Türk Antrenör Erbil Bozkurt, Çalıştığı Kalecilere Milli Takım Yolunu Açıyor
Türk antrenör Erbil Bozkurt'un çalıştığı kaleciler, milli takımlara seçiliyor. Bozkurt'un kariyeri ve başarıları hakkında detaylar...
1990 yılında Londra'da dünyaya gelen Erbil Bozkurt, futbola olan ilgisini çocuk yaşta keşfetti. İlk canlı izlediği Türkiye-Hırvatistan maçında milli kaleci Rüştü Reçber'in performansından etkilenen Bozkurt, futbol kariyerini sonlandırdıktan sonra antrenörlük yolculuğuna çıktı. Şu anda İngiltere Futbol Federasyonu ve UEFA A lisansı sahibi az sayıdaki Türk antrenörlerden biri olarak Hull City'de görev yapıyor.
36 yaşındaki Bozkurt, 2016 yılında futbolculuk kariyerine son vererek antrenörlüğe adım attı ve bu süreçte birçok kaleciyle çalışma fırsatı buldu. "Bu mesleği büyük bir tutku ile yapıyorum, bu da çalıştığım kalecilere yansıyor," diyen Bozkurt, özellikle Ivor Pandur'un Hırvatistan Milli Takımı'na seçilmesinin kendisi için gurur verici olduğunu belirtti. Daha önce Queens Park Rangers'ta çalıştığı Seny Dieng'in de Senegal Milli Takımı'na davet edildiğini ve Afrika Uluslar Kupası'nda başarıya ulaştığını hatırlattı.
Premier Lig'in zorluklarına dikkat çeken Bozkurt, Altay Bayındır'ın Manchester United'a transferini değerlendirirken, "Altay'ın İngiltere'ye gelişi büyük bir başarı. Burada oynamak, özellikle kaleciler için çok zor. Fiziksel mücadele oldukça yüksek ve VAR sistemine rağmen birçok pozisyonda faul kararı çıkmıyor," ifadelerini kullandı. Altay'ın performansını sürdürmesi halinde Avrupa'nın diğer büyük kulüplerinden de teklif alabileceğine inandığını söyledi.
Bozkurt, Altay Bayındır'ın ardından başka Türk kalecilerin de İngiltere'ye transfer olabileceğini belirterek, "Avrupa kulüplerinin radarında olan çok sayıda genç Türk kaleci var. İngiltere'de birçok takımın scout ekibi ve kaleci antrenörleri sürekli benimle iletişime geçip kaleciler hakkında bilgi istiyor," dedi.
Hull City'ye transfer olmasında Acun Ilıcalı'nın etkisinin büyük olduğunu ifade eden Bozkurt, "Beş İngiliz kulübünde görev aldıktan sonra Hull City gibi Türk sahipli bir kulübe gelmek gurur verici," dedi. Türk bayraklarının İngiliz taraftarlar tarafından maçlarda dalgalandığını görmekten mutluluk duyduğunu belirtti.
Bozkurt, kulüpteki İngiliz çalışanların zaman zaman Türkçe konuştuğunu, antrenörlerin ve diğer çalışanların Türk kültürüne uyum sağladığını belirtti. Türk yemeklerinin de kulüp mutfağında yer aldığını söyledi.
Queens Park Rangers'ta geçirdiği sürenin kendisi için değerli olduğunu aktaran Bozkurt, "Altyapı kaleci antrenörü olarak başladığım bu kulüpte, kısa sürede A takımla da çalışma fırsatı buldum. Les Ferdinand ve diğer teknik ekip üyelerinin desteğiyle iyi bir ilişki kurduk," dedi. Türk futbolu üzerine sık sık sohbet ettiklerini de ekledi.
Fenerbahçe'ye transfer olan Bright Osayi-Samuel ile ilgili olarak Bozkurt, "Fenerbahçe'ye gitmeden önce Türkiye ve Türk futbolu hakkında birçok soru sordu. Transferin ardından başarılı performans sergiledi ve hala görüşmeye devam ediyoruz," dedi.
Uğurcan Çakır'ın performansına değinen Bozkurt, "Hem Galatasaray'da hem milli takımda sergilediği performans dikkat çekici. Yıllardır bu seviyede oynuyor, sadece takımın oyun sistemindeki değişiklikler onun performansını daha da ön plana çıkardı," ifadelerini kullandı.
2026 FIFA Dünya Kupası'nda milli takımın kalecilerinin en güçlü yanlarından biri olacağını vurgulayan Bozkurt, "A Milli Takım'da oynayabilecek birçok kalecimiz var. Mert Günok'un fiziksel kondisyonu çok iyi ve uzun yıllar daha oynayabilir," dedi.
Hull City'deki iki sezonunu değerlendiren Bozkurt, "Geçen sezon bizim için zorluydu ancak bu yıl çok daha iyi bir performans sergiliyoruz. Transfer yasağına rağmen play-off potasında yer alıyoruz," diye konuştu.
Bozkurt, Pep Guardiola'nın kalecilerden beklentilerini değerlendirirken, "Kalecinin temel görevi gol yememek. Guardiola'nın tarzı üst düzey oyuncularla yapılabilecek bir şey. Her takım geriden oyun kurmak için yeterli donanıma sahip değil," dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!