Türk Girişimci Kitosan Üretimi ile Küresel Pazarda Hedef Büyütüyor
Seda Çakır, karides atıklarından ürettiği kitosan ile Türkiye'nin küresel pazarda yer alması için çalışıyor.
İstanbul
AA muhabirinin hazırladığı "Üretimle Güçlenen Kadınlar" başlıklı dosya kapsamında, kadın girişimci Seda Çakır'ın karides atıklarından elde ettiği yerli kitosan ile 2030'da 80 milyar dolara ulaşması beklenen pazarda Türkiye'nin yer alması için çalışmalar yürüttüğü bilgisine ulaşıldı. 
Seda Çakır, 2014 yılında Marmara Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nden mezun oldu. Üniversite süresince kitosan polimeri üzerine çalıştı ve bu malzemenin ithal edildiği gerçeğiyle karşılaştı. Mezuniyetine yakın, "Neden kitosanı Türkiye'de üretmiyoruz?" sorusunu sormaya başladı.
Çakır, mezuniyeti sonrası Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın "Tekno Girişim Sermaye Desteği"ne başvurarak kendi şirketini kurdu. Çalışmalarını İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknokenti Entertech'te sürdürüyor.
Çakır, şu anda yerli imkanlarla Türkiye'de kitosan polimeri ürettiklerini ifade etti. Bu polimeri kabuklu deniz ürünleri, yenilebilir mantarlar ve mikro mantarlar gibi farklı kaynaklardan elde edebildiklerini belirtti. Ticarileşmiş kitosanı karides atıklarından ürettiklerini vurguladı.
"Sanayiciler Yerli Üretimi Tercih Ediyor"
Kitosanın birçok biyoaktif özelliği olan bir malzeme olduğunu belirten Çakır, bu malzemenin antimikrobiyal, antioksidan ve kanama durdurucu gibi özelliklere sahip olduğunu söyledi. Kitosanın tarım, tekstil, ambalaj, medikal ve kozmetik gibi çeşitli sektörlerde kullanıldığını ifade etti.

Çakır, Türkiye'deki sanayicilerin yerli kitosanı tercih ettiğini, çünkü bunun ithal ürünlere göre daha kolay erişilebilir ve teknik destek sağlanabilir olduğunu belirtti. Yerli üretimin AR-GE süreçlerinde daha avantajlı olduğunu dile getirdi.
"Kitosan İçerikli Kozmetik Ürünler Geliştiriyoruz"
2018'de TÜBİTAK'tan destek alan şirketin, aynı yıl KOSGEB girişimci desteklerinden de faydalandığını aktaran Çakır, 2018'de geliştirdikleri prototipleri sektöre sunduklarını ve 2020'de iç pazarda satışlara başladıklarını açıkladı. Kitosanı ham madde olarak satan Çakır, aynı zamanda kitosan içerikli kozmetik ürünler geliştirdiklerini ve bu alanda bir medikal firmadan yatırım aldıklarını belirtti.
Çakır, Türkiye'de bu maddeyi tanıtmak için uluslararası kozmetik fuarlarına katıldıklarını, ABD, Avrupa Birliği ve İngiltere'deki firmalarla görüşmeler başlattıklarını ifade etti. Avrupa pazarında Hollanda ve Almanya ile iletişime geçtiklerini söyledi.
Kitosan pazarındaki gelişmeleri takip ettiklerini belirten Çakır, Türkiye'nin bu pazarda henüz rakamsal olarak yer almadığını ancak Asya ve birkaç Avrupa ülkesinin bu pazarda etkin olduğunu açıkladı. 2030 için 80 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğü bekleniyor, Türkiye'nin bu pazardan pay alması için çaba sarf ettiklerini söyledi.
Çakır, önümüzdeki 1-3 yıl içinde büyüme hedefleri olduğunu ve yatırım almaya devam ettiklerini, kademe kademe büyümeyi planladıklarını belirtti.
Biyoteknoloji sektörünün maliyetli bir alan olduğunu vurgulayan Çakır, ekipman ve personel ihtiyacının yüksek olduğunu ve AR-GE süreçlerinin uzun sürdüğünü ifade etti.
Çakır, girişimciliğin hem avantajları hem de zorlukları olan bir meslek olduğunu, teknik bilginin yanı sıra pazarlama ve ticaret yönünün de kuvvetli olması gerektiğini belirtti. Genç girişimcilere sağlanan desteklerin önemli olduğunu vurguladı ve bu desteklerden faydalanarak şirketini kurduğunu anlattı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!