Türk Savunma Sanayisi NATO Zirvesi'nde Gövde Gösterisi Yaptı: Üretim Kapasitesi ve Tedarik Gücüyle Fark Yaratıyor
NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen panelde, Türk savunma sanayisinin küresel tedarik zinciri gücü ve askeri kabiliyetleri dönüştürme hızı mercek altına alındı.
36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara Palas'ta düzenlenen kritik bir panel, Türk savunma sanayisinin küresel arenadaki yükselişini ve ittifaka katkılarını bir kez daha gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ve Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) ortaklığında gerçekleştirilen "Müttefikler Ankara'da" etkinliği bünyesindeki "NATO Savunma Mimarisinin Yapıtaşı Olarak Türkiye'nin Savunma Sanayisi" başlıklı oturumda, Türkiye'nin savunma ekosisteminin caydırıcılık ve birlikte çalışabilirlik hedeflerine sunduğu stratejik katkılar masaya yatırıldı.
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci: Güçlü Tedarik Zinciri En Büyük Avantajımız
Panelde önemli açıklamalarda bulunan ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, NATO'nun gelecek dönem savunma ve caydırıcılık stratejilerinin şekillendiği bu dönemde zirvenin taşıdığı kritik öneme vurgu yaptı. Türk savunma sanayisinin en büyük gücünün yalnızca ileri teknolojiden ibaret olmadığını belirten İkinci, müttefik ülkelerin pek çoğunda bulunmayan son derece yetenekli ve esnek bir tedarik zincirine sahip olduklarına dikkat çekti.
Sektör genelinde 3 bin 500'ü aşkın tedarikçiyle çalıştıklarını ifade eden İkinci, ROKETSAN özelinde ise dünya standartlarında savunma çözümleri sunmak adına 2 binden fazla şirketle işbirliği içinde olduklarını ve ürettikleri yüksek teknolojili sistemleri 50'den fazla ülkeye ihraç ettiklerini açıkladı.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol: Türkiye Dinamik Ekosistemiyle Eşsiz Bir Konumda
Ukrayna Savaşı ile birlikte küresel savunma konseptlerinin köklü bir değişim geçirdiğini belirten ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, ülkelerin savunma bütçelerini artırma taahhütlerinin tek başına yeterli olmadığını, asıl zorluğun bu finansal gücü en kısa sürede operasyonel askeri kabiliyete dönüştürmek olduğunu ifade etti.
Teknolojik mükemmeliyetin yanı sıra üretim hızı ve kapasitesinin de artık hayati bir önem kazandığını dile getiren Akyol, "Bu yeni gerçeklik açısından bakıldığında, Türkiye bu kapasiteye, dinamik ekosisteme ve son derece kapsamlı bir savunma sanayisi altyapısına sahip eşsiz ülkelerden biridir." değerlendirmesinde bulundu.
NATO İttifakına Sağlanan Teknolojik Katkılar
ASELSAN'ın NATO İttifakı'nın savunma altyapısına sunduğu katkılara da değinen Ahmet Akyol, şirketin müttefik ülkelerle gerçekleştirdiği ortak projeler ve teknoloji transferleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerlilik oranının ve üretim esnekliğinin, NATO'nun birlikte çalışabilirlik ilkelerini destekleyen en önemli unsurlardan biri olduğu panelde ortak görüş olarak öne çıktı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!