Türk Savunma Sanayisinde Küresel Devrim: 185 Ülkeye İhracat ve 100 Milyar Dolarlık Dev Proje Hacmi
Türkiye, yerli ve milli savunma sanayisindeki atılımlarıyla küresel askeri dengeleri değiştiriyor. 185 ülkeye ihraç edilen yerli teknolojilerin başarısı analiz edildi.
ASLIHAN ALTAY KARATAŞ ANKARA - Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği savunma sanayisi ürünleri, modern harp sahasındaki stratejileri ve küresel jeopolitik dengeleri kökten değiştiren en önemli unsurlardan biri haline geldi. İletişim Başkanlığı tarafından yayımlanan "Ayın Tarihi" dergisinin son sayısındaki özel dosya, Türk savunma sanayisinin bu dikkat çekici yükselişine ayrıldı. "Türkiye Yüzyılı’nda Türk Savunma Sanayisinin Küresel Algısı" başlığını taşıyan analizde; yerli üretim politikalarıyla elde edilen ihracat başarıları, genişleyen sektörel ekosistem ve Türkiye'nin küresel askeri endekslerdeki yükselişi verilerle gözler önüne serildi. Uluslararası raporlara göre dünyanın en büyük 9. askeri gücü ve NATO’nun en büyük 2. kara ordusuna sahip olan Türkiye’nin; İHA/SİHA teknolojileri, havacılık vizyonu ve deniz sistemlerindeki liderliği tarihi bir başarı hikayesi olarak kayıtlara geçti.
Yerli ve Milli Üretim Politikasıyla 185 Ülkeye İhracat Kapısı Açıldı
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dergideki kaleme aldığı başyazıda Türk savunma sanayisinin son çeyrek asırda Cumhurbaşkanlığı liderliğinde sadece askeri bir modernizasyon gerçekleştirmekle kalmadığını; teknoloji, ekonomi ve uluslararası ilişkiler boyutunu da kapsayan topyekun bir yapısal dönüşüme imza attığını belirtti. Bu büyük başarının arkasındaki temel gücün yerli ve milli üretim kararlılığı olduğunu vurgulayan Duran, Türk savunma sanayisi ürünlerinin bugün 185 ülkeye ihraç edildiğini ve dünya genelinde 230 farklı ürün tipinin aktif olarak kullanıldığını açıar açıkladı. Duran, sektörün gerçekleştirdiği toplam ihracatın yüzde 57'sinin (yaklaşık 6,24 milyar dolar) NATO müttefiki ülkelere yapılmasının, Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik ve endüstriyel ortaklık rolünü ne denli güçlendirdiğini kanıtladığını ifade etti.
Dışa Bağımlılıktan Küresel Teknoloji Öncülüğüne
Analizde, geçmiş yıllarda savunma ihtiyaçlarının çok büyük bir bölümünü ithalat yoluyla karşılamak zorunda kalan Türkiye'nin, 2000'li yıllardan itibaren uygulamaya koyduğu kararlı politikalarla artık kendi kritik teknolojilerini, askeri platformlarını ve yazılımlarını üreten tam bağımsız bir aktör haline geldiği vurgulandı. Yerli ekosistemin büyümesiyle birlikte, savunma sanayisindeki dışa bağımlılık asgari düzeye indirilirken, küresel pazarda oyun kurucu bir pozisyona ulaşıldı. Bu dönüşüm, Türkiye'nin diplomatik masadaki elini de güçlendiren en önemli stratejik kozlardan biri haline geldi.
Cumhuriyet Tarihinin Rekor Büyümesi: 100 Milyar Dolarlık Proje Hacmi
Savunma ve havacılık sektöründeki büyüme rakamları, bu stratejik dönüşümün boyutlarını çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. 2002 yılında yalnızca 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatı, 2026 Temmuz ayı itibarıyla yıllık bazda tam 45 kat artarak 11,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Benzer şekilde, 2002'de sektörde faaliyet gösteren firma sayısı sadece 56 iken, bu sayı 2026 yılında yaklaşık 4.500'e yükseldi. Aynı dönemde yürütülen savunma projesi sayısı 62'den 1.400'ün üzerine çıkarken, projelerin toplam bütçe hacmi ise 5,5 milyar dolardan 100 milyar doların üzerindeki devasa bir büyüklüğe ulaştı.
Kaynak: Milliyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!