Kısaca
- Türk Telekom, COP31 zirvesinde Master Partner ve Küresel Dijital Dönüşüm destekçisi olarak etkinliğin tüm iletişim altyapısını ve dijital omurgasını kuruyor.
- Türk Telekom, COP31 zirvesinde en üst düzey sponsorluk kategorisi olan "Master Partner" unvanıyla yer alırken, aynı zamanda "Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji" destekçisi olarak görev üstleniyor.
- Şirket, enerji verimliliğini destekleyen yeni nesil teknolojileri, uçtan uca çözümleri ve sahip olduğu güçlü fiber ile mobil ağıyla zirvenin dijital omurgasını oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürüyor.
Türk Telekom, COP31 zirvesinde en üst düzey sponsorluk kategorisi olan "Master Partner" unvanıyla yer alırken, aynı zamanda "Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji" destekçisi olarak görev üstleniyor. Şirket, enerji verimliliğini destekleyen yeni nesil teknolojileri, uçtan uca çözümleri ve sahip olduğu güçlü fiber ile mobil ağıyla zirvenin dijital omurgasını oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürüyor.
Türk Telekom COP31 zirvesinde hangi sistemleri kuracak?
Türk Telekom, zirve alanı içerisinde veri merkezi, network operasyon merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezlerini kapsayan bütüncül bir sistem inşa ediyor. Etkinliğin dijital dünyasını şekillendiren şirket, 5G teknolojisi dahil olmak üzere yüksek kapasite ve tam kapsama sağlayacak çözümlerle zirveyi fiber hızıyla dünyaya bağlamayı hedefliyor.
Ebubekir Şahin teknoloji yatırımları hakkında ne dedi?
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, zirveye yönelik hazırlıklar ve şirketin rolü hakkında değerlendirmelerde bulundu. Şahin, “COP31’de de bu teknoloji ve yatırım gücümüzü sahaya taşıyarak zirvenin ihtiyaç duyduğu iletişim altyapısını uçtan uca güçlü bir şekilde sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
Türk Telekom, COP31 kapsamında üstlendiği Master Partnerlik göreviyle zirvenin iletişim altyapısını uçtan uca yönetiyor. Şirket, veri merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezleri gibi kritik sistemlerin kurulumunu gerçekleştirerek, 5G ve fiber altyapı teknolojileriyle küresel ölçekte kesintisiz bir dijital deneyim sunmayı amaçlıyor.
Uluslararası iklim zirveleri, yüksek katılımcı sayısı ve yoğun veri trafiği nedeniyle gelişmiş bir dijital altyapıya ihtiyaç duymaktadır. Bu süreçte teknoloji sağlayıcıları, etkinliğin dijital sürekliliğini sağlamak adına siber güvenlikten yüksek hızlı internet erişimine kadar geniş bir yelpazede teknik destek sunarak zirvenin operasyonel başarısına katkıda bulunmaktadır.
Çıkarılacak sonuç
Türk Telekom’un COP31 gibi küresel bir organizasyonda "Master Partner" olarak yer alması, şirketin uluslararası çapta teknoloji ve altyapı kapasitesini kanıtladığını göstermektedir. Özellikle enerji verimliliği odaklı yeni nesil teknolojilerin tercih edilmesi, dijital dönüşüm süreçlerinde sürdürülebilirlik kriterlerinin ön plana çıktığını ortaya koymaktadır.
Kurulan bütüncül sistemler, büyük ölçekli uluslararası etkinliklerde siber güvenlik ve veri yönetimi konularının ne denli kritik olduğunu gözler önüne sermektedir. Türk Telekom'un bu alandaki operasyonel gücü, zirvenin dijital altyapısının güvenli ve kesintisiz bir şekilde işlemesi adına temel bir dayanak oluşturmaktadır.
Muhtemel etkiler
Türk Telekom'un zirvede sergileyeceği 5G ve fiber tabanlı çözümler, şirketin teknolojik yetkinliklerinin küresel ölçekte görünürlüğünü artırabilir. Başarılı bir dijital altyapı yönetimi, şirketin gelecekteki benzer uluslararası projelerde tercih edilme ihtimalini güçlendirebilir ve teknoloji ihracatı potansiyeline katkı sağlayabilir.
Zirve katılımcıları ve dünya genelindeki izleyiciler, sunulan yüksek kapasiteli iletişim çözümleri sayesinde etkinlik içeriklerine daha hızlı ve güvenli erişim sağlayabilir. Bu durum, dijital dönüşümün iklim zirvesi gibi kritik platformlardaki etkinliğini ve önemini daha geniş kitlelere gösterebilir.
Kaynak: Milliyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!