabilir. Eğer ABD bu durumu çözmek istiyorsa kendi donanmasını kullanabilir. Zaten bölgedeki Amerikan donanması oldukça güçlü. Hürmüz Boğazı'na askeri müdahale büyük bir risk taşır. Ancak daha büyük sonuçlar da olabilir. Bölgede birçok ülke deniz suyunu arıtarak içme suyu elde ediyor. Savaş bu tesislere zarar verirse su krizi kaçınılmaz olur. Tarım ve su kaynakları zarar görürse bölgenin yaşam koşulları daha da zorlaşır, bu da yeni göç dalgalarına yol açabilir. Bu savaş bir petrol savaşı olarak başlamadı. ABD’nin asıl hedefi İran’ı kontrol altına almak ve rejimini değiştirmekti. İran’ın büyük petrol rezervlerine sahip olması Washington için bir avantaj olarak görüldü. Ancak planlar tutmadı.

‘Enerji Mücadelesi Savaşın Temel Unsuru’
İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Hazar Vural: Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı küresel enerji taşımacılığının en önemli rotalarından biri. Dünya petrol ihtiyacının yüzde 20’sinden fazlası bu hat üzerinden sağlanıyor. İran, boğazı tamamen kapatmış değil, ancak İsrail ve ABD bağlantılı gemilere geçiş izni vermiyor ve Arap ülkelerinden gelen enerji taşımacılığına engeller çıkarıyor.
‘Stratejik Bir Araç’
Hürmüz, İran için stratejik bir koz. İran bunu kullanarak ABD’ye küresel baskı yapmayı amaçlıyor. Bölgede yaşanacak bir kriz petrol fiyatlarını ve küresel piyasaları doğrudan etkiler. Trump’ın çağrısı bu anlamda önemli. Japonya, Güney Kore ve Avrupa için mantıklı olabilir, ancak Çin için aynı şey söylenemez. Çünkü İran petrolünün yüzde 90’ı Çin’e satılıyor. ABD, bu savaşla Çin’in enerji kaynaklarını kontrol etmeyi hedefliyordu. Ancak şimdi Çin’den güvenlik için gemi istemek mantıklı görünmüyor. Bu durum, savaşın Washington’ın planladığı gibi gitmediğinin bir göstergesi.
Bu savaşta petrol, taraflar arasında bir koz olarak kullanılıyor. Küresel petrol piyasası savaşın gelişimine göre şekilleniyor ve fiyatlar anında tepki veriyor. ABD’nin amacı İran’ın enerji kaynaklarını kontrol altına alarak Çin yerine kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktır. Ancak savaşın nedeni sadece petrol değil; çok boyutlu bir çatışma söz konusu. Petrol önemli bir unsur olsa da savaş sadece bir enerji savaşı olarak tanımlanamaz. Enerji mücadelesi, savaşın önemli boyutlarından biri olarak öne çıkıyor.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) donanmasına ait bir gemi, BAE’nin Havr Fakkan kenti yakınlarında Hürmüz Boğazı'ndaki kargo gemileri ve petrol tankerleri arasında devriye geziyor. Altaf Qadri AP
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!